Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Bayburt Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 76. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Mart 2018 · 1.147 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Naci Ağbal (AK Parti), 22 Mart 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle); konuşma 1.147 kelime.
Naci Ağbal (AK Parti, Bayburt). “Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/naci-agbal-26-2018-03-22-katma-deger-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlar-ile-178-sayili-kanun-hukmu (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=68076
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt)Sayın Başkanım, çok değerli milletvekilleri; sözlerimin başında İslam âleminin Regaip Kandili’ni tebrik ediyorum, bu gecenin hepimizin birliğine, beraberliğine vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Bugün huzurlarınıza Katma Değer Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında Hükûmet adına görüşlerimizi ifade etmek üzere çıkmış bulunuyorum. Öncelikle, yapılacak bu yasal düzenlemenin ülkemiz ekonomisine hayırlar getirmesini niyaz ediyorum. Önemli bir yasal değişiklik yapıyoruz. Katma değer vergisi, hepinizin bildiği üzere otuz üç yıldır uygulanan bir sistem. Zaman içerisinde birçok değişiklik yapıldı ama hiçbir zaman için bazı temel müesseselerle ilgili bir değişiklik olmadı. O açıdan bu değişikliği son derece önemli buluyorum. Buna “Reform.” demiş olmanızın da “Reform değildir.” demiş olmanızın da bir kıymeti yok. Esas olan burada, vatandaşın, ekonominin beklentisi olan ihtiyaçları karşılıyor muyuz, karşılamıyor muyuz? Bu kanun tasarısını hazırlarken bütün meslek örgütleriyle, sivil toplum örgütleriyle, iş âlemiyle, küçük esnafla, esnaf odalarıyla bir araya geldik; konuşulmadık, görüş alınmadık herhangi bir kurum kalmadı. Başka ülke uygulamalarını teker teker inceledik. Avrupa Birliği ülkelerinde katma değer vergisi kanunu uygulamalarını gözden geçirdik, analiz ettik. Yine, burada, sahada karşılaşılan sorunlarla ilgili analizler yaptık. Özellikle yapacağımız düzenlemelerin ekonomik etkileri konusunda, vergi sistemi üzerinde doğuracağı etkiler konusunda senaryo analizleri yaptık. Bir yıla yakın bir ön hazırlık dönemi olan bir kanun tasarısı çalışması ve ortaya çıkan neticeleri ve önerileri de paydaşlarla tekrar konuştuk ve bugün memnuniyetle görüyoruz ki önce Plan ve Bütçe Komisyonun görüşülen şimdi Genel Kurula gelen kanun tasarısı gerçekten Katma Değer Vergisi Kanunu uygulaması bakımından beklentileri karşılayan, herkesin “Bir an önce yasalaşsın.” dediği bir kanun tasarısı. Neden? Mükellefe kolaylıklar getiriyor, işletmelere kolaylıklar getiriyor, onların üzerindeki yükleri alıyor.
