İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 117. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı

Mustafa Kalaycı

Konya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 117. Birleşim · 3. yasama yılı · 6 Haziran 2013 · 943 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Kalaycı (MHP), 6 Haziran 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI); konuşma 943 kelime.

Mustafa Kalaycı (MHP, Konya). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 6 Haziran 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kalayci-24-2013-06-06-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=25666

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KALAYCI (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 453 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 2’nci maddesine bağlı ek 153’üncü maddeye ilişkin Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere huzurlarınızda bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Bu tasarı ile kurulması öngörülen vakıf üniversitelerinden biri de Konya gıda ve tarım üniversitesidir. Konya gıda ve tarım üniversitesi, Konya Şeker Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından kurulan Bilimsel Araştırma, Teknoloji, Eğitim ve Kültür Vakfına ait bulunmaktadır. Böylelikle Konya’nın yeni bir üniversiteye kavuşmasını sağlayan, başta PANKOBİRLİK Genel Başkanı olmak üzere, PANKOBİRLİK ve Konya Şeker Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile Bilimsel Araştırma, Teknoloji, Eğitim ve Kültür Vakfı yönetimine, YÖK ve Millî Eğitim Bakanlığına, Sayın Bakana ve Hükûmete, siz değerli milletvekillerine ve tüm emeği geçenlere Konyalı hemşerilerim adına teşekkürlerimi arz ediyorum.

“Tahıl ambarı” diye anılan Konya, tarımsal üretimiyle tarımın başkenti konumundadır. Konya bölgesi için gıda, tarım ve hayvancılık sektörü ciddi bir istihdam imkânı ve çok önemli bir ekonomi kaynağıdır. Dolayısıyla, bilimsel araştırma anlayışı ve kurumlarının geliştirilmesiyle, tarım sektörünün modernleşmesi ve verimli hâle gelmesi için çalışmak, hizmet etmek ve katkıda bulunmak amacıyla kurulan Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi, gerek bölgenin gelişmesine gerekse ülke ekonomisine çok önemli katkılar sunacaktır. Konya Gıda ve Tarım Üniversitesinin Konya’mıza hayırlı olmasını diliyorum.

Konya’nın tarihine bakarsak bir ilim ve irfan yuvası, bir üniversiteler şehri olduğunu görürüz. Osmanlı’nın en kötü zamanlarında bile Konya, 500’den fazla medrese ile eğitime devam etmiş bir şehirdir. Bu bağlamda, üniversite kurma ve yeni bölümler açma çalışmaları Konya’nın tarihî misyonuyla da örtüşmektedir. Bu çerçevede Konya’da üniversitelerin ve üniversite bölümlerinin sayısı daha da artırılmalıdır. Bugün itibarıyla, Konya’da ve ilçelerinde yeni üniversiteler ile yeni fakülte ve yüksekokulların kurulmasını karşılayacak gerekli altyapı bulunmaktadır. Bu itibarla, Ereğli ilçemize İvriz üniversitesi ve Akşehir ilçemize Nasrettin Hoca üniversitesi kurulması isabetli ve yerinde bir karar olacak ve de çok yakışacaktır. Yine, Beyşehir, Seydişehir, Çumra ilçelerimiz de üniversite kurulması için gerekli potansiyele fazlasıyla sahiptir.

Ayrıca, güneş ve rüzgâr enerjisi açısından yüksek potansiyeli ve yakın tarihte belirlenen kömür rezervi ile bir enerji üssü olma yolunda ilerleyen Karapınar ilçemize bugünden elektrik fakültesi açılmalı. Yine, Ilgın, Kulu, Cihanbeyli, Kadınhanı ve Bozkır ilçelerimize fakülteler kurulmalıdır. Yunak, Emirgazi, Altınekin, Çeltik, Tuzlukçu, Derbent, Yalıhüyük, Ahırlı ve Halkapınar ilçelerimiz de bir an önce yüksekokula kavuşturulmalıdır.

Üniversitelerin teknolojik yenilikler yaratması, bilgi üretmesi ve bu bilgi ve deneyimlerini çevresine yayması, topluma hizmet uygulamaları sunması gibi geleneksel işlevleri bulunmaktadır. Bu geleneksel işlevlerin yanı sıra, üniversiteler, bulundukları şehir ve bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasına doğrudan katkı sağlamaktadır. Bu manada, teknik üniversiteler, sanayinin ihtiyaç duyduğu yeni teknolojileri üretme, üretilen teknolojiyi geliştirme ya da teknolojik yenilikleri gerçekleştirebilmek için gerekli teknik elemanların yetiştirildiği alanlardır.

Konya yıllardır teknik üniversite istemektedir. Konya’ya teknik üniversite kurulmasına, geçen yasama döneminde AKP Konya milletvekilleri mâni olmuştur. 2010 yılında, Konya teknik üniversitesi kurulması kabul edilme aşamasındayken Genel Kurulda verdikleri önerge ile maalesef engellemişlerdir. Milletvekilleri kendi şehirlerine kötülük eder mi? Ettiler.

