Bilge kişi nasreddin hoca hakkında
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 130. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Temmuz 2010 · 525 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Kabakcı (AK Parti), 7 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİLGE KİŞİ NASREDDİN HOCA HAKKINDA); konuşma 525 kelime.
Mustafa Kabakcı (AK Parti, Konya). “Bilge kişi nasreddin hoca hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kabakci-23-2010-07-07-bilge-kisi-nasreddin-hoca-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MUSTAFA KABAKCI (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 51’inci Uluslararası Nasreddin Hoca Festivali, Konya’nın meyve merkezi, Akşehir kirazının yetiştirildiği, medreseleri, alimleri ve ünlü ve önemli bir merkezde Akşehir’de kutlanmaktadır. Ben de bu vesileyle gündem dışı konuşma almış bulunmaktayım. Genel Kurulunuzu saygıyla selamlıyorum.
Bilgeliğin, hikmetin, nüktenin, sevginin, hoşgörünün büyük ustası Nasreddin Hoca’mızın değerli torunları diye sözlerime başlamak isterim.
Nasreddin Hoca’mız sekiz yüz iki yıl önce, Moğol ve Haçlı saldırılarıyla karanlığa bürünen bu güzel Anadolu topraklarında bir tebessüm güneşi olarak doğdu. Hayatı boyunca ve ondan sonra da günümüze kadar sadece Anadolu’daki karanlığı aydınlatmakla kalmadı, gerek kendisine ait gerekse onun mizah dünyasının özelliklerine uygun olarak, ona bağlı anlatılan nükteleriyle evrensel bir şahsiyete bürünerek bütün bir dünyayı aydınlattı, gönülleri ve ülkeleri bilgeliğe mayaladı. Asıl maya ise Anadolu’da çalındı. Buradaki mayalanmada Yunus Emre’nin sevgisi, Battal Gazi’nin yiğitliği kadar Nasreddin Hoca’nın nükte mayası vardır. Yani mayayı göle değil gönüllerimize çaldı, Anadolu bu mayalanmayla ayağa kalktı.
Selçuklu Devleti’nin dağılmasından sonra küçücük Kayı Boyu’ndan bir cihan devleti çıktı. Bu devlet altı asır, üç kıtada adaletin, bilginin, sevginin tohumlarını ekebilmişse, bütün bunlarda Nasreddin Hoca’nın gülen ve güldüren yüzü, ışıltılı bakışı ve hikmetli sözleri vardır. Güldürürken düşündüren, düşündürürken öğreten latifeleriyle sembolleşen Nasreddin Hoca kültürümüzün en önemli değerlerindendir.
Nasreddin Hoca, esasen, Anadolu insanının zekâ inceliğini, nükte yeteneğini, insan sevgisini de yansıtmaktadır. Bilge kişiliği ve insanın kendisini sorgulamasını sağlayan ince mesajlarıyla ülke sınırlarını aşarak farklı coğrafyalara da ulaşan Nasreddin Hoca, insanlarla arasında güçlü bağlar kurmuştur.
Nasreddin Hoca’yı unutulmaz yapan yalnız Anadolu insanı değildir. Azerbaycan’dan Yugoslavya’ya, Kazakistan’dan Çin’e, Uygurlardan, Uyguristan’dan, Doğu Türkistan’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne, Japonya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada uluslararası üne kavuşan evrensel bir kişiliği vardır Nasreddin Hoca’mızın.
Nasreddin Hoca aynı zamanda bir tasavvuf insanı olarak çağın diğer önderleri, Mevlânâ Celâleddin Rûmî, Hacı Bektaşı Veli, Yunus Emre, Şeyh Edebali’yle çağdaştır. İşte böyle bir kargaşalık devrinde bu isimler ne yaptılarsa, nasıl bir misyon üstlendilerse Nasreddin Hoca da onu yapmış, aynı misyonu üstlenmiştir. Nasreddin Hoca hakkında mevcut kaynakları incelediğimizde her birinde onun farklı bir yönünün ortaya konulduğunu görürüz çünkü Hoca, halkımızın sosyal ve kültürel zenginliğinin bir ifadesidir. Bazen komik bir insandır Nasreddin Hoca bazen bir öğretmendir, kimi zaman bir Anadolu bilgesidir. Bu özelliklerini birleştirdiğinizde ise Anadolu’nun kültürüne sekiz yüz yıllık kalıcı bir imza atmış olan Hoca Nasreddin çıkar karşımıza.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçtiğimiz hafta ülkemizin birçok yerinde Nasreddin Hoca’yı anma şenlikleri düzenlendi. Bu şenliklere dünyanın dört bir yanından gelen insanları gördük. Yurt dışından gördüğü büyük ilginin sebebi, Nasreddin Hoca’nın etkili gücü ve çok yönlü kişiliğiyle geniş kitleleri yakalayabilmesidir. Birçok yerde şenliklerin düzenlenmesi, Nasreddin Hoca’nın mirasına nasıl sahip çıkıldığının gösterilmesi açısından memnuniyet vericidir.
Kültürümüzün ayrılmaz parçası olan böyle önemli şahsiyetlerin yaşatılması ve yeni nesillere tanıtılması bakımından bu tür faaliyetleri çok anlamlı bulduğumuzu da belirtmek istiyorum. Bizlere düşen görev, kültürel değerlerimizin en önemlilerinden olan Nasreddin Hoca’yı bir eğitim konusu ve hazinesi olarak ele almak, her derecedeki okullarımızda onu işlemektir. Karikatüre çok uygun çizgileriyle Hoca’mız, millî karikatürümüzün esin kaynağı olmalıdır. Hoca hakkında yeni araştırmalar yapmalı, onun gün yüzüne çıkmamış fikirlerini tüm dünyaya ve gelecek nesillere taşımalıyız. Bunun için üniversitelerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, eğitimcilerimize, milletimize düşen görevleri eksiksiz yerine getirmeliyiz diye düşünüyorum.
Bu vesileyle, hafta sonunda yapılan Nasreddin Hoca şenliklerine katılan Meclis Başkanımıza, değerli milletvekillerimize…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
64 konuşma daha · 7 Temmuz 2010