İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 105. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Tarım arazileri ile meyve ve sebze bahçelerine doğal afetlerin verdiği zararlara ilişkin

Mustafa Kalaycı

Konya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 105. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Haziran 2014 · 524 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Kalaycı (MHP), 18 Haziran 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM ARAZİLERİ İLE MEYVE VE SEBZE BAHÇELERİNE DOĞAL AFETLERİN VERDİĞİ ZARARLARA İLİŞKİN); konuşma 524 kelime.

Mustafa Kalaycı (MHP, Konya). “Tarım arazileri ile meyve ve sebze bahçelerine doğal afetlerin verdiği zararlara ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kalayci-24-2014-06-18-tarim-arazileri-ile-meyve-ve-sebze-bahcelerine-dogal-afetlerin-verdigi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=32092

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MUSTAFA KALAYCI (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çiftçimizin tarım arazilerini, meyve ve sebze bahçelerini vuran doğal afetlerle ilgili gündem dışı söz aldım. Bu vesileyle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Öncelikle, Irak'ta yaşanan gelişmelerden kısaca bahsetmek istiyorum. Türkmeneli'nden gelen haberler Türk milletinin yüreğini dağlamaktadır. Türkmenler göz göre göre soykırıma maruz kalmaktadır. Maalesef dünya bunu seyretmektedir, en kötüsü de AKP iktidarı bunu seyretmektedir. Yıllardır kurusıkı atan Başbakan nerededir? Türkiye'nin toprakları işgal edilmiş, bayrağı indirilmiş, insanları rehin alınmıştır. Tereyağından kıl çekmekle uğraşan Başbakan, IŞİD'e “terörist” bile diyememiş, dememiştir. Türkmenler, vicdansızca, alçakça canından olurken, Başbakan ve Hükûmet suya sabuna dokunmayan açıklamalarla oyalanmaktadır.

Türkmenler Türk milleti için onur, şeref ve namus meselesidir. Kerkük'ün, Musul'un, Telafer'in, Tuzhurmatu’nun güvenliği Türkiye'nin güvenliğidir, Türkmeneli güvensiz olursa Türkiye güvensiz olur. AKP Hükûmeti Türkmeneli'nin imdat çağrısını karşılıksız bırakmamalıdır, Türk askeri bugünler için vardır. Başbakan ve Hükûmeti kararlı bir tutum izlemeli, korkak, âciz, sünepe ve pısırık politikaları derhâl terk etmelidir, Türkiye'nin fiilî askerî gücüne de dayanan etkili bir caydırıcılık stratejisini tümüyle hayata geçirmelidir.

Değerli milletvekilleri, ekim ayından mayıs ayına kadar yaşanan kuraklığın ardından, son aylarda arka arkaya meydana gelen don, aşırı yağış, dolu ve sel afetlerinden üreticilerimiz büyük zarar görmüştür. Çiftçimiz uzun yıllardır karşılaşmadığı boyutta doğal afetlere maruz kalmıştır. Türkiye Ziraat Odaları Birliği tarafından hazırlanan rapora göre, doğal afetlerin oluşturduğu zarar, illere göre farklılık göstermekle birlikte, fındık, kayısı, elma, çay ve kivide yüzde 20 ile yüzde 100, buğdayda ise yüzde 50 düzeyindedir.

Türkiye’nin en büyük buğday üreticisi konumunda bulunan ve geçen yıl 2 milyon 292 bin ton üretim yapılan Konya'da, bu yıl üretimin yüzde 40 kayıpla 1 milyon 375 bin tona gerilemesi öngörülmektedir. Tarım kesiminde çalışan milyonlarca vatandaşımızın feryatları dalga dalga yükselmektedir. Çiftçilerimiz çaresiz kalmış, devletinden bir yardım eli uzatılmasını beklemektedir. Çiftçimizin kaderine terk edilmemesi; tarıma dayalı, tarıma yönelik acilen bir destek paketi uygulamaya konulması konusunda verdiğim soru önergesine Tarım Bakanınca daha geçen hafta verilen 6 Haziran 2014 tarihli cevapta, tarım sektörünün iyi durumda olduğundan bahsedilmekte ve 2014 yılı ilkbahar döneminde görülen yağışların tarımsal üretimimize önemli katkı sağladığı söylenmektedir. Tarım Bakanı, bu cevapla tarımdan bihaber olduğunu ve çiftçinin sorunlarına kayıtsız ve duyarsız kaldığını açıkça ortaya koymuştur.

Ürettiği ürünü değerinde satamayan ve başta mazot ve gübre olmak üzere tarımsal girdilere gelen yüksek zamlarla beli bükülen, bankalara olan kredi borçları katlanarak artan çiftçimiz, şimdi de kuraklık, don, dolu, sel ve taşkın felaketi nedeniyle perişan durumdadır. Ancak AKP Hükûmeti, ne çiftçinin ne de Türk tarımının durumunu dert edinmektedir. AKP Hükûmeti çiftçi ve köylüye destek vermek yerine köstek olmaktadır. Nitekim, çiftçimiz elektrik borçlarına kolaylık getirilmesini beklerken, AKP Hükûmeti tam tersine elektrik borcu nedeniyle tarımsal desteklerin verilmemesini kararlaştırmıştır. Hükûmet bu süreçte yine ithalata sarılmış, Toprak Mahsulleri Ofisine sıfır gümrükle buğday, arpa, pirinç, mısır ithal görevi vermiştir. Hükûmet, “Çiftçinin Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarını bir yıl erteledik.” diyor. Hâlbuki ürünleri, hayvan varlıkları, tesis veya seraları en az yüzde 30 oranında zarar gören çiftçilerin borçları yüzde 3 faizle ertelenmektedir. Doğal afetten dolayı elde avuçta bir şeyi kalmayan çiftçilerin borçlarına hâlâ faiz yükü bindirmek insafsızlıktır.

Hükûmet, mağduriyet yaşayan üreticilerimize muhakkak, yardım eli uzatarak şefkat ve iyi niyetini göstermelidir. Ancak Hükûmet tarafından Meclise sevk edilen ve “cumhuriyet tarihinin en kapsamlı af yasası” diye adlandırılan torba tasarıda çiftçimizin sorunları niye görmezden gelinmiştir?

Teşekkür ederim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

84 konuşma daha · 18 Haziran 2014

84 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook