Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Bayburt Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 27. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Kasım 2017 · 741 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Naci Ağbal (AK Parti), 22 Kasım 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle); konuşma 741 kelime.
Naci Ağbal (AK Parti, Bayburt). “Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 22 Kasım 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/naci-agbal-26-2017-11-22-bazi-vergi-kanunlari-ile-diger-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=63741
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Öncelikle, Sayın Özdemir’in sormuş olduğu sorular münasebetiyle ben de bütün öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyorum. Sağlık, huzur içerisinde, evlatlarımızı yetiştirmelerini temenni ediyorum.
Öğretmen alımları konusunda Millî Eğitim Bakanlığımızla gerekli çalışmaları yaptık. Aslında 2018 yılı bütçesinde kamuya alınacak toplam personel bakımından ve bu alınacak personelin kurumlar itibarıyla dağılımı konusunda da bütün bakanlıklarımızdan gelen talepleri birlikte değerlendirdik. Takdir edersiniz ki, gerek eğitim hizmetleri sınıfında gerek sağlık hizmetleri sınıfında gerek teknik hizmetler sınıfında ve genel idare hizmetleri sınıfında kamu kurumlarımızın artan ihtiyaçlarına paralel olarak bir personel talepleri var. Diğer taraftan, bütçemizin imkânlarını da dikkate almak durumundayız. Personel harcamaları, yıllar itibarıyla bakıldığında bütçenin içerisinde artan bir oranda yer kaplıyor. Şunu da ifade etmek lazım: AK PARTİ hükûmetleri döneminde son on beş yılda Millî Eğitim Bakanlığının istihdam ettiği öğretmen sayısı yaklaşık 550 bin ilave olarak geldi. Rakamları yanlış da söylemek istemem ama 500 bin civarındayken öğretmen sayısı, şimdi yaklaşık olarak 500 binin üzerinde de öğretmen bu dönemde kamuya alındı. 40 bin öğretmen aldığımız yıllar da oldu. Hatırlıyorum, 2010-2011 yıllarında ve bazı yıllarda bunu da yaptık. Millî Eğitim Bakanlığımızla yaptığımız çalışmalarda öğretmen sayısındaki bu artışa bakıldığında aslında norm açığının yıllar itibarıyla önemli ölçüde azaldığını da görüyoruz. Burada belki de önemli konulardan bir tanesi mevcut öğretmenlerimizin iller ve ilçeler itibarıyla dağılımının rasyonelleştirilmesi konusu; bunun da kolay bir konu olmadığını biliyorum. Bu açıdan, Millî Eğitim Bakanımızın yapmış olduğu açıklamada ifade etmiş olduğu 20 bin öğretmen alımı konusunda iki bakanlık olarak bir taraftan bütçe imkânlarını dikkate alırken diğer taraftan da özellikle Millî Eğitim Bakanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda bu sene içerisinde alabileceğimiz öğretmen sayısı olarak değerlendirdik. Bu konuda 2018 yılı bütçe kanunu yasalaştıktan sonra da gerekli resmî yazışmalar da yapılacak ve bu karşılanacak. İnşallah, ümit ediyorum ki önümüzdeki yıllarda da bütün gayretimizle bu norm açığını kapatacağız. Şunu da ifade etmek lazım: Aslında yıllar itibarıyla öğretmen açığında hızlı bir azalma var ama ilave olarak kalan kısımla ilgili de çalışmalar yapacağız. Tekrar, ben, bütün öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.
Sayın Kayışoğlu Bursa’daki yatırımlarla ilgili birtakım hususları gündeme getirdi, herhâlde Bursa’da şu anda kendince önemli gördüğü konular ama müsaade ederseniz, şu anda elimde bilgi yok... Ama bir konuda farklı düşünüyorum yani burada Hükûmet olarak 2002 yılında göreve geldiğimizde kamu yatırım programında yer alan ve yıllardır bitirilmeyen, yıllardır başlanılmayan, başlanılıp da mesafe kaydedilmeyen birçok projeyi 2002 yılında göreve geldikten sonra hızlı bir şekilde çalışıp projelerden doğru ve verimli olmayanlar çıkarıldı, yeni projeler girdi ve 2002 yılında kamu yatırım projelerinin ortalama bitirme süresi sekiz yıldı, şimdi biz bunu dört yıla kadar indirdik ve bu dönemde de eğitimde, sağlıkta, altyapıda, ulaştırmada birçok alanda da önemli yatırımlar yaptık ama Bursa’yla ilgili konularda ilgili bakanlarımızla da konuşurum.
Merkezî yönetim bütçesinde biz ödenekleri kurumlara veriyoruz, illere bütçe ödeneği dağıtma şeklinde bir bütçe tekniği yaklaşımı yok. O açıdan bu konuda net bir rakam veremeyeceğim.
Sayın Tanal’ın Suriyeli kardeşlerimize Hükûmetimiz tarafından, devletimiz tarafından burada bulundukları süre zarfında bugüne kadar yapılan yardımlarla ilgili olarak sordukları soruyla ilgili şunu söylemek gerekiyor: Burada merkezî yönetim bütçesinden bu kardeşlerimizin gerek sağlık harcamaları için gerek eğitim harcamaları için gerekse barınma harcamaları ve diğer sosyal yardım harcamaları için gerek AFAD gerekse diğer bakanlıklarımızdan bütçeden kaynak ayırıyoruz ve bunları harcıyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımız da harcama yapıyor. Ama bizim bütçemizin içinde özel olarak Suriyeli vatandaşlara dönük bir özel tertip olmadığı için o bulunulan illerde veya bu kardeşlerimizin yaşadığı illerde sağlanan bütün hizmetlerden ilave olarak bu talep geldiği için ayrıca harcamalar yapılıyor. Sağlık harcamaları da aynı şekilde yapılıyor. Onun gibi bugün birçok bakanlığımız gerek Millî Eğitim gerek Sağlık Bakanlığı gerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gerek TOKİ gerek yine bu kardeşlerimize doğrudan veya dolaylı hizmet veren birçok bakanlığımız bu anlamda harcamalar yapıyor. İlaveten merkezî yönetim bütçesi dışında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarımız var. Bu kamu kurum ve kuruluşlarımız da kendi bütçelerinden bu Suriyeli kardeşlerimize dönük olarak harcamalar yapıyor. Yine mahallî idareler, belediyeler, il özel idareleri yine harcamalar yapıyor. Dolayısıyla bütün bu harcamalarla birlikte -bunlar nakdî harcamalar- ayrıca yine bu Suriyeli kardeşlerimizin hizmetlerinin görülebilmesi için ilave personel tahsisatı yapılıyor. Ülkelerin yapmış oldukları yardım harcamalarının maliyetlemesinin nasıl olacağına ilişkin, bu mali hesaplarının nasıl belirleneceğine ilişkin uluslararası metotlar var, yöntemler var, kurallar var. Her ülke sosyal yardım anlamında göçmenlere veya mültecilere dönük yapılan harcamalar konusunda yaptıkları harcamaları uluslararası anlamda belirlenmiş olan bu ölçütlere, bu metotlara bağlı olarak yapıyor. Onun için Türkiye olarak, bugün yapmış olduğumuz harcamaları, bütçeden çok önemli harcamalar yapıyoruz ama onun dışında bir de uluslararası ölçüm ve metotlara uygun olarak tahsis ettiğimiz kaynaklardan dolayı da yaptığımız harcamalar var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
162 konuşma daha · 22 Kasım 2017