2014 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı ile 2012 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı nedeniyle
Malatya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 29. Birleşim · 4. yasama yılı · 12 Aralık 2013 · 595 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Şahin (AK Parti), 12 Aralık 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2014 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE); konuşma 595 kelime.
Mustafa Şahin (AK Parti, Malatya). “2014 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı ile 2012 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 12 Aralık 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-sahin-24-2013-12-12-2014-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2012-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=27405
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA ŞAHİN (Malatya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Afet ve Acil Durum Başkanlığı bütçesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Özellikle, ülkemizin içerisinde bulunmuş olduğu, afet riski yüksek olan bölgelerimizin… 1939 Erzincan depremiyle bu sorun ciddi bir şekilde gün yüzüne çıkmış ve o gün yapılan birtakım yasal düzenlemelerle beraber 1959 yılında 7269 sayılı Yasa’yla biraz daha netleştirilmiştir. Ancak, biz 1999 yılına geldiğimizde, yaşamış olduğumuz depremle gerçekten çok ciddi açıkların, sıkıntıların var olduğunu bir kez daha bire bir yaşayarak bunları hissettik ve bunlarla alakalı daha önce yine bütün alanlarda yapmış olduğumuz devasa çalışmalardan, devrim niteliğindeki dönüşümlerden dolayı, gerçekten birçok kurumlarımız daha iyi nitelikli bir hizmet vermeye devam etti. Bununla beraber, Afet Acil Durum Başkanlığı kurulmadan önce üç başlı olan bu kurumumuz da tek çatı altında birleştirilerek şemsiye bir kurum hâline getirilmişti. Bunun, biz, gerçekten farklılıklarını ne zaman yaşadık? 23 Ekim 2011 tarihinde yaşamış olduğumuz Van depremiyle yine 1999’da yaşamış olduğumuz Marmara’daki deprem arasındaki farkı insanlarımız çok daha iyi bir şekilde bugün görmekteler.
Biz, o günkü, 1999 depremine baktığımız zaman, gece saat 03.00’te -ki ben de o bölgedeydim- yaşanan depremde, maalesef sabah saat altı buçuğa kadar insanlarımız çaresiz, naçar hâlde devletin şefkat ellerini bekleyedursun, ancak altı buçuktan itibaren devlet orada birtakım kurumlarıyla -vatandaşlarımızın daha önce ulaşmış oldukları bölgede- varlığını hissettirmeye başlamıştı.
Ancak, biz -bugün, Van depremini şu anda arkadaşlarımız eleştiriyorlar- elbette ki eleştirilere her zaman için açığız ama Van depremine baktığımız zaman, orada 600 küsur insanımızı kaybetmişiz, 1.900 küsur insanımız yaralı kurtulmuş, 252’den fazla canımızı da sağ salim bir şekilde enkaz altından çıkarmışız. Bunları nasıl yapabildik, nasıl gerçekleştirdik? İşte şu anda yapmış olduğumuz değişim ile dönüşümler neticesinde yaptık.
HÜSAMETTİN ZENDERLİOĞLU (Bitlis)Havaalanlarına ulaştıramadılar o insanları. Bunları neden söylemiyorsun?
MUSTAFA ŞAHİN (Devamla)Yirmi dakika içerisinde devletin oraya ulaşması elbette ki can kaybını bu noktada biraz daha azalttı ve riski azalttı. Daha önce kriz şeklinde algılanan bunlarda, kriz yönetimine dönüşen depremle ilgili çalışmalarda, bugün bu noktada da risk yönetimini uygulayan bir noktaya geldik.
Depremlerden önce, afetlerden önce… Elbette ki birçok afet var; afetlerin hiçbirisini Cenab-ı Allah hiçbir insana, hiçbir bölgeye vermesin ama o noktaya geldiğimiz zaman, elimize ne gelse onlardan medet umacak bir noktaya gelmiş oluyoruz. Ancak bunun öncesinde ve sonrasında yapılması gerekenleri Hükûmet olarak bugüne kadar çok iyi bir şekilde yaptık.
Evet, Van depremine baktığımızda, bugüne kadar o bölgede yapmış olduğumuz konteyner kentler, çadırlarımız, sıcak aşların verilmesi, hemen akabinde bir yıl içerisinde… Biraz önce arkadaşlarımız gene feveran ediyorlar ama biz ne yaparsak yapalım, Cenab-ı Allah bu ülkeye 1999’daki afatı yaşatmasın, ayın zamanda siyasi afeti de yaşatmasın. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) O günün şartlarında yaşananları insanlarımız çok iyi biliyorlar, ne kadar kızarsanız kızın hiç önemli değil.
BÜLENT BELEN (Tekirdağ)Siyasi afet sizsiniz, siz.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli)Çok büyük konuştun ya!
MUSTAFA ŞAHİN (Devamla)Hiç büyük konuşmuyoruz, insanlarımız bunları zaten… O afeti yaşadığınız için bu noktadasınız.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli)Türkiye sarsıldı şu anda, öyle büyük konuştun!
BÜLENT BELEN (Tekirdağ)Marmara depreminde kimse kalmadı açıkta.
MUSTAFA ŞAHİN (Devamla)Bugüne kadar çıkmış olduğunuz her yerde, başta Başbakanımız olmak üzere, AK PARTİ’nin yapmış olduğu, millete mal olan, bu ülkede yapılan her hayırlı işe karşı çıkan bir muhalefet anlayışınız var.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli)Malatya ayağa kalktı, dinliyor, Malatya ayakta!
MUSTAFA ŞAHİN (Devamla)Allah bu afeti, sizleri de başımızdan eksik etsin. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli)Maşallah, maşallah!
MUSTAFA ŞAHİN (Devamla)Kesinlikle bugüne kadar yapmış olduğunuz çalışmalara baktığımız zaman, 1999’da, üniversitelerimiz başta olmak üzere, insanlarımızın giyimine, yaşam şekline, hayat tarzlarına müdahale eden bir afetle karşı karşıyaydık. Bunlar hoşunuza gitse de gitmese de böyleydi. (MHP sıralarından gürültüler)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
115 konuşma daha · 12 Aralık 2013