Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.1051)
Erzurum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 45. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Aralık 2005 · 1.649 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Nuri Akbulut (AK Parti), 28 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.1051)); konuşma 1.649 kelime.
Mustafa Nuri Akbulut (AK Parti, Erzurum). “Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.1051)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 28 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-nuri-akbulut-22-2005-12-28-tapu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-1051 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının geneli üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi Grubum ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, ülkemizde yabancı uyruklu gerçek kişiler için gayrimenkul edinebilme imkânı, ilk olarak 1934 yılında kabul edilen 2644 sayılı Tapu Kanunuyla tanınmıştır. Tapu Kanununun 35 inci maddesiyle yapılan bu ilk düzenlemeye göre, kanunî sınırlamalara uyulmak ve karşılıklı olmak kaydıyla, yabancı hakikî şahıslar Türkiye'de gayrimenkul edinebiliyor veya gayrimenkullere mirasçı olabiliyorlardı.
Söz konusu 35 inci madde 2003 yılına kadar yürürlükte kalmış ve altmışdokuz yıllık süre içerisinde, farklı ülkelerden yabancı uyruklu yaklaşık 36 000 kişi, ülkemizde 35 600 adet taşınmaz edinmiştir. Karşılıklı olmak kaydıyla, yalnızca yabancı uyruklu gerçek kişiler için taşınmaz edinimini düzenleyen Tapu Kanununun 35 inci maddesi, uygulamada yaşanan aksaklıklar ve yabancı ülkelerde o ülke kanunlarına göre kurulan ticaret şirketleriyle ilgili bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, 3 Temmuz 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 sayılı Yasanın 19 uncu maddesiyle değiştirilmiştir.
Tapu Kanununun, 4916 sayılı Yasayla değiştirilen 35 inci maddesine göre, karşılıklı olmak ve kanunî sınırlara uyulmak kaydıyla, yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde bu ülkelerin kanunlarına göre kurulan tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketleri, ülkemizde taşınmaz edinebilme hakkına kavuşmuşlardır.
Yine, bu yasaya göre, 30 hektardan fazla taşınmaz edinimi Bakanlar Kurulunun iznine tabidir ve Bakanlar Kurulu, kamu yararı ve ülke güvenliği bakımından maddenin uygulanamayacağı yerleri belirlemeye yetkilidir.
Söz konusu bu 35 inci maddenin iptali için Anayasa Mahkemesine dava açılmış ve açılan iptal davasının yapılan yargılaması sonunda, Anayasa Mahkemesinin 12 Mart 2005 tarihli kararıyla maddenin iptaline karar verilmiş; ancak, iptal hükmünün doğuracağı hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edici nitelikte görülmesi nedeniyle, kararın Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak üç ay sonra yürürlüğe konulmasına hükmolunmuş ve bu karar, 26 Nisan 2005 tarihli Resmî Gazetede yayımlanmıştır.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararında, ülkenin bütünlüğü, güvenliği, coğrafî özellikleri, stratejik konumu ve öncelikleri gözetilerek, yabancıların alacağı taşınmazın yeri, arazi, arsa veya bina olmasının getireceği farklılıklarla, satın almanın amacı, koşulları ve devrinde uyulacak usul ve esaslar gibi hususların yasada belirtilmesi gerektiğine işaret edilmiş; yine yasada "kamu yararı ve ülke güvenliği bakımından bu maddenin uygulanmayacağı yerleri belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir" ibaresinin, Meclisin, Bakanlar Kuruluna yetki devri anlamında olacağı belirtilerek bu şekilde değerlendirmeler yapılmıştır.
