Tütün, tütün mamulleri, tuz ve alkol işletmeleri genel müdürlüğünün yeniden yapılandırılması hk. (s.s.1113)
Denizli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 79. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Mart 2006 · 1.928 kelime · yaklaşık 10 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Gazalcı (CHP), 23 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜTÜN, TÜTÜN MAMULLERİ, TUZ VE ALKOL İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN YENİDEN YAPILANDIRILMASI HK. (S.S.1113)); konuşma 1.928 kelime.
Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Tütün, tütün mamulleri, tuz ve alkol işletmeleri genel müdürlüğünün yeniden yapılandırılması hk. (s.s.1113)”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2006-03-23-tutun-tutun-mamulleri-tuz-ve-alkol-isletmeleri-genel-mudurlugunun-ye (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Sayın Başkan, sevgili milletvekili arkadaşlarım; tütünle ilgili, Tekelle ilgili bir konuşma olacak, Cumhuriyet Halk Partisi, Grup adına konuşma yapmayacak; olmaz. Biz geçen hafta vermiştik.
Tümünüzü saygıyla selamlıyorum.
Bu, 1113 sıra sayılı Tütün Yasasında yapılacak bir değişiklikle ilgili, Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu ve arkadaşlarının verdiği yasa önerisi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım; tümünüzü saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, yasanın içeriğine katılmamakla birlikte, arkadaşların iyi niyetle bu yasa önerisini verdiğini kabul ediyorum; çünkü, Sayın Mahmut Göksu Adıyaman Milletvekili, köylere gidecek, gidiyor, bir halk çocuğu olarak oradaki tütün üreticilerinin durumunu görüyor, Ankara'ya geliyor, oradaki havayla, buradaki hava değişik; ne yapalım da bu üreticilere bir ölçüde bir nefes verelim, öyleyse bir yasa önerisiyle geçici bir önlem, tam önlem de değil… Bakın, yasa önerisinin özeti şu: Tekel, 2006 yılında üretilecek tütünleri 2005 yılı fiyatıyla sözleşme yapmasını öngörüyor. Bir de, şimdi, önerge var galiba, 2007 yılını da ekliyor. İyi niyeti kabul ediyorum; ama, dünyanın neresinde var: İki yıl önceki fiyatla üreticinin elindeki tütünü almak için lütfen sözleşme yapılacak.
Ben, şimdi Sayın Bakana soruyorum: Bu yasaya gerek duymadan Tekel sözleşme yapamaz mı; yapar; ama, birilerine mesaj veriliyor, ileti gönderiliyor. Hani, IMF'nin kıskacında bir Türkiye, küresel bir kuşatma altında bir Türkiye, Türk tütüncülüğü ölmek üzere, hatta hançerlenmiş sırtından; Tekel, eli, kolu, kanadı kırılmış, işçi sayısı düşmüş, pazar payı düşmüş, özelleştirmede kurbanlık koyun gibi bekliyor. Ee, ne yapalım; üretici de haklı olarak orada bağırıyor milletvekili gittiği zaman "biz ne olacağız, nasıl karnımızı doyuracağız?!."
Ee, günaydın!.. Yani, biz, tütün üreticilerinin perişan olduğunu, göçe zorlandığını, aç kalacağını, bu politikaların, yanlış politikalarının Türk tütüncülüğünü öldüreceğini, Türkiye pazarını yabancılara tümüyle vereceğini, Tekelin yok olacağını söyledik, söylüyoruz. Bize, burada, olmayan masallar anlatıldı; işte, eskiden tütün yakılıyordu da… Biz efendim doğru politikalar koyuyoruz da…
Değerli arkadaşlar, dünyanın hiçbir yerinde üreticisi desteksiz bir ülke olmaz, pazarını yabancılara peşkeş çekmez, "buyur" demez; ama, biz, elbirliğiyle otuz yıllık yanlış politikalarla Türk tütüncülüğünü öldürdük, ülke pazarını yavaş, yavaş, yavaş teslim ediyoruz, bu gidişle daha da teslim edeceğiz, Tekel de yok olacak.