Şimdi, deniyor ki “Bir kanunun reform olup olmadığını belirleyen şey, vergi oranlarında indirim olup olmadığı, istisnalarla ilgili getirdiği yaklaşım.” Komisyonda da ifade ettim, bu tasarının en büyük iddiası şudur: İşletmeler üzerindeki vergi yükünü aşağı çekiyor. Bu önemli mi? Önemli tabii çünkü otuz üç yıldır uyguladığımız Katma Değer Vergisi Kanunu'nda otuz üç yıldır diyoruz ki işletmelere: Alışlarınız sırasında ödediğiniz KDV'yi satışlarınız sırasında tahsil ettiğiniz KDV’den düşüp bir şekilde bunu gideremezseniz bu katma değer vergisi yükü sizin üzerinize kalacak. Yani işletme olarak adı konulmamış, kanunla belirlenmemiş bir vergi yüküne efektif olarak katlanıyorsunuz. Bu vergi yükü kartopu gibi yıllar itibarıyla büyüyor, büyüyor, büyüyor; işletmeler üzerinde âdeta bir kambur hâline gelmiş. İşletmelerin bilançolarında KDV alacağı olarak gözüken bir rakam var ama bu rakamları yıllardır alamıyorsunuz. Hatta mevcut sistemde yatırımcı âdeta cezalandırılıyor. Bir yatırım yapıyorsunuz, istihdam sağlamak için, ihracat yapmak için önemli bir konuda ciddi bir yatırıma girişiyorsunuz ama mevcut sistem size diyor ki: Yatırım sırasındaki yüklendiğiniz KDV’leri yıllar itibarıyla satışlar üzerinden tahsil ettiğiniz KDV’den düşerek almaya çalışın. Ne kadar? Ne kadar olursa. Bir vaat yok, taahhüt yok, süre yok, hiçbir yükümlülük yok. Devlet rahat, devlet orada diyor ki: Kardeşim, yaz. Herhangi bir şekilde bu talep edilemez. Şimdi, bu doğru mu arkadaşlar? Burada diyoruz ki: Katma değer vergisi bir tüketim vergisidir. Verginin yükümlüsü, üzerinde vergi yükü oluşacak kişi tüketicidir. Üreticiler, işletmeler Katma Değer Vergisi Kanunu bakımından sadece aracıdırlar; sistem ve zincir içerisinde alırlar, verirler ama esas vergi yükü tüketici üzerinde kalır. Ama efektif olarak bakıldığında bu sistem böyle olmamış.
Dolayısıyla, biz burada yaptığımız çalışmalarda bütün bu konuları analiz ettik. Vergi yükünü net bir şekilde azaltması bakımından, vergiye uyum maliyetlerini düşürmesi bakımından, işletmelere sağladığı kolaylıklar bakımından, adaletli olmayan vergi uygulamalarını kaldırması bakımından, evet, bu bir reformdur. Bir reformdan ne bekleriz? Vatandaşa kolaylık bekleriz; işinde, yapılan işlerde bir noktada vatandaş rahatlasın isteriz. Reform bir amaç değil ki, bir araç. Bu kanun bu anlamda kanunlardan beklenen amaçları sağlayan önemli bir yasal düzenleme.
Bugün katma değer vergisi veya dolaylı vergiler bakımından baktığımızda, Türkiye uygulaması OECD uygulamalarıyla, Avrupa Birliği uygulamalarıyla hemen hemen aynı. Devreden KDV’nin iade edilemezliği kuralı sadece ve sadece bizde var. Otuz üç yıl önce konulmuş, e, değişmesi lazım. Gelinen noktada bir mesele, bir kanun kuralı eğer ekonomi üzerinde yük oluşturuyorsa, ekonomi üzerinde yükümlülükleri büyütüyorsa onu çözmeniz lazım. Bu açıdan doğru bir yaklaşım olduğunu söylemem lazım. Burada birçok başka kolaylıklar da getiriliyor ve ben inanıyorum ki bu yasal düzenlemeden sonra katma değer vergisinde yepyeni bir dönem başlıyor. Kayıtlılığın artacağı bir dönem bekliyoruz çünkü neden? İşletmeler üzerinde kanunlarla yük getirmeniz o kadar bir vergiyi alacağınız anlamına gelmiyor; bazen bu, kayıt dışılığı destekliyor, kayıt dışılığa zemin hazırlıyor. Biz burada hakkaniyetli, adaletli, yapılan işlemin doğasına uygun kolaylıklar getirmek suretiyle aslında kayıtlılığı bir noktada da teşvik etmiş olacağız.