Değerli milletvekilleri, hızla gelişen dünyamızda, gelişmiş ülkelerin çok büyük bir kısmında ve gelişmekte olan ülkelerin de önemli bir kısmında yabancı uyruklu gerçek kişilere mülkiyet hakkı tanınmaktadır. Bazı ülkelerde yabancı uyruklu kişilere gayrimenkul mülkiyet hakkı tanınırken bazı kısıtlamalar da uygulanmakta, diğer bir kısım ülkeler de ise, yabancı uyruklu gerçek kişilere mülkiyet hakkı tanınmamaktadır. Bu ülkelere kısaca bakmak gerekirse, birinci grup ülkelerden Amerika, Almanya, Belçika, Hollanda, İngiltere, İspanya gibi gelişmiş ve bu konuda Türkiye ile irtibatı olan 30'u aşkın ülkede, yabancılar, her türlü taşınmazı edinebilmektedir. İkinci grubu giren ve bazı kısıtlamalarla yabancı uyruklulara taşınmaz edinme hakkı tanıyan ülkeler İtalya, İrlanda, İsrail, İsviçre, Kanada, Macaristan, Romanya, Arjantin -bunların sayılarını çoğaltmak mümkün- yaklaşık yine Türkiye ile irtibatı olan 40 kadar ülkedir. Bu ülkelerde yabancılara, yabancı gerçek kişilere mülkiyet hakkı tanınmakta; ancak, bazı kısıtlamalar uygulanmaktadır ki, bu kısıtlamalar karşılıklılık, oturma izni, tarım arazisi dışında taşınmaz edinebilme, ülkeyi terk durumunda satma zorunluluğu, bazı resmî makamlardan özel izin alınması, köy sınırları içinde taşınmazlar için miktar sınırlaması, yine sınır şeridinde mülk edinememe gibi ülkelere göre farklılıklar arz eden değişik kısıtlamalar uygulanmaktadır. Diğer bir grup ülkede ise, ki, bunlar, Afganistan, Bangladeş, Belarus, Bulgaristan, Dominika, Etyopya, Eritre, Gana, Haiti, Irak, Kamboçya, Katar, Kuzey Kore, Kuveyt, Küba, Laos, Libya, Maldivler, Nijerya, Slovenya, Suriye, Suudi Arabistan, Vietnam, Tacikistan ve Yemen'de ise, yabancı uyruklu gerçek kişiler bu ülkede taşınmaz mülkiyeti edinememektedir.
Değerli milletvekilleri, bugüne kadar 70 farklı ülkeden yabancı uyruklu kişi ülkemizde gayrimenkul mal edinmiştir. Yabancı uyruklu gerçek kişilerin taleplerinin daha ziyade tatil amaçlı konut edinme konusunda yoğunlaştığı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra bu taleplerin karşılanamadığı ve uygulamada sıkıntı yaşandığı bilinmektedir.
1934 yılından 20 Aralık 2005 tarihine kadar ülkemizde gayrimenkul satın alan yabancı uyruklu gerçek kişilerin durumu incelendiğinde, bu süre içerisinde toplam 57 412 yabancı uyruklu kişinin 53 566 adet taşınmaz mal edindiği anlaşılmaktadır. Kişilerin uyrukları itibariyle en fazla talebin büyük çoğunluğu Türk asıllı olmak üzere, Yunan uyruklu kişilerden geldiği ve sırasıyla en çoktan aşağıya doğru Yunanistan, Almanya, İngiltere, Hollanda, Suriye, İrlanda, Danimarka, İtalya, Avusturya, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri vatandaşlarının talepte bulundukları ve yine -sayı olarak birkaç tanesini vereceğim- Yunanistan'dan yaklaşık 14 000 kişinin, Almanya'dan 13 000 kişinin, İngiltere'den 12 000 -yaklaşık- Hollanda'dan 2 700, Suriye'den 2 400, İrlanda'dan 1 800 ve aşağı doğru Amerika'dan 824, Norveç'ten 743 kişinin Türkiye'den gayrimenkul taşınmaz edindiğini görüyoruz. Demin de belirttiğim gibi, Yunanistan'dan en fazla 14 108 kişinin, 12 646'sı Türk asıllı Yunan vatandaşıdır.
Yine, Bangladeş, Estonya, Kırgızistan, Litvanya, Nijerya, Slovenya, Tunus ve Venezüella'dan birer kişi ülkemizden taşınmaz satın almıştır. Bu sıralama da Yunanistan ve Suriye uyruklu yabancılar dışındaki tüm yabancı uyrukluların, ağırlıklı olarak, mesken ve bina nitelikli taşınmazları tercih ettikleri görülmektedir.