Bakın, daha işin başında söylüyorum: Bu bir, devlet tekeli mi olsun, özel girişim mi iş yapsın meselesi değil; yani, basit bir sağ-sol çatışması değil; bu bir, yurtseverlik konusu, kendi toprağına, ülkenin üreticisine sahip çıkıyor musun, Türkiye'ye sahip çıkıyor musun; sorun bu.
Biz şuna karşı değiliz: Türkiye'de özel kesim tütün işlesin, sigara yapsın; ama, siz, özel kesimin de elini kolunu bağlayan bir politika izliyorsunuz. Siz, Türkiye'deki tütün kooperatiflerinin, tütün üreticilerinin, hatta, özel kesimin haklarını koruyan bir politika değil, tam tersine, dünyada sayıları belli, bir elin parmaklarını geçmeyen tütün tekellerini Türkiye'ye getiriyorsunuz Türk tütüncülüğünü ve sigara sanayiini öldürmek pahasına; yani, biz öldürdük, şimdi dua okuyoruz.
Değerli arkadaşlar, bakın, şu anda Türkiye'de tütün alımları yapılıyor, aynı zamanda tütün mitingleri yapılıyor. Bakın, şu gün, Sayın Bakanım, tütünün merkezi olan Manisa-Kırkağaç'ta tütüncüler miting yapıyor, belki de şu saatte yapıyorlar; saat 13.00'te başladılar.
Bakın, onları, yani, Kırkağaç'taki tütün mitingini düzenleyicilerini size bir okumak istiyorum: Böyle, siyasî partiler değil… Tabiî, siyasî partiler de olur, biz de oluruz, Meclis olmasaydı orada olurduk arkadaşlarımla birlikte. 1066 sayılı Kırkağaç Merkez ve Çevre Köyleri Tütün Satış Kooperatifinin düzenlediği mitinge Tek Gıda-İş Sendikası, yani, Tekeldeki işçileri örgütleyen sendika, Ziraat Mühendisleri Odasının İzmir, Manisa şubeleri, Tütün Üreticileri Sendikası (Tütün-Sen), Kırkağaç Ziraat Odası, tütün satış kooperatiflerinin bütün o bölgedeki insanları Kırkağaç'ta toplanmışlar haykırıyorlar, bağırıyorlar -bana da faks çektiler- diyorlar ki: "Tekel bizleri desteklemekten vazgeçtikten sonra, bizler uluslararası dev sigara tekelleriyle karşı karşıya bırakıldık; çünkü, sözleşmeli tütün üreticiliğine geçildi Tütün Yasasının gereği. Bu dev sigara tekellerinin aracısı olan alıcı firmalar, köylere gelerek tek taraflı sözleşmeler yapıyor, içinde ne yazdığını biz bilmiyoruz. Bize bu sözleşmeler dayatılıyor. Bunları imzalamazsak tütün üretemiyoruz -bakın, devlet aradan çekiliyor, desteklemekten vazgeçti çünkü- fiyatların belirlenmesinde pazarlık yapabilme şansımız yok -bunu biz söylemiyoruz, o üreticilerin örgütleri, birlikleri söylüyor- maliyetine ve maliyetinin altında tütün üretmek zorunda bırakıldık. Çoğumuz tütün üretmekten vazgeçti. 2000 yılında 583 000 olan tütün üreticisi sayısı 2004 yılında 285 000'e düştü." Yarı yarıya düşmüş dört yılın içinde. Şimdi, daha da düştü bu sayı değerli arkadaşlar.
Bakın, 583 000 kişi, aile bununla uğraşırken -çoluğuyla çocuğuyla 3,5-4 milyon insan eder bu- şimdi, bu, yarıya düşmüş. Nasıl düşmüş; işte, yalnız bırakıldığı için, dev sigara tekelleriyle, yabancı tekeller ve onların temsilcileriyle karşı karşıya bırakıldığı için. "Şimdi, artık, haykırıyoruz, haklarımızı ne olursa olsun isteyeceğiz" diyorlar. Yani, bugünkü sıcağı sıcağına bir mitingden tabandaki insanın haykırışıdır bu değerli arkadaşlar.
