İzmir milletvekili rıza türmen'in, (2/260) esas numaralı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/114)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 115. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Haziran 2013 · 575 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 4 Haziran 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İZMİR MİLLETVEKİLİ RIZA TÜRMEN'İN, (2/260) ESAS NUMARALI TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU TEKLİFİ'NİN DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMASINA İLİŞKİN ÖNERGESİ (4/114)); konuşma 575 kelime.
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, İstanbul). “İzmir milletvekili rıza türmen'in, (2/260) esas numaralı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/114)”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-sezgin-tanrikulu-24-2013-06-04-izmir-milletvekili-riza-turmen-in-2-260-esas-numarali-toplanti-ve-g (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=23881
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Bugün bu tartışmaları tümüyle izledim. Dört gün önce de İstanbul’daydım ve Taksim’le ilgili daha önce de grubumuz olarak araştırma önergesi vermiştik 26 Mart tarihinde. Bütün bunları anlatmayacağım ancak şunu ifade edeyim: Bugünkü teklifimiz geçen haftadan beri sürdürdüğümüz bir politikanın devamı yani Adalet ve Kalkınma Partisinin anlamadığı ve gerçektende Türkiye’nin demokrasisine hizmet edecek demokratikleşme ve özgürlük paketimizin bir parçası, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası. Türkiye’nin en değerli hukukçularından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde yıllarca yargıçlık yapmış, Türkiye’deki aykırılıkları çok iyi bilen Rıza Türmen Milletvekilimizin hazırladığı ve bizlerin de imza koyduğumuz bir tasarı. Bu tasarı Meclis Başkanlığındaydı, İç Tüzük’ün 18’inci maddesine göre indirdik ve bugün burada görüşeceğiz. Niye görüşeceğiz değerli arkadaşlar? Sizin umurunuzda değil, biliyorum. Bugün yaşadığımız tüm olayların kaynaklarından bir tanesi şu anda yürürlükte olan ve 12 Eylül 1980 askerî darbesinden sonra, faşist darbesinden sonra yürürlüğe giren 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası. Birçok sorunun kaynağında bu var. Ama, on yıllık iktidarınız döneminde, bu yasayı tümden kaldıran, gerçekten bu yasayı özgürlükçü ve yurttaş haklarından yana bir yasa hâline getirecek bir düzenleme yapmadınız. Evet, bu yasa 6 kez değişti, 2 kez sizden önce, 4 kez Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde değişti ama bu yasanın yasakçı zihniyeti değişmedi, maalesef değişmedi. Hâlen, toplantı ve gösteriyi istisna kabul eden, yasaklamayı esas kabul eden bir düzenleme söz konusu. O nedenle bugün getirdik ve bunun kaldırılmasını istiyoruz. Eğer Türkiye’de…
Değerli arkadaşlar, bütün Genel Kurula hitap ediyorum, bir evham içerisinde olmamak lazım. Türkiye’de, bir yazarın dediği gibi, bir haysiyet direnişi geçen haftadan bu yana başladı, haysiyet direnişi. Bu haysiyet direnişinin nedeni, aynı zamanda, kısıtlanan özgürlükler ve haklar. Bu haysiyet direnişinin karşısında barış süreci yok. Bu haysiyet direnişinin nedeni, Türkiye’de bütün yurttaşlarımızın özgürlükleri, hakları ve tam demokrasi, böyle görmek lazım. Ama, her şeyi getirip, götürüp barış sürecine bağlamayı da ben doğru bulmuyorum.
Sizlere hitap ediyorum, biraz önce arkadaşlarımız bu cumhuriyet döneminin negatif bagajına işaret ettiler. O negatif bagaj, bu cumhuriyet döneminin negatif bagajı bu Meclisin negatif bagajıdır, bu Meclisindir, bir siyasi partinin değil. Eğer gerçekten biz bugün Türkiye’yi barışla buluşturmak istiyorsak bugünü demokratikleştirmek zorundayız, bugünü özgürleştirmek zorundayız, bugün bütün yurttaşlarımızın temel haklarını güvence altına almak zorundayız.
Türkiye'nin demokrasisi Adalet ve Kalkınma Partisinin keyfine bağlı değil, Başbakanın keyfine bağlı değil. Majestelerinin keyfi gelecek, Türkiye’ye barış gelecek; majestelerinin keyfi gelecek, Türkiye’ye demokrasi gelecek; majestelerinin keyfi gelecek, Türkiye’ye adalet gelecek! Böyle bir şey yok. Bunları geciktirmek için de bir mazeretiniz yok. Eğer gerçekten adaletten, gerçekten özgürlükten yanaysanız bakın, teker teker getiriyoruz. Geçen hafta getirdik yüzde 100 barajını, el kaldırdınız, “hayır” dediniz. Geçen hafta getirdik, “Uludere, Roboski’yi bir daha araştıralım, adaleti sağlayalım. Bugün adaleti sağlayamazsak geçmişle hesaplaşamayız, yüzleşemeyiz, bütün cumhuriyetin tarihiyle yüzleşemeyiz.” dedik. Yine el kaldırdınız, “hayır” dediniz çünkü bugün de sorumluluğunuz var, Uludere’den dolayı da sorumluluğunuz var. Ama bunlarla hesaplaşamazsak, bakın, bugün sokakla hesaplaşamazsak, bugün sokağı özgürlük merkezi hâline getiremezsek, geçmişin hesabını veremezsiniz, geçmişin hesabını beraber veremeyiz ve adaleti ve özgürlüğü sağlayamayız.
O nedenle, korkmayın, çekinmeyin ve kendi demokrasi gündeminize göre değil, kendi gündeminize değil ve kendi Başbakanınızın gündemine göre değil, bu Meclisin gündemini beraber yaratalım. Gelin, beraber, Türkiye’yi özgürlükle, adaletle ve demokrasiyle buluşturalım. Biz buna hazırız diyoruz, bakın, biz buna hazırız. Hiç geçmişe gitmenize gerek yok. Gelin, bugün bunları yapalım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla)Hiç laf atmanıza da gerek yok. Sizlere söylüyorum, buradan söylüyorum, bakın, buradan söylüyorum: Bu kürsüye çıkan herkes…
Lütfen, bir dakika daha alabilir miyim?
Bu kürsüye çıkan herkes ama herkes bugünle ilgili konuşmaz.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 4 Haziran 2013