Dünya çocuk işçiliği ile mücadele günü hakkında
Van Milletvekili ·
Genel Kurul, 119. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Haziran 2013 · 549 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nazmi Gür, 12 Haziran 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İLE MÜCADELE GÜNÜ HAKKINDA); konuşma 549 kelime.
Nazmi Gür (Van). “Dünya çocuk işçiliği ile mücadele günü hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim tutanağı, 12 Haziran 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nazmi-gur-24-2013-06-12-dunya-cocuk-isciligi-ile-mucadele-gunu-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=24138
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)NAZMİ GÜR (Van)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlar, bugün 12 Haziran ve seçimlerin üzerinden iki yıl geçti, tam 9 arkadaşımız -bu Parlamentonun seçilmiş, halk oyuyla, halk iradesiyle seçilmiş- hâlen cezaevinde. Ben de bugünkü konuşmamı cezaevinde tutuklu bulunan 6 BDP milletvekili için ve onlar adına yapıyorum, onlara adıyorum.
Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü, uzun yıllardır sadece ülkemizde değil ama dünyanın birçok kentinde, birçok ülkesinde çocukların âdeta köle koşullarında yaşatıldığı, çalıştırıldığı ve çocuk işçiliğiyle mücadele amacıyla ilan edilmiştir. Özellikle, Birinci ve İkinci Dünya savaşları yıllarında “Eğer cepheye çocuklar sürülmeye başlanmışsa o halk geleceği tüketiyor demektir.” diye bir söz söylenirdi. Biz de şimdi söylüyoruz ki eğer bu sistemde savaşların şekli ekonomik rekabete evrilmiş durumda ve yine çocuklarımız bu sistemde en ağır bedeli ödemeye devam etmektedir. Ekonomik pazar savaşlarında ucuz iş gücü olarak çocuklar ağır yükler altına sokulmaktadır. Dolayısıyla çocuklarımız savaştırılarak değil çalıştırılarak tüketilmektedir. Böylece uluslar küçük yaşta çocuklarını çalıştırarak da gelecek nesillerini tüketiyor olabilirler.
ILO’nun 2012 verilerine göre dünyada 5-14 yaş arasında 250 milyon, 12-17 yaş arasında ise 283 milyon çocuk işçi bulunmaktadır. Yani toplamda 533 milyon çocuğun okul yerine tarlada, fabrikalarda, atölyelerde köle koşullarında emekleri sömürülmektedir. Türkiye’de ise 2 Nisan 2013 TÜİK verilerine göre 6-17 yaş arasında çalışan toplam çocuk sayısı tamı tamına 893 bin kişidir. Bu rakam sadece resmî kayıtlara dayalı bir veriyi göstermemektedir. Ne yazık ki gerçek hayatta kayıt dışı olarak çalıştırılan çocukları da hesaba katarsak bu rakam 2 milyonu aşar.
Değerli arkadaşlar, sevgili milletvekili arkadaşlarım; özellikle bölgede Van, Hakkâri, Şırnak gibi, Urfa, Mardin gibi sınır illerinde olmak üzere bölgenin ve Türkiye'nin birçok ilinde yoğun çocuk emeği sömürüsü yaşanmaktadır. Çocuklar okul yerine maalesef ağır iş koşullarında emekleri sömürülüyor, çalıştırılıyor. Özellikle küçük sanayi sitelerinde, sokaklarda, mevsimlik işçi olarak tarlada çocuklarımızın emekleri sömürülüyor.
Ne yazık ki bu gerçekler karşısında Hükûmet çocuklardan yana düzenlemeler yapmak yerine sermayenin çıkarına hizmet edecek ucuz iş gücü imkânlarını artırmaya çalışmıştır. Hükûmetin eğitim sisteminde gerçekleştirdiği son düzenleme yani şu meşhur 4+4+4 ile zorunlu öğretim yaşı 13 yaşa çekilmiş durumdadır. Bu durumda ortaokul bitiş yaşı da çocuk işçiliği yaşını fiilen on üç yaşına düşürmektedir. Bu düzenleme, çocuk işçi sayısının artışına neden olacaktır ve yakın zamanda istatistiklere de yansıyacaktır.
Sosyal devlet ilkesi gereği ve Anayasa’nın ailenin korunması ve çocuk haklarını düzenleyen 41’inci maddede belirtildiği üzere “Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirler alır.” hükmü söz konusudur. Hükûmet, bunun gereğini yerine getirmemiştir. Türkiye’de 2 milyonu aşkın çocuk işçi varken ve bu sayı her yıl artıyorken Anayasa’dan yasalara yansıyan ve özellikle sermayenin ihtiyacını karşılayan ucuz iş gücü yaratmaktan başka bir düzenleme yapılmamıştır.
Değerli arkadaşlar, Hükûmet, çocuklar için bir hassasiyet taşıyorsa önce çocukların çalışmasına neden olan koşulların ortadan kaldırılması için gerekli yasal düzenlemeleri yapmak zorundadır. Çocukların bedensel ve fiziksel gelişimleri ve eğitim süreçleri bitmeden çalışma yaşamına itilmemelidir. Bunun için “herkes için parasız eğitim” temel kural olmalıdır. Köle koşullarında çalıştırılan çocuk işçilerin emeğinin sömürülmesine derhâl son verilmelidir. Özellikle bölgede çocukların karşı karşıya kaldığı ve sınırları geçerek kahredici koşullarda yaşayan çocuklarımızın sorunlarının çözümü için Hükûmet derhâl adım atmalıdır. Unutmayalım ki özellikle bölgede sınır boylarında, sizin “kaçakçılık” dediğiniz, onların ise yaşam şartlarını bir an önce düzeltmek için yaptığı çalışmalarda onlarca çocuk hayatını kaybetmiştir. Roboski bunların en somut örneğidir.
Değerli arkadaşlar, bir an önce Hükûmeti, çocuk işçiliğini önlemek için tedbire davet ediyoruz. Bu konuda Hükûmetin getireceği her türlü yasal düzenlemeyi içten destekleyeceğimizi ilan ediyoruz. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
65 konuşma daha · 12 Haziran 2013