Diğer yandan, kişi olarak üst sıralarda yer alan Suriye uyrukluların taşınmaz satın almaları 1939 yılından önceye aittir. Suriye'de yabancı uyrukluların taşınmaz mülk edinmelerine imkân tanınmadığı için, karşılıklılık ilkesi gereği Suriye uyruklular, 1939 yılından sonra alım-satım veya miras yoluyla ülkemizde taşınmaz edinememektedir.
Sayın milletvekilleri, görüşülmekte olan bu tasarı Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi nedeniyle hukuksal boşluğa meydan verilmemesi amacıyla hazırlanmıştır.
Tasarı Adalet Komisyonunda ayrıntılı olarak görüşülmüş, ileri sürülen görüşler doğrultusunda bazı değişiklikler yapılarak Genel Kurula sunulmuştur.
Tasarının hazırlanmasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararında belirtilen gerekçeler dikkate alınmış, bunun yanında, dünyanın diğer ülkelerindeki uygulama ve yasal düzenlemeler, Avrupa Birliği mevzuatı, uygulamada karşılaşılan sorunlar ve bu alanda duyulan ihtiyaçlar da göz önünde bulundurulmuştur.
Görüştüğümüz bu tasarıya göre, yabancı uyruklu gerçek kişiler karşılıklı olmak ve kanunî sınırlamalara uyulmak kaydıyla, Türkiye'de münhasıran işyeri veya mesken olarak kullanmak üzere, uygulama imar planı veya mevzii imar planı içinde bu amaçla ayrılıp tescil edilen taşınmazlar üzerinde hak sahibi olabileceklerdir.
Ülke genelinde, edinilebilecek taşınmazların ve sınırlı aynî hakların toplam yüzölçümü 2.5 hektarı geçemeyecektir.
Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketleri ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz mülkiyeti ve taşınmazlar üzerinde sınırlı aynî hak edinebileceklerdir.
Bu fıkrada belirtilen özel kanunlar, uygulamadaki 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu ve 6326 sayılı Petrol Kanunudur.
Turizmi Teşvik Kanunu ve Endüstri Bölgeleri Kanunuyla yatırımcılar için yalnızca sınırlı aynî hak edinebilme imkânı söz konusudur.
Değerli milletvekilleri, bu tasarıyla, yabancı uyruklu gerçek kişiler ve tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketleri dışında, tüzelkişiliği olsun veya olmasın yabancı vakıf, dernek, cemaat, cemiyet, topluluk veya kooperatifler hiçbir şekilde Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde taşınmaz mal edinemeyecekler ve bunlar lehine sınırlı aynî hak tesis edilemeyecektir.
Biraz önce konuşan değerli bir milletvekilinin yabancı kamu tüzelkişilerinin ve yabancı devletlerin de kendi kamu kuruluşları eliyle Türkiye'de taşınmaz edinebilecekleri şeklindeki endişesinin yerinde olmadığını bu fıkra açıkça belirtiyor.
BİRGEN KELEŞ (İstanbul)Şirketin ortağı olabilir; nereden bileceksiniz!
ORHAN SÜR (Balıkesir)KİT… KİT…
BİRGEN KELEŞ (İstanbul)Şirketin ortağı olabilir, kamu kuruluşu.
MUSTAFA NURİ AKBULUT (Devamla)Değerli milletvekilleri, yine, tasarıya göre, karşılıklılığın tespitinde, hukukî ve fiilî durum esas alınacaktır. Bu ilkenin kişilere toprak mülkiyeti hakkının tanınmadığı ülke uyruklularına uygulanmasında, yabancı devletin taşınmaz ediniminde kendi vatandaşlarına tanıdığı hakların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına da tanınması esas alınacaktır.
Yabancı uyruklu gerçek kişi veya ticaret şirketlerinin, sulama, enerji, tarım, maden, SİT, inanç, kültür ve diğer özellikleri nedeniyle korunması gereken yerlerde kamu yararı ve ülke güvenliği bakımından taşınmaz ve sınırlı aynî hak edinemeyecekleri alanları belirlemeye ve yabancı uyruklu gerçek kişilerin il bazında edinebilecekleri taşınmazların, illere ve il yüzölçümlerine göre binde 5'i geçmemek üzere, oranını belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yabancı uyruklular tarafından yasal düzenlemelere aykırı olarak edinilen veya amacına aykırı kullanıldığı tespit edilen taşınmazlar ile sınırlı aynî haklar, Maliye Bakanlığınca verilecek süre içerisinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye edilerek bedele çevrilecek ve bedeli hak sahiplerine ödenecektir.
