İcra ve iflas kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin (s.s.915)
Çorum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 105. Birleşim · 3. yasama yılı · 31 Mayıs 2005 · 490 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muzaffer Külcü (AK Parti), 31 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İCRA VE İFLAS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN (S.S.915)); konuşma 490 kelime.
Muzaffer Külcü (AK Parti, Çorum). “İcra ve iflas kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin (s.s.915)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 31 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muzaffer-kulcu-22-2005-05-31-icra-ve-iflas-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-s-s-915 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUZAFFER KÜLCÜ (Çorum)Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; Hatay Milletvekilimiz ve AK Parti Grup Başkanvekilimiz Sayın Sadullah Ergin'in İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifiyle ilgili, 1 inci madde üzerinde söz almış bulunuyorum; bu vesileyle Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, biz, yaklaşık ikibuçuk yıldır -her ne kadar Sayın Koç çok hoşnut olmasa da bu sözümüzden- hem iktidar olarak hem muhalefet olarak Türkiye'de değiştirilmesi gereken birçok yasayı değiştirdik ve günün ihtiyaçlarına, modern hukukun gereklerine uygun bir şekilde yeniden düzenledik ve tabiî, bu yaptığımız çalışmalar, hem Ceza Kanunu olsun hem Ceza Muhakemesi Kanunu olsun hem İnfaz Yasamızdaki değişiklikler olsun, zaman içerisinde, hem uygulamada ortaya çıkan birtakım aksaklıklar, eksiklikler, arızalar dolayısıyla hem de zamanında kamuoyuna sunulmuş olmasına rağmen gerekli tepkiler Büyük Millet Meclisine yasama çalışmaları daha tamamlanmadan ulaştırılmadığı için, yasalaştıktan ve yürürlüğe girdikten sonra bizlere gelip tepkilerini bildirdikleri için, zaman içerisinde değişiklik yapılması gereği tekraren hâsıl olabiliyor.
Bugün, belki, bu konuştuğumuz 1 inci madde de, bu kapsamda değerlendirilebilecek olan değişikliklerden bir tanesi. Az önce, Sayın Küçükaşık da bildirdi, belirtti; biz, 17 Temmuz 2003 tarihinde, yani, yaklaşık olarak bundan iki yıl kadar önce, bu madde üzerinde bir değişiklik yapmıştık, bir çalışma yapmıştık. Şimdi, yeniden bir çalışma yapıyoruz. Bir değişiklik ihtiyacı hâsıl oldu. Bu nereden çıktı? Belirttiğim tarih, 2003'ün temmuz ayı. Ondan sonra, biz, söylediğim gibi, Türk Ceza Kanununda ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda tamamen köklü değişiklikler yaptık ve bu değişiklikler, özel kanunların da birçok kısmını yakından etkiledi ve onların üzerinde de değişiklikler yapılması ihtiyacı hâsıl oldu. Bundan dolayı, biz, bugün, özellikle Kabahatler Kanunu ve Ceza Kanunundaki o ceza sistemine ilişkin yapılan değişikliklerden dolayı bu değişikliği de gerçekleştirmek zorunda kaldık.
Değerli arkadaşlarım, az önce, Sayın Küçükaşık konuşmasını yaparken, sanki, biz, komisyon çalışmalarını yürütüyorken birilerinin gözünden bir şeyleri kaçırmaya çalıştık; ama, Sayın Küçükaşık bu kürsüye gelip söyleyince gözden kaçıramayacağız, hemen bir önergeyle durumu düzeltelim gibi bir ifade kullandı yahut da böyle anlaşıldı; yumuşak bir ifadeyle öyle söyleyeyim.
Değerli arkadaşlar, biz, bu teklifle, bakınız, yaptığımız bu değişiklikle, hiç kimseyi hiçbir şeyden kurtarmak gibi bir çabanın, gayretin içerisinde değiliz. Az önce, komisyon sıralarında oturan arkadaşlarımızla da bu konuyu görüştük; dediler ki: "Bu bir yazım hatasından kaynaklanmıştır." Komisyonda, bu konular değerlendirilmiştir. Böyle olmasının uygun olduğu, mevcut haldeki ikinci ve üçüncü fıkraların korunmasının gerektiği ve gerekli değişikliklerin bunların üzerine ilave edilerek yapılması gerektiğinin doğru olduğu söylendi ve biz de, bunun üzerine, Grup Başkanvekilimiz Sayın Sadullah Ergin'in vermiş olduğu teklifi bunun üzerine yapılandırdık.
Değerli arkadaşlar, bakınız, o ikinci fıkrada, iflasla ilgili bir düzenleme var; cezaî yaptırımı değişmek kaydıyla, aynen devam ediyor. Üçüncü fıkrada, konkordatoyla ilgili bir düzenleme var; o da, yine, cezaî müeyyidesi değişmek kaydıyla, mevcut 331 inci maddedeki düzenleme ne ise, o şekilde varlığını devam ettiriyor. Hal böyle olunca, hiç kimsenin, hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. O, belki, bir anlık, akla gelmiş ve ağızdan çıkmış olan bir sözdür. Kimsenin aklında da böyle bir şeyin olmaması gerekir.
"Peki, bir yıl önce yaptık, altı ay önce yaptık, yürürlüğe soktuk, bazı yasaları yeniden değiştiriyoruz; niye" deniliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 31 Mayıs 2005