İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 18. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Mustafa Kaya

İstanbul Milletvekili · Saadet Partisi (konuşma tarihinde; bugün Yeni Yol)

Genel Kurul, 18. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Kasım 2024 · 578 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Mustafa Kaya (Saadet Partisi), 13 Kasım 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 578 kelime.

Mustafa Kaya (Saadet Partisi, İstanbul). “Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 13 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kaya-2024-11-13-noterlik-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=128504

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MUSTAFA KAYA (İstanbul)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Saadet-Gelecek Grubu adına kanun teklifinin 2'nci maddesinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle sizleri saygıyla selamlıyorum.

Maddenin içeriği, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce staja başlamış avukatların bu stajlarında doğabilecek tereddütleri ortadan kaldırmak üzerine ancak ben bununla ilgili şunu ifade etmek istiyorum: Daha önce yaptığım konuşmada hukuk fakültelerinin içinde bulunduğu durumu ifade etmeye çalışmıştım, son yapılan hukuk mesleklerine giriş sınavına toplam 9.142 aday katılmış, bu adayların yüzde 42,67'si yani 3.901'i ancak başarı sağlayıp 70 baraj puanını aşabilmiş ve şimdi, bizim, tekraren, hukuk fakültelerinin, hukuk mezunlarının nasıl, hangi şartlarda bu ülkede adaleti ayağa kaldıracaklarını bir kere daha düşünmemiz, bir kere daha tartışmamız gerekiyor.

Değerli arkadaşlar, devlet yönetiminde ve kamusal hayatta gömleğin ilk düğmesi adalettir, hukuktur. Adalet düğmesi, yanlış iliklenince ekonomi düzelmiyor. Ekonomi düzelmeyince, sosyal hayat düzene girmiyor. Sosyal hayat düzene girmeyince ehliyet ve liyakat rafa kalkıyor. Ehliyet ve liyakat rafa kalkınca çürüme bütün bünyeyi sarıyor. Çürüme bütün bünyeyi sarınca da aynen İbni Haldun'un dediği gibi, adaletsizliğin yaygınlaşması neticesinde maalesef devletin çöküşü kaçınılmaz hâle geliyor.

Değerli arkadaşlar, kurumlara olan güveni ayağa kaldırmamız ve kurumları işleten kişilerin mutlaka ehliyet ve liyakat sahibi olmasını sağlamamız gerekir. Devleti ayakta tutan adalet olduğunu, devletin dininin adalet olduğunu hep söylüyoruz ve bizim tarihimizde, inancımızın köklerinde Medine Vesikası üzerine çok değerlendirmeler yapılır. Medine Vesikası'nın nasıl o toplumda, Medine'de toplumları bir arada tutmak için çok önemli bir vesika olduğuna vurgu yapılır ve hakların, özgürlüklerin nasıl belirlendiği çok net bir şekilde ifade edilir. Ama bugün yapılan kanunlarda, hukuk sistemimizde, yargıda maalesef yargının siyasallaşması tehdidinin, insanların yargıyla ilgili endişelerinin giderek arttığını görüyoruz.

Şimdi, ekonomi düzelmiyor dedim ya, ekonominin düzelmemesi aynı zamanda sosyal sorunları beraberinde getiriyor. Rahmetli Demirel'in önemli bir konuşması var, konuşmasında diyor ki: "Enflasyon devletleri yıkan bir olaydır." Peki, enflasyonu ortaya çıkaran nedir? Adaletsizliklerdir. Daha önce, defalarca milletvekili arkadaşlarımız burada konuşma yaparken hukuk, adalet ve ekonomi arasındaki bağlantıyı kurarken şunu özellikle vurguladılar, biz de vurguluyoruz: Ekonominin düzgün olabilmesi, adalete duyulan güvenle doğru orantılı. İnsanların adalete duydukları güven neticesinde yatırım yaptıklarını, yabancı sermayenin bundan dolayı ancak Türkiye'ye gelebileceğini net olarak biliyoruz ama bugün, biz, maalesef adaleti arar noktaya geldik. Adaletle ilgili, adaletin siyasallaşmasıyla ilgili endişelerimizin arttığını görüyoruz.

Değerli arkadaşlar, Hazreti Ömer'in çok önemli bir anekdotu var. Bu anekdot da "Camiyi yık, adaleti yıkma." diye; herkes bunları bilir, hatırlar. Nedir o anekdot? Bir Yahudi'ye ait arsaya yapılan cami sonuç itibarıyla, Yahudi'nin rızası olmadan yapıldığı için, hem de bir kemik parçasına yazıp o Yahudi'ye "Götür bunu valiye ver." dediği anekdot odur. Bugün, biz asıl adaletin bizden olmayanlara bakışımızla beraber sağlanabileceğini bilmediğimiz takdirde ve bu düzenin, bu ortamın, bu elinizde bulundurduğunuz gücün sürekli elinizde kalacağına dair yanılgının maalesef, gelecekte çok farklı olumsuz etkileri olacak.

Değerli arkadaşlar, dindarların iktidarında adaletsizlikler konuşuluyorsa, dindarların bulunduğu bir ortamda güven, ehemmiyet, önem, bunlardan hiçbir şekilde söz edilmiyorsa maalesef, bu işin sonu bir uçuruma gitmek demektir. O yüzden, bu uyarılarımızı bir kere daha yapıyoruz. Adaletle ilgili, yargıyla ilgili, hukukla ilgili bir konuyu getirirken...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANTamamlayın Sayın Kaya.

MUSTAFA KAYA (Devamla)...mutlaka sorumluluk duygusuyla bugünün problemlerini çözen değil, bugünkü sıkışmışlığı aşan değil, gelecekteki sıkıntıları öngören, bu toplumun bir arada yaşama kültürünü daha da destekleyen, insanların en azından birbirine saygı duymasını telkin eden bir adalet anlayışını hayata geçirmek zorundayız. Aksi takdirde, gücü elinde bulunduranların kendi bakış açılarına göre uyguladıkları adalet modeli ülkemizde sıkıntıların üst üste gelmesine ve netice itibarıyla sorunların birikmesine, sorunlar biriktirdikten sonra da maalesef, Allah korusun, İbni Haldun'un tespitlerine muhatap olmamıza sebep olur diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Saadet Partisi ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

122 konuşma daha · 13 Kasım 2024

Günün kaydı →
122 konuşmanın tamamı →