Katma değer vergisi iadesi sadece, şu anda, mevcut sistemde ihracat teslimlerinde veya indirimli orana tabi ürünlerin teslimlerinde kullanılan bir yöntem. Biz şimdi diyoruz ki: “İhracat olmasa da indirimli orana tabi bir işlem olmasa da on iki ay içerisinde giderilemeyen bir vergi yükü varsa devlet bunu iade eder.” Çalışmaları yaparken gördük, İngiltere’de bu bir ayda iade ediliyor. Yani ocak ayında yüklendiniz KDV’yi, bir ay sonra gittiniz, o KDV yükü üzerinizde kalmış, devlet size KDV’nizi iade ediyor. Biz de şaşırdık “Bir ayda acaba bu şekilde iade edilebilir mi?” diye ama sistem orada çalışıyor. Yani burada “İade etmeyeceğim.” demekle sistem çalışmıyor. Bugün “sahte belge, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge” dediğimiz birçok meselenin arkasında aslında bu yaklaşımlar da var. Biz burada ne yapıyoruz? On iki ay içerisinde iade edilmezse iadenin önünü açıyoruz. Ekonomideki imkânlarımızı ve mali imkânlarımızı değerlendirerek bu süreyi üç aya kadar indirme konusunda Maliye Bakanlığına yetki alıyoruz yani mükellefin lehine olmak üzere süreyi daha da erkene çekmenin önünü açıyoruz.
Şimdi, biraz önce burada ifade edildi, katma değer vergisi iadesiyle ilgili bu tasarı ne yapıyor? Değerli arkadaşlar, Hükûmet olarak, katma değer vergisi iadelerinin hızlandırılması, iade süreçlerinin kolaylaştırılması için birçok adım attık, atmaya da devam ediyoruz. Özellikle son iki yılda KDV iadelerinde işlemleri azaltan, bürokrasiyi azaltan, iadeleri daha hızlı yapan düzenlemeler yaptık. Sadece KDV iadelerini yapmak için özel ihtisas vergi daireleri kurduk. Bugün KDV iadelerinin yüzde 65’i son iki yılda kurduğumuz KDV iade ihtisas dairelerinde yapılıyor. Ne demek? İhtisas sahibi uzmanlar tarafından çok daha hızlı bir şekilde yapılıyor ve 2016 yılında yıllık 37 milyar lira olan KDV iadesi tutarını 2017 yılında 51 milyar liraya çıkardık. Yani burada iadelerin hızlı bir şekilde yapılması yapılan iadeleri de artırdı. Bu, ne oldu? Ekonomiye can damarı oldu. Aslında biz vatandaştan aldığımız parayı, borcumuzu daha hızlı bir şekilde ödedik. Onun için, burada, Hükûmet olarak KDV’yle ilgili meselelerdeki duruşumuz veya yaptıklarımız bu kanundan ibaret değil ki, bu kanundan önce de birçok Bakanlar Kurulu kararı çıkarttık, Bakanlık tebliğleri çıkarttık.
MAHMUT TANAL (İstanbul)Şimdi yine zam yapıldı Sayın Bakan, son dakika yine zam gelmiş motorine.
MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla)Bakın, bugün artık ihracatçı beş iş günü içinde ihracat iadesini alabilir hâle geldi. Biz vatandaşımıza güveniyoruz, dolayısıyla bunları daha da kolaylaştıracağız. Bizim temel yaklaşımımız vergi kanunlarında vatandaşın işlerini kolaylaştırmak, vatandaşa güveni esas almak, kayıtlı ekonomiyi vergiye gönüllü uyum programlarıyla desteklemek ve bir noktada vatandaşı merkeze alan bir vergi politikasını uygulamak, bunu da inşallah yapmaya devam edeceğiz.
MAHMUT TANAL (İstanbul)Bunun Düzce’ye katkısı ne, Urfa’ya katkısı ne?
MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla)Değerli Vekilim, niye sabır göstermiyorsunuz? Niye anlayış göstermiyorsunuz? Sayın grup başkan vekilinden rica ediyorum yani burada konuşuyoruz, Meclisi bilgilendirmeye çalışıyoruz.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
63 konuşma daha · 22 Mart 2018