Yetmedi; bu, yalnız Ege'de değil, biliyorsunuz, Karadeniz'de de tütün üretimi var. Grup Başkanvekilimiz Haluk Koç beni üç kez aradı bu Tütün Yasasında yapılacak bir değişiklikle ilgili. Sayın Sezai Önder'le birlikte -Samsun Milletvekilimiz- Haluk Koç günlerdir orada. Tabiî, tütün üreticisi köylere, yerlere de uğruyor; Bafra'ya, Alaçam'a, Yakakent'e… Örencik Köyü'nde yine bir miting yapıyorlar. Bakın, yapanlar kim; bakın, Bafra tütün ekicisi köy muhtarları açıklama yapıyorlar, Bafra Ziraat Odası Başkanlığı açıklama yapıyor. Belki de bunların bir kısmı geçmişte AKP'ye oy verdi.
Değerli arkadaşlar, bunlar birer sinyal, bunlar birer uyarı, bunlar birer sarı kart, bakın, sizlere… Onlar da haykırıyorlar: "Bıçak kemiğe dayandı, biz tütünümüzü satamıyoruz, devlet ortada yok..."
FAHRİ KESKİN (Eskişehir)Oy hesabı yok bizde.
MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Tütün başfiyatı, A Grad başfiyatı 5 760 000 liradan açıklanmış; ama, benim Denizli'nin Acıpayam'ında, Dedebağı'nda, Alaattin'de, ben soruyorum, 3-3,5 milyon liraya tütün satılıyor ve sözleşme yapılıyor, elinde sanki terazi var değerli arkadaşlar, yüzde 10 bir yanılma payı veriyor -İster Tekel olsun, ister tütün tüccarları, firmaları- bu yüzde 10'un üstünde tütünün varsa, bir sorun, şu anda sorun, bakın, şu anda sorun…
Peki, arkadaşlar, tütün üretimi, küçük aile tarımıdır; bakın, taşlı kıraç topraklarda olur ve yerine seçenek bir ürün de veremezsiniz, orada koyamazsınız. Ben çocukluğumda tütüncülük yaptım ailemle birlikte, benim ilçemin yüzde 90'ı tütünle uğraşır. Şimdi, tabiî, onların da büyük bir kısmı tütün işinden vazgeçtiler; çünkü, yeterince destek görülmedi, kösteklendi, tam tersine, horlandı. Otuz yıldır bu oyun oynanıyor; ben, tümü AKP döneminde uygulanıyor demiyorum; bakın, otuz yıldır uygulanıyor.
Sayın Bakan burada; biliyor musunuz, bu tütün ve tekel politikaları; yani, tütün tekelleriyle olan mücadeleler, sonucunda, bakanların başını yemiştir. 1980 sonunda Recai Baturalp Bakan, Gümrük ve Tekel Bakanı, bu Türk tütüncülüğü yüzünden ayrılmak zorunda kalmıştır bakanlıktan. Yine, anımsayın, Özal zamanında, Sayın Yüksel Yalova, bir çırpıda Tütün Yasasının tütün üreticilerinin aleyhine getirilmesinden dolayı bakanlıktan ayrılmaya zorlanmıştır. Yani, onlar direnmişlerdir bu ülkenin tütün üreticileri için. Bir Mahmut Türkmenoğlu'nu burada rahmetle anıyorum. Değerli arkadaşlar, bakın, halk çocuğuydu ve tütün üreticisine sahip çıkıyordu, Tekele sahip çıkıyordu. Şimdi bir de Sayın Bakan acaba tütüncülük ve Tekel tarihine nasıl geçecek? "Babalar gibi satacağım" diyecek kendisi.
NURİ ÇİLİNGİR (Manisa)Yok edici… Yok edici…
MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Ben sık sık kendisine sorular soruyorum; diyorum ki: "Sayın Bakan…" Yüzünü görsem keşke…
GÖKHAN DURGUN (Hatay)Sayın Bakan…
MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Neyse… Neyse… Ben halkıma, ben Meclise sesleniyorum.