Tasarının geçici maddesiyle, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut olan askerî yasak bölgeler, askerî ve özel güvenlik bölgeleri ile stratejik bölgelere ilişkin kararlara ait harita ve koordinat değerlerinin tamamı, Millî Savunma Bakanlığı tarafından en geç üç ay içerisinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne bağlı Bakanlığa gönderilecektir.
Değerli milletvekilimizin "bunlar bildirilinceye kadar aceleniz ne, niye satış yapıyorsunuz" demesini, yine, tasarının geçici 2 nci maddesinin son fıkrasındaki bir cümleyle sizlere aktarmak istiyorum. Bunlar bilgisayar ortamına aktarılıncaya veya taşra birimlerine intikal ettirilinceye kadar geçecek sürede yetkili askerî makamlardan sorulmak suretiyle, belirtilen işlemler tamamlandıktan sonra gönderilen belge ve bilgilere göre tapu işlemleri yapılacaktır. Yani, yasa yürürlüğe girdiğinde, işlem yapacak bir tapu sicil müdürü "bunlar Millî Savunma Bakanlığınca daha bildirilmedi filan, bekleyelim" demeyecek, onu, bu üç aylık süre içerisinde, ilgili komutanlıktan, askerî yasak bölgede midir, askerî güvenlik bölgede midir diye soracak ve işlemini ona göre yapacaktır.
Değerli milletvekilleri, tasarıda, yabancı uyruklu gerçek kişilerin gayri menkul edinimi, amaca uygun ve dengeli sınırlamalara tabi tutulmuştur. Bu sınırlamalara göre, yabancı uyruklu gerçek kişiler, öncelikle karşılıklılık ve kanunî sınırlamalara uyulmak kaydıyla, uygulama imar planı ve mevziî imar planı içinde ve işyeri veya mesken olarak ayrılıp, tapuya bu şekilde tescil edilmiş olan taşınmazları, bu amaçlarla kullanmak üzere mülk edinebilecek, toplam yüzölçüm de, 2,5 hektarı geçemeyecektir. Değerli arkadaşlar, 2,5 hektar, her taşınmaz mal alan kişi için… İlle de 2,5 hektar alınacak diye bir hüküm yoktur; adam bir daire alacaktır; ama, Türkiye'de çok fazla gayrimenkul veya sınırlı ayni hak edinmek isteyen şahsın, Türkiye'de edinebileceği bu miktarın azamî haddidir bu; bu nedenle, bu eleştiri de yerinde değildir.
Diğer yandan, kamu yararı ve ülke güvenliği bakımından yabancıların taşınmaz veya sınırlı ayni hak edinemeyecekleri alanlar Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecektir. Yabancıların il bazında taşınmaz edinebilecekleri alanlar, illere ve il yüzölçümlerine göre, yine, binde 5'i geçmemek üzere Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecektir, bu binde 5 şart değildir. İllerin coğrafî durumuna, dağlık olup olmadıklarına, arazi durumlarına göre Bakanlar Kurulu bunu belirleyecektir. Ki, yabancıların en fazla ilgili gösterdiği yerlerde bile, taşınmazların oranı, şu anda binde 2'lere bile gelmemiştir.
Diğer yandan, değerli konuşmacı, yine "Türkiye'de hiçbir hükümet Türkiye'nin yararlarını bu kadar gözardı etmedi" şeklinde üzüntüsünü belirtti. Ben, buna katılmıyorum ve şunu söylüyorum: Bugüne kadar hiçbir hükümet, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, yetmişiki milyon Türk vatandaşının haklarını bu duyarlılıkla korumamıştır. Hangi esas alınırsa alınsın, hükümetin başarısı, bunun en açık kanıtıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle, tasarının hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu tasarının, ülkemize, milletimize hayırlar getirmesini diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
109 konuşma daha · 28 Aralık 2005