Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Saadet Partisi (konuşma tarihinde; bugün Yeni Yol)
Genel Kurul, 66. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Şubat 2024 · 294 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mustafa Kaya (Saadet Partisi), 29 Şubat 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 294 kelime.
Mustafa Kaya (Saadet Partisi, İstanbul). “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim tutanağı, 29 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kaya-2024-02-29-ceza-muhakemesi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-ve-659-sayili-kanun-hukmund-2 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=122777
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MUSTAFA KAYA (İstanbul)Sayın Başkanım, saygıdeğer milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. 16’ncı maddede grubumuz adına söz almış buluyorum.
Tabii, birçok konuşmalar yapıldı, değerlendirmeleri burada dinledik, farklı bir bakış açısıyla şu anda huzurlarınızdayım. Dönüşümlü mağduriyetler döneminin yeni bir ilavesini bu yasa teklifiyle beraber gerçekleştirmiş oluyoruz. Yani yakın siyasi tarihimiz aslında birçok mağduriyetlerle dolu. Bu mağduriyetleri gücü eline geçirenlerin zaman içerisinde bir diğer toplumsal kesime uyguladığı çok örnekleri yaşadık, bugün de iktidar olmanın verdiği konforlu alanla birlikte iktidar partisi yetkililerinin getirdikleri yargı paketinde, bütün uyarılara rağmen dikkate almadan, bu yargı paketi üzerinden yeni bir mağduriyet oluşturma durumuyla karşı karşıya olduğumuzun bilinmesini isteriz.
Değerli arkadaşlar, rövanşizm aslında, maalesef, yakın siyasi tarihimizde bize çok acı tecrübeler yaşattı. Rövanşizmin panzehri ise demokrasidir. Demokrasi, olduğu yerde, herkesin kendisini güvende hissettiği, herkesin fikrinden, düşüncesinden, dünyaya bakışından dolayı bir diğerine karşı tehdit oluşturmadığı ve güven içerisinde, adalet içerisinde yaşayabildiği bir anlam içerir. Rovanşizm işte bu noktada hepimizi yakın siyasi tarihte acı tecrübelerle karşı karşıya bıraktı ve demokratik bir anlayışla hareket etme zorunluluğumuz olmasına rağmen geçmiş tecrübelerden maalesef dersler çıkarmadığımızı görüyoruz. Yarın muhtemelen yine bu sekizinci yargı paketiyle alakalı açıktan veya gizli olarak “Yanlış yapmışız, keşke yapmasaydık.” gibi itirafları duyma olasılığımız yüksek. Tabii, ondan sonra onu dokuzuncu yargı paketiyle mi, onuncu yargı paketiyle mi düzeltmeye çalışacağız o da ayrı bir tartışma konusu. Ayrıca, daha önceki konuşmalarda da ifade etmiştik, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi yani bizim millî görüş hareketi olarak Başkanlık sistemine karşı bu zamana kadar, kuvvetler ayrılığı varsa, şeffaflık varsa, denge-denetleme varsa bir itirazımızın olmayacağını ifade etmiştik ama şimdi kuvvetler ayrılığı bu Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde olmadığı için onun sonuçlarını yaşıyoruz. Şeffaflık yok mesela, hepimiz şu anda bire bir otursak konuşsak, arkadaş, yani TMSF'ye devredilen şirketlerin kayyumlarının idari, mali, cezai sorumluluğu nasıl olmaz? Yani kendilerine emanet edilen bir şirketi, o şirket hakkında aldıkları…
(Uğultular)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
113 konuşma daha · 29 Şubat 2024