K. KEMAL ANADOL (İzmir)O, Bakan değil, bakmayan…
MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Evet, bu işe bakmıyor.
Soruyorum: "Ülkemizin sigara pazarını bütünüyle yabancılara kaptırmamak için hükümet olarak ne gibi önlemler almayı düşünüyorsunuz" demişim ben. Ne zaman; 2 Mart 2005'te. 2003'ten beri soruyorum kendisine de… Sayın Kemal Unakıtan'ın verdiği yanıt: "Memleketimiz mevzuatına uygun olarak faaliyette bulunan tüm kuruluşlar, yerli ya da yabancı sermaye ayırımı yapılmaksızın, kanun önünde eşit imkân, hak ve sorumluluklara tabidir." Tabiî ki böyledir; yani, biz, hukuk olmasın, uluslararası sözleşmelere göre yabancılar burada iş yapmasın gibi bir öneride bulunmuyoruz; ama, siz ne yapıyorsunuz; siz kurt ile kuzuyu eşit yarıştırıyorsunuz. Sayın Bakan, bakın, yanlış olan bu. 2005 yaz ayında, ÖTV Vergisini, Marlborodan da aynı alıyorsunuz, Samsundan ve Maltepeden de aynı alıyorsunuz.
Değerli arkadaşlar, yani, eskiden Türk tütünlerinin harmanlama oranına göre vergi alınırken ve yabancı firmalar, istese de istemese de, bir ölçüde Türk tütünlerini almak çıkarlarına uygun olduğu için daha fazla Türk tütünü alırken, siz, darbe üstüne bir darbe daha vurdunuz. Dediniz ki, ondan da 1 200 000 lira ÖTV alıyorum, bundan da 1 200 000 lira ÖTV alıyorum. İşte, bu, Türk tütüncülüğünü öldürüyor. Şimdi de, bir yasa önerisi getiriyoruz; diyoruz ki, 2006'da ve 2007'de -buraya 2007'yi de ekliyorlar- 2005 fiyatlarından almak üzere bir sözleşme yapalım. Sanki, tütün üreticisine de iyilik mesajı gidiyormuş gibi bir izlenim yaratılıyor burada.
Değerli arkadaşlar, yapmayalım. Bir büyük yanlışın içerisindeyiz. Bakın, Meclise geldiğimiz zaman, ilk verdiğimiz önergelerden birisi bu tütün araştırma önergesi oldu, gelin bu işi birlikte araştıralım diye; çünkü, siz, 2002 seçimlerine giderken ne dediniz: "Tütün kotasını kaldıracağız, Tütün Yasasını değiştireceğiz." Halk da size oy verdi; yani, halkın oy verme nedenlerinden birisi de budur. Bakın, araştırma önergelerinden altı tanesini Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri vermiş, bir tanesini de sigara kaçakçılığı konusunda, AKP Bitlis Milletvekili arkadaşım, kendi milletvekili arkadaşlarıyla birlikte vermiş. Burada, yedi tane araştırma önergesi var. Burada birsürü şeyler konuşuyoruz, içi dolu, boş; tabiî, saygıyla karşılıyorum. Peki, tütün üreticilerinin sorunu hiç araştırılmaya değer değil mi? 2003 yılından bu yana bir tanesi bile mi… Hadi bizimkinden vazgeçtik, kendi arkadaşınızın önerisini, şuraya bir getirseniz de, şu tütün konusunu, oldubittiye getirmesek, Tekel konusunu oldubittiye getirmesek, sigara sanayii konusunu oldubittiye getirmesek, enine boyuna araştırsak komisyonlar kurup da, değerli arkadaşlar, tütün bölgelerine giderek. Bakın, altı tanesini biz vermişiz, bir tanesini sizin arkadaşlarınız vermiş; ama, yapılmamış. En sonunda, bizim, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, baktık, Meclisin böyle bir araştırma komisyonu kuracağı yok. 2005 yılında kendi aramızda bir komisyon kurduk değerli arkadaşlar, birçok konuda bu işi yapmaya başladık. Bu, aslında, Meclisin halkın sorunlarıyla doğrudan ilgilenmediğinin de bir işaretidir. Yani, burada araştırma önergelerimiz kabul edilmeyince, biz, kendi başımıza araştırmaya başladık. Başka çıkar yolu var mı, siz biliyor musunuz?.. Ve narenciyede bunu yaptık, üzüm ve şarapçılık komisyonunda yaptık…
İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu)Fındık…
MUSTAFA GAZALCI (Devamla)…fındıkta yaptık…
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Zeytin…
MUSTAFA GAZALCI (Devamla)…zeytinde yaptık ve birçok şeylerde yaptık, tütünde de yaptık, ben de, bu komisyona gönüllü katıldım.
