Dogal afetlerle ilgili
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 47. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Ocak 2004 · 546 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nail Kamacı (CHP), 27 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DOGAL AFETLERLE İLGİLİ); konuşma 546 kelime.
Nail Kamacı (CHP, Antalya). “Dogal afetlerle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nail-kamaci-22-2004-01-27-dogal-afetlerle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
NAİL KAMACI (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizi son dönemlerde çok etkileyen, can ve mal kayıplarına sebep olan doğal afetlerle ilgili gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bu afetlerden en çok etkilenen Çanakkale, İstanbul, Antalya ve Burdur'da oluşan can ve mal kayıplarında, hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum, mal kaybına uğrayan vatandaşlarımıza da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Değerli arkadaşlar, sadece bu dönemler içerisinde Antalya'da oluşan maddî kayıpların tutarı, 79 trilyon liradır. Bu, önemli bir rakam. Belki, katrilyonlar arasında trilyon çok önemli sayılmayabilir; ama, bence, bu kaynakları, bu zararları, bu eksiklerimizi tamamlamaya kullanmış olsaydık, belki, bunların bir kısmını önleme şansımız olabilirdi. Yıllardan beri -yapılan bir yanlışlık var- nasıl olsa doğal afetler arada sırada bir oluyor, fazla olmuyor, olduğu zaman da çabuk unutulup gidiliyor; o yüzden, buna yatırım yapmanın çok anlamı yok; çünkü, bir getirisi de yok anlayışı içerisinde olduk. Bu konuşmalarımız, bu dönem İstanbul da böyle bir felakete uğradığı için, gündemde tutulmanın getirdiği bir sonuçtur. Eğer, İstanbul'da olmasaydı, bugün, yine, bunları konuşmuş, ama, bir şey yapmamış olurduk; çünkü, onbeş aylık yasama döneminde, 7-8 arkadaşımız, gündemdışı konuşmalarında, Tarım Komisyonundaki konuşmalarında, hep doğal afetlerle ilgili konuyu gündeme getirdiler. Ben, geçen dönem, yine kasım veya aralık ayında bir konuşma yapmışım. Daha sonra, hem AKP'den hem de Cumhuriyet Halk Partisinden arkadaşlarım gündemdışı konuşmalar yapmışlar. Sonuçta geldiğimiz nokta nedir; Sayın Bakanın biraz önce verdiği yanıtlar gibi, 20 dakikalık yanıtlar ve yanıtlardan sonra yapılan herhangi bir şeyin olmaması... Bunu, özellikle söylüyorum.
Değerli arkadaşlar, geçen dönem, kasım ve aralık aylarında Antalya'da olan sel felaketlerinden sonra, Antalya'da önemli ölçüde bir yatırım olmamıştır. Bunu, açık yüreklilikle söylüyorum. Yani, ne kapanan dereler açılmıştır ne elektrik hatları, trafo hatları yenilenmiştir ne de göletler yapılmıştır. Sadece, buradan konuşmayla, orada yaşayan vatandaşlarımıza manevî destek verilmiştir veya orada bulunan görevliler, gitmişler, yerinde tespitler yaparak, istatistikî bilgi olarak devlet kayıtlarına geçirmişlerdir. Onun ötesinde, herhangi bir vatandaşımıza maddî bir kayıt, bir destek sunulmamıştır değerli arkadaşlar.
Değerli arkadaşlarım, bunu böyle yaptığınız sürece, halkın devlete olan güveni devamlı azalmakta. Bunu açık yüreklilikle söylüyorum; halkın devlete olan güven azalmakta... Bu güveni, bu dönem içerisinde yeniden tesis etmenin yolunu bulabilmeliyiz.
Doğal afetler, adından da anlaşılacağı gibi, her sene olmayan, 50 yılda, 100 yılda olabilen afetlerdir. Ancak, son dönemlerde, özellikle dünyanın küresel ısınmasından dolayı, ne zaman nerede olacağı belli olmayan afetler sistemi gelişmiştir ve özellikle her yıl olagelen bir hale gelmiştir. Bu anlamda, doğal afetlerin önüne geçmek mümkün olmayabilir; ancak, onun yaralarını, onun acısını azaltma şansımız vardır. Geçen dönem ve bu dönem olan sel felaketlerinden sonra, özellikle o bölgelerde yaşayan üreticilerin sorunları bir çözüme ulaştırılmamıştır.
Daha geçen hafta, Antalya Altınova'da çiçekçilik festivali vardı. Antalya'daki çiçekçilik, Türkiye ihtiyacının yüzde 75'ini karşılıyor. Bunun yanında, tarımda, maalesef, son dönemlerde yaşadığımız ithalatın olmadığı... Tarımda, diğer ürünlerde ithalat yapıyoruz; ama çiçekçilikte, hem Hollanda'ya hem de İngiltere'ye ihracat yapıyoruz. Geçen gün festivale katıldık. Ne güzel bir ortamda, ne güzel bir havada festival düzenlendi, birinci, ikinci, üçüncülere ödüller verildi ve bir hafta sonra, aldığımız habere göre, şu anda o bölgede seraların yerinde yeller esiyor.
Değerli arkadaşlar, bu vatandaşlara, bu üreticilere kim yardım edecek? Sadece orayı tespit etmekle, o bölgedeki afeti devlete bildirmekle sorunları çözmüş mü oluyoruz acaba? O insanların birçoğu başka yerlerden geldi oraya, yarıcılık yapıyorlar, yani ortakçılık yapıyorlar; Uşak'tan gelen var, Burdur'dan gelen var, Denizli'den gelen var, Isparta'dan gelen var. Bugün, Türkiye, sebze üretiminin...
(Mikrofon otomatik olarak kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 27 Ocak 2004