İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 104. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle

Mustafa Kaya

İstanbul Milletvekili · Yeni Yol

Genel Kurul, 104. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Temmuz 2025 · 487 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Mustafa Kaya (Yeni Yol), 2 Temmuz 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 487 kelime.

Mustafa Kaya (Yeni Yol, İstanbul). “DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim tutanağı, 2 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kaya-2025-07-02-dem-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=136365

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

YENİ YOL GRUBU ADINA MUSTAFA KAYA (İstanbul)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; DEM PARTİ'nin önerisi üzerinde söz almış bulunuyorum. Sizleri saygıyla selamlıyorum.

Bugün, 2 Temmuz 1993 yılında Sivas'taki Madımak Oteli'nde yaşanan büyük acının 32'nci yıl dönümü. 37 insan, 37 can o gün orada katledildi. Ne dün ne bugün ne de yarın hiçbir gerekçe o insanların hayatlarını kaybetmelerinin açıklaması olmadı, olmayacak. Böyle bir olayın, düşüncesi ne olursa olsun kendisini bu topraklara ait hisseden herkesi derinden etkilediğini ve tarifi mümkün olmayan acılara sevk ettiğini en başta ifade etmem gerekir. O gün orada hayatlarını kaybeden insanlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum, hâlâ acıları taze olan ailelere sabır ve başsağlığı temenni ediyorum.

Daha önce bu türden çokça acılar yaşadık, çokça bedeller ödedik, toplumsal fay hatlarımıza nice saldırılarla karşı karşıya kaldık; bedel ödedik ama son tahlilde, birliğimizi, bütünlüğümüzü korumayı bildik.

Sayın milletvekilleri, geliniz, o gün, 1993 yılında yaşanan olayları bir kere daha hatırlayarak, aslında "laboratuvar yıl" olarak tarif edilen 1993'ü bir kere daha hatırlayalım. Uğur Mumcu, aracına bomba konularak suikastla hayatını kaybetti. Musevi iş insanı Jak Kamhi'ye suikast düzenlendi. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın kabrinin açılmasına kadar giden tartışmalı ölümü o yıl gerçekleşti. Bingöl-Elâzığ kara yolunda 33 er şehit edildi. Eski Bakan Adnan Kahveci şüpheli bir kazayla hayatını kaybetti. Çekiç Güç'e karşı olan Orgeneral Eşref Bitlis, helikopterinin düşürülmesi sonucu şehit oldu. Sivas olaylarının yaşandığı aynı gün yani 2 Temmuz 1993 günü Şırnak'ta Çelik Karakolu'nda 16 er şehit edildi. 2 Temmuz Sivas Madımak Otel'de Pir Sultan Abdal Şenlikleri için şehre gelen, içlerinde sanatçıların da olduğu 37 insanımız hayatını kaybetti. 5 Temmuz günü yani sadece üç gün sonra Erzincan'ın Başbağlar köyünü basan kişiler 33 köylüyü kurşuna dizilerek hunharca katlettiler. Eski DEP Milletvekili Mehmet Sincar, Batman'da silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Bahtiyar Aydın, Lice Asayiş Bölük Komutanlığı önünde şehit edildi. Ahmet Cem Ersever, elleri önden bağlanmış, kafasına iki el ateş edilmiş şekilde Ankara'da ölü bulundu.

Evet, yukarıda saydığım olaylar 1993 yılında yaşanan olayların sadece birkaç tanesi ve 1993 yılının ne büyük karanlık bir yıl olduğu, o gün toplumsal fay hatlarımıza yapılan saldırıların aslında neleri hedeflediğini çok rahatlıkla, çok net olarak söyleyebiliriz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın.

MUSTAFA KAYA (Devamla)Değerli milletvekilleri, konuşmaya çıkmadan önce, olayın hemen ertesi günü alınan karar gereği 6 Temmuz 1993'te kurulan komisyonun raporunu muhalefet şerhleriyle beraber okudum. Biz Parlamento olarak aslında üzerimize düşeni yapmışız, bütün boyutlarıyla olayın araştırılmasını, incelenmesini temin etmişiz. Bugün, aslında söylenmesi gereken söz bütün acılarımızla beraber bu acıları yüreğimizde yaşamak ama aynı zamanda acılarımızdan ders çıkaracak bir mantıkla bugüne dair sözler söylemektir. Her daim kendisinden sıkça alıntılar yaparak istifade ettiğimiz Âşık Veysel'in "Bizi yakar bizim ataş, söndürmektir tek çaresi." cümlesi hepimizin kulağına küpe olmalıdır. Ayrıca, Yunus Emre'nin şu sözünün de hepimizi tekrar bir yerlere taşıması gerekir: "Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı, söz ola ağulu aşı, bal ile yağ ede bir söz."

Ve ben bir kere daha hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyor, sizleri saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

101 konuşma daha · 2 Temmuz 2025

Günün kaydı →
101 konuşmanın tamamı →