Değerli arkadaşlar, bakın, tütün yörelerine gittik; Manisa'ya, Denizli'ye, Malatya'ya… Sigara fabrikalarına gittik değerli arkadaşlar. Bir de rapor hazırladık, sunduk.
Şimdi, değerli arkadaşlar, belki son perde oynanmadı. Bakın, yani, hâlâ yüzde 40'ta. 2000 yılında yüzde 70'ti Sayın Bakanım -yabancı tekeller bu kadar egemen değildi Türkiye'ye- Tekel yüzde 70 pazar payına sahipti; şimdi, yüzde 40'ın altına düştü bu.
Geçende burada aramızda bir şey konuştuk, bir arkadaşım da alındı hatta, ben "bu bir cinayettir, bu bir ihanettir" dedim. Adana ve Malatya Sigara Fabrikaları, katıksız Türk tütününden sigara yapan en büyük fabrikalarımız bizim. İki büyük fabrika; birinde 600 işçi çalışıyor, Malatya'dakinde; Adana'dakinde de 700 işçi. İki aydır, işçiler orada direnişteydi. Biz yine bir komisyon kurduk, gittik oralara.
Değerli arkadaşlar, bakın, geceler boyu orada direniyorlardı Tekel işçileri ve çoğu da size de oy vermiş insanlardı, teke tek oradaki insanlarla konuştuk, o Tekel işçileriyle…
ALİM TUNÇ (Uşak)Yine bize verecekler.
MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Ben, bunu birkaç kere söyledim, bir kere daha söylüyorum, bakın.
Ve hele hele Adana fabrikası; yüzde 70'i, makinelerin, yeni, günde 4 trilyonluk değer üretiyor, yüz yılı aşkın bir geçmişi var, cumhuriyette yenilenmiş, yani, her gün para basıyor, para basıyor! Özelleştirme İdaresinden bir karar gelmiş, bu sigara fabrikalarının kapanması…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MUSTAFA GAZALCI (Devamla)İşin içinde Bitlis de var da, Bitlis'te başka baca olmadığı için, adamlar demişler "dağa mı çıkalım burayı da kapatırsanız." "Hadi, siz durun, siz önemli değilsiniz" denmiş, bu iki büyük fabrikayı, belki de arsasından dolayı, belki de başka nedenlerden dolayı… Biz, gittik adamlar… Tabiî, biraz, tütün üreticileri örgütsüz, siz, bakmayın burada, Kırkağaç'ta, işte, Samsun'da direndiklerine. Türkiye çapında köylü, üretici yeterince örgütlü değil maalesef. Çünkü, biz, onların çanına ot tıkadık, o köy-koop'ların, ne varsa, 12 Eylülden sonra yargıladık, elindeki avucundakileri de aldık. Köylüye önderlik edenlerin de, başta Nedim Tarhan olmak üzere, hepsine acılar çektirdik. Neyse, o ayrı bir konu; ama, örgütsüz, sesi duyulmuyor, onu demek istiyorum. Fakat, Tekel işçileri biraz örgütlü. Şimdi, bunlar direndiler "Tekel vatandır. Vatan satılmaz" diye. Arkadaşlar, bakın, abartısız söylüyorum, Adana'da belki 2 000-3 000 kişi aynı anda, o sarı Tekel bayrakları ellerinde…
BAŞKANToparlayın lütfen.
MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Başkanım, benim kişisel konuşma hakkım da...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
48 konuşma daha · 23 Mart 2006