Teknik üniversite için Konya’da hem gerekli potansiyel hem de teknik ve sosyal altyapı fazlasıyla mevcuttur. Konya sanayisinin ihtiyaçlarına yönelik ortak projelerin ortaya çıkartılması ve bu sayede yeni ürünlerin geliştirilmesi, ancak teknik konularda kalifiye uzman yetiştiren üniversitenin varlığıyla mümkündür. Konya sanayicisinin iş yapma kapasitesini artıracak, üniversite-sanayi iş birliğiyle sanayicilerimize eksikliklerini giderme imkânı tanıyacak, yapacağı araştırma ve atılımlarla dünya ile rekabet edebilecek konuma gelme konusunda sanayicimizin önünü açacak teknik üniversite Konya’ya bir an önce kurulmalıdır.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde üniversitelerin sayısı son dönemde bir hayli artmıştır ancak sayısal olarak sağlanan bu artış kalitede aynı oranda sağlanamamış hatta nitelik oldukça düşmüştür. 12 Eylül darbe döneminin bir ürünü olan 2547 sayılı Yasa ve bu yasa ile oluşturulan mevcut Yüksek Öğretim Kurulu ile üniversitelerin sorunlarını çözmek mümkün değildir.

AKP hükûmetlerinin başlangıçta eğitim sistemiyle ilgili en önemli gündemleri YÖK’ün yeniden yapılandırılması olmuş ancak somut bir gelişme olmamıştır. YÖK ve üniversite yönetimlerine yandaş atamalar yapılmasıyla birlikte YÖK sorun olmaktan çıkmıştır. Yıllardır kötü olan YÖK ve YÖK Kanunu bir anda iyi oluvermiştir. YÖK’ün işleyişi ve rektör atamaları antidemokratik de olsa, AKP’ye göre esas olan, bu bozuk düzenin düzeltilmesi değil, bu düzenden olabildiğince nemalanılmasıdır. Eğitimin niteliği, eğiticinin kalitesi, öğrencilerin sorunları, eğitimin fiziki donanımı, demokratik üniversite ve yüksek öğrenimin geleceği gibi hayati konular unutulmuştur. YÖK Başkanı ve rektörler değişince her şey sütliman olmuştur. Bu durum, AKP’nin ikiyüzlü siyaset anlayışını ortaya koymaya fazlasıyla yetmektedir.

Üniversiteler, işleyişi, yapısı ve üretim gücü itibarıyla diğer toplumsal kurumlara örnek teşkil ederler. Üniversite sistemi, demokratik değerlerin yeşerdiği, katılımcı demokrasi örneklerinin sergilendiği ve bilimsel bulguların uygulamaya aktarıldığı bir modeldir ancak ülkemiz üniversitelerinin çoğunun bu modele uymadıkları görülmektedir. Bu itibarla, 2547 sayılı Yasa değiştirilmeli ve Yüksek Öğretim Kurulu merkezî bir koordinasyon ve planlama birimi hâline getirilmelidir. Üniversiteler özerk olmalı fakat halka ve yetkili mercilere hesap verme sorumlulukları bulunmalıdır. Üniversite öğretim üyelerinin mali, idari, hukuki, akademik, özlük ve sosyal haklarıyla ilgili sorunları günün şartlarına uygun bir çözüme kavuşturulamamıştır. Üniversite hocası ücret sorununu yüksek sesle konuşmaktan, açıkça dile getirmekten utanmakta, gururunun kırılacağını düşünmektedir. Öğretim üyelerinin özlük hakları mutlaka iyileştirilmelidir. Üniversite personelinin ücretlerinin mutlaka ve behemehâl statülerine yaraşır bir seviyeye çıkarılması gerekmektedir.

Üniversitenin esas olarak bir bilim kurumu olduğu unutulmamalı, bunun için de üniversitelerde, çağımızın ihtiyacına göre gerekli olan bilimsel çalışma ortamları, imkânları ve mali kaynakları sağlanmalıdır.

Üniversiteler, yaptıkları araştırmalarla ülke ekonomisine önemli katkılar sağlarlar. Teori ve uygulamanın eşleştirilmesini sağlayarak bilgilerin üretime yansımasını gerçekleştirirler. İyi eğitim, iyi araştırma ortamında yapılacağından, üniversitelerimizin araştırma konuları artırılmalıdır.

Üniversitelerimizin diğer önemli bir görevi de millî kültürümüzün özü ile müspet bilimi ve çağdaş uygarlığın ileri teknolojisini iyilik, doğruluk ve güzellik potasında birleştiren ve kaynaştıran bir eğitim ortamı içerisinde gençlerimizi, demokrasinin erdemlerini özümsemiş, bilimsel düşünce gücüne sahip, dengeli, sağlıklı kişilik ve karakterde birer vatandaş olarak yetiştirmektir. Bu açıdan, ülke kalkınmasında lokomotif görevi yapacak olan üniversitelerimizin bilinen sorunları mutlaka giderilmelidir.

Konuşmama son verirken tekrar ediyorum, bu tasarıyla kurulmakta olan Konya Gıda ve Tarım Üniversitesinin Konya’mıza hayırlı olmasını diliyorum, hepinize teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

76 konuşma daha · 6 Haziran 2013

76 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook