Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Kanunu Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Saadet Partisi (konuşma tarihinde; bugün Yeni Yol)
Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Mayıs 2024 · 465 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mustafa Kaya (Saadet Partisi), 29 Mayıs 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 465 kelime.
Mustafa Kaya (Saadet Partisi, İstanbul). “Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kaya-2024-05-29-disisleri-teskilatini-guclendirme-vakfi-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=124524
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MUSTAFA KAYA (İstanbul)Sayın Başkanım, saygıdeğer milletvekilleri; Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Kanunu Teklifi’ni görüşüyoruz. Dün, burada, bendeniz grubumuz adına yaptığım değerlendirmede bu konuyla alakalı kanaatlerimi sizlerle ve kamuoyuyla paylaşmıştım.
Şimdi, bugün Gazze'de yaşananlarla ilgili son gelişmeleri dikkatlerinize sunmak istiyorum. Bazı hatırlatmalar yaparak sözlerime başlayacağım. 7 Ekim tarihi bir başlangıç değil, sonuçtur. 7 Ekimden önce, yetmiş beş yıldan beri işgal edilmiş Filistin topraklarında, hatta 2006'dan beri Gazze'de uygulanan ambargo, abluka insanları tamamen bunaltmış, açlığa mahkûm etmiş, her türlü aktivitelerinin zarar görmesine sebep olmuş ve sonuç itibarıyla 7 Ekim gibi bir süreç başlamıştır. Önce bunu bütün kamuoyunun net olarak bilmesi gerekir. Bir kere daha ifade ediyorum: 7 Ekim başlangıç değil, sonuçtur.
İkincisi: Değerli milletvekilleri, Hamas bir siyasi partidir. 2006 yılında Filistin'in tamamında yapılan parlamento seçimlerinde, Hamas, 132 sandalyeden 76 sandalyeyi kazanarak -Filistin topraklarında yapılan meşru seçimlerde- 1’inci olmuş bir siyasi partidir. Bugün Gazze'de uygulanan ambargoda, Gazze'de uygulanan soykırımda olduğu gibi o gün de İsrail, Filistin halkının bu iradesini tanımamış ve sonuç itibarıyla 2006 seçimlerinin meşruiyetini kendince tartışmaya açmış ve bugün Gazze'deki yaşananların altyapısını oluşturmuştur.
Bir diğer konu da şudur: Niçin biz buna “soykırım” diyoruz? Neden “soykırım” olarak bunun tarif edilmesi gerekir? Saygıdeğer milletvekilleri, soykırım için 3 tane ana gerekçe vardır: Irksal, dinsel ve siyasal açıdan bir toplumu ortadan kaldırma çabası, girişimi uluslararası hukuka göre bir soykırımdır. Şimdi, bunun boyutlarını Gazze'ye uygularsak net olarak şunu görüyoruz: Irksal olarak “Biz Yahudi toplumu olarak üstün bir toplumuz.” dedikleri için soykırımın 1’inci aşaması bu noktada tam olarak ortaya çıkmıştır. Dinsel açıdan “Bunlar bize vadedilmiş topraklardır.” dedikleri için, dinî bir gerekçeyle bu soykırımı yaptıkları için 2’nci gerekçe de oluşmuştur. Siyasal açıdan da “Dünyadaki egemen güçler bizimle beraber hareket ediyor, güç bizde, dolayısıyla bunun neticesinde de bizim dediğimiz olacak.” mantığıyla hareket ettikleri için soykırımı net olarak yaptıkları tescil edilmiştir.
Saygıdeğer milletvekilleri, şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nin Temsilciler Meclisi Başkanı ve kendisi aynı zamanda Cumhuriyetçi olan Mike Johnson geçen gün İsrail'in kuruluşunun 76'ncı yıl dönümü sebebiyle İsrail'in Amerikan Elçiliğinde bir konuşma yaptı. Biraz önce soykırımın gerekçelerini ifade ederken söylediğim bütün delilleri bizzat Amerika Temsilciler Meclisi Başkanı o toplantıda dile getirdi ve söylediklerini ifade ediyorum burada. Dedi ki: “İbrahim’e, İshak’a, Yakup’a verilen vaatlerin gerçekleşmesini kutluyoruz. Babil sürgününden, İslami hilafetlerden ve Nazi soykırımından kurtulan vaatler gerçekleşiyor.” ve son olarak bir şey söyledi “Siyonist rüya gerçeğe dönüştü.” dedi.
Saygıdeğer milletvekilleri, şimdi artık sözün bittiği noktadayız. Uluslararası Ceza Mahkemesinin aldığı karar: “İnsani yardım geçişlerine izin vermemek.” “Açlığı savaş silahı olarak kullanmak.” gibi gerekçelerle Netanyahu ve Savunma Bakanı Galant hakkında tutuklama kararı çıkardı. Amerika Birleşik Devletleri’nin bu tavrına rağmen Almanya ve Fransa, Uluslararası Ceza Mahkemesi kararını uygulayacağını açıkladı, dolayısıyla işin hukuki kısmı tamamdır. Bundan sonra Türkiye’nin üzerine düşen bir an önce UCM’nin verdiği karar çerçevesinde gerekirse BM’yi harekete geçirmek, gerekirse ittifak içinde olduğu diğer birliklerle beraber askerî müdahale barış gücünü mutlaka Gazze’ye göndermektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
110 konuşma daha · 29 Mayıs 2024