İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 81. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.486)

Muzaffer Gülyurt

Erzurum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 81. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Nisan 2010 · 474 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muzaffer Gülyurt (AK Parti), 1 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.486)); konuşma 474 kelime.

Muzaffer Gülyurt (AK Parti, Erzurum). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.486)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muzaffer-gulyurt-23-2010-04-01-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUZAFFER GÜLYURT (Erzurum)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizde bir Türk-Alman Üniversitesinin kurulmasına dair kanun tasarısının 6’ncı maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım.

Türk-Alman Üniversitesi iki ülke arasında var olan tarihî ve kültürel ilişkileri daha da güçlendirecek olan bir projedir. Öğrenci ve öğretim üyesi mübadelesi imkânını sağlayacak olan bu proje daha önceden de ülkeler arasındaki kültürel değişim programı içerisinde uygulanmıştı. Nitekim, ben de bir üniversite mensubu olarak 1979 yılında Federal Alman Hükûmetinin bursunu kazanmış ve Mainz Üniversitesinde misafir öğretim elemanı olarak görev yapmıştım. Dolayısıyla, iki ülke arasındaki bilimsel ve kültürel açıdan bu tür ilişkilerin çok faydası olduğunu bizzat müşahede etmiş bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, üniversiteler misyon olarak bilimi öğreten, üreten, yorumlayan, eleştirip zenginleştiren kurumlardır. Bilgi ışıktır, güçtür. Bilgiye, bilimsel ve teknolojik gelişmelere sahip olan ve bunu üretime dönüştüren ülkeler güçlü ülkelerdir. Biz de bu güce sahip olmak için üniversitelere, yükseköğretime çok önem vermekteyiz. İşte, bu amaçla Hükûmetimiz seksen bir ilde üniversite kurmuş bulunmaktadır. Şu an sayısı 139 olan üniversitelerimizin bugünkü sizlerin oylarıyla kurulacak olan yeni üniversiteyle 140’a ve daha sonra yine Hükûmetimizin, Bakanlar Kurulumuzun almış olduğu kararla yeni kurulacak üniversitelerle sayısı daha da artacaktır.

Bu yeni kurulacak üniversiteler içerisinde benim de ilimin içinde bulunmuş olması, Erzurum Üniversitesinin de ayrıca kurulmuş olması bizi çok büyük bir memnuniyete sevk etmiştir. Yıllardan beri özlemini çekmiş olduğumuz ikinci üniversitemizin devletimiz tarafından kurulmuş olmasında başta Sayın Başbakanımız, emeği geçenler ve Sayın Bakanımıza huzurunuzda şükranlarımızı arz etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, üniversiteler eğitim-öğretim yanında bilimsel ve teknolojik çalışmalar yaparak ARGE çalışmalarına önem verirler. Bu amaçla, teknoloji geliştirme bölgeleri oluşturulmaktadır. 2002 yılına kadar sadece 5 adet olan teknoloji geliştirme bölgeleri 2010 yılına kadar 37’ye çıkarılmıştır ve bunlardan 21 tanesi aktif olarak hizmet vermektedir. Teknoloji geliştirme bölgelerinde amaç, sanayici ile bilim adamını bir araya getirerek bilimsel çalışmaların üretime dönüşmesini sağlamaktır. İşte, bu amaçla teknoloji bölgelerinde faaliyet gösteren firma sayıları da gittikçe artmaktadır. Şöyle ki: 2002 yılında yok denecek kadar az olan firma sayısı 2003 yılında 169, 2010 yılında ise 1.287 firmaya yükselmiştir.

Ayrıca, buralarda istihdam edilen personel sayısında da büyük bir artış olmuş, 2003’te 2.543 personel görev yaparken, 2010 yılında 11.150 personel burada istihdam edilmiş bulunmaktadır.

Ayrıca, 2003 ve 2009 yılları arasında bilim insanı sayısında 9 kattan fazla bir artış olduğu görülmektedir; bu da Hükûmetimizin bilime, ARGE’ye verdiği önemi açıkça ortaya koymaktadır. ARGE’ye ayrılan para ve harcamalar, 2002 ve 2008 yılları arasında yüzde 2,9 oranında artırılmıştır.

Bilim ve teknoloji çalışmalarının ticari ürün veya üretime dönüştürülmesi ve bunun sonucunda da patentle sonuçlandırılması arzu edilen bir sonuçtur.

Yine, geçmiş yıllarla mukayese yaparak baktığımız zaman, 2002 ila 2003 yılları arasında, maalesef patent alan ürün sayısının sıfır olduğunu görüyoruz, ama daha sonraları, 2005 yılında 63 ürün, 2010 yılında ise 297 ürünün patent aldığını görmekteyiz.

Bu bilgiler doğrultusunda, Türk-Alman Üniversitesinin yapacağı eğitim ve öğretim yanında bilim ve teknoloji alanında da önemli faydalar sağlayacağına inanıyor, hayırlı olması dileğiyle yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 1 Nisan 2010

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook