Bilirkişilik Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 15. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Kasım 2016 · 658 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Necati Yılmaz (CHP), 2 Kasım 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bilirkişilik Kanunu Tasarısı münasebetiyle); konuşma 658 kelime.
Necati Yılmaz (CHP, Ankara). “Bilirkişilik Kanunu Tasarısı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 2 Kasım 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necati-yilmaz-26-2016-11-02-bilirkisilik-kanunu-tasarisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=53063
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA NECATİ YILMAZ (Ankara)Sayın Başkan, Sayın Divan, sayın milletvekilleri; bilirkişilik kurumu yargı sisteminin en sorunlu, en fazla eleştiri alan konularından biridir. Bu kuruma yönelik eleştiriler daha çok mesleki yetersizlik, liyakatsizlik, raporların kalitesizliği, rapor sürelerinin uzunluğu, bilirkişiye başvuruların fazlalığı, rapor standartlarının oluşmaması, yargı yetkisinin bilirkişiye devredilmesi gibi başlıklar altında yoğunlaşmaktadır. AB raporlarında da bilirkişilerin sertifikasyonu, eğitimi, denetimi ve performans ölçümleri yapılması amacıyla bu alanda düzenleyici ve denetleyici bir yapının kurulması gerektiği belirtilmektedir. Kanun tasarısının genel gerekçesinde tüm bu görüşlere etraflı bir şekilde yer verilmiştir ancak yapılan düzenleme bu sorunları gidermeyip yeni sorun alanları yaratacak gibi görülmektedir. Tasarıda özel hukuk tüzel kişilerine bilirkişilik yolunun açılması bu yeni sorunlu alanlardan biridir.
Sayın milletvekilleri, bilirkişi, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda yargı mercileri tarafından bilgi ve görüşlerine başvurulan uzman, tarafsız kişidir. Burada belirtilen uzmanlık, dürüstlük, güven, yemin etme, sır saklama, verilen görevi bizzat yerine getirme bilirkişiliğin gerçek kişiler tarafından ifa edilmesi gereken bir görev olduğunu ortaya koymaktadır. Yine, yasaklılık ve bilirkişinin reddi kurumları da gerçek kişiler bakımından işletilecek yol ve yöntemlerdir. Bu gerçekliğin tersine, özel hukuk tüzel kişilerine bilirkişilik yolunun açılması, bir kamu hizmeti ve görevi olan bilirkişiliği bir mesleğe ve zaman içerisinde ticari bir faaliyete dönüştürecektir.
Sayın milletvekilleri, bilirkişilik faaliyetinin merkezîleştirilmesi ve yürütmeye bağlanması bu tasarının temel karakterini oluşturmaktadır. Bu amaçla tasarıya üç yeni merkezî yapı konulmuştur. Bunlardan birincisi; başkanlığını müsteşarın yaptığı Bilirkişilik Daire Başkanlığıdır. Bu düzenlemeyle bilirkişilik delili iktidarın müdahalesine açıktır ve emrine sunulmaktadır.
Sayın milletvekilleri, özel bir adli kolluğun olmaması nedeniyle iktidarın sicil yetkisine sahip olduğu idari kolluk üzerinden yargıya yaptığı müdahaleler bilinmektedir. Keza, en son Cumhuriyet gazetesi soruşturmasında olduğu gibi, savcılara verilen talimatlar ve savcı rolleri üstlenilerek iktidarın yargıya müdahalesi de hatırlanmaktadır. Yine, bakan ve müsteşarın HSYK içerisindeki konumuyla yargıya müdahalelerini de çok iyi biliyoruz. En son “adli yıl açılış töreni” adıyla, saraydaki, yargı bağımsızlığının defin töreninde yargıç ve savcıların düğmesiz cüppelerini ilikleyerek yürütmenin karşısında önce ayağa kalkıp sonrasında nasıl eğildiklerini aklımızdan hiç çıkaramıyoruz. Bu düzenlemeyle, merkezîleşmiş ve yürütmenin denetimine sokulmuş bilirkişilik kurumu üzerinden iktidarın yargıya müdahalesine yeni bir yol açılmaktadır.
Tasarıyla oluşturulan ikinci kurul, bilirkişilik bölge kurullarıdır. Bu kurullar performans değerlendirmesi yaparak bilirkişilerin sicillerinin tutulmasına ve listeden çıkarılmasına karar verebilecektir. Bilirkişilerin nasıl bir temel eğitimden geçirilerek listeye kabul edileceği bu tasarıda belirsizdir. Listeden çıkarılmak için de etik ilkeler, güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlar gibi hiç de somut olmayan kavramlar ölçü alınmaktadır. Bu durum iktidarın keyfîliğine olanak tanımaktadır.
Üçüncü yapı, Bilirkişilik Danışma Kuruludur. Bu kurul yetkisiz, salt bürokratik bir anlayışla tasarlanmış olup tasarıdaki bu hâliyle gereksiz bir kuruldur. 28 kişilik bu kurul yılın belli zamanlarında toplanıp sadece tavsiye kararları alabilecektir. Bu tavsiyelere uyulmamasının da bir yaptırımı görülmemektedir. Bu kurulda mesleki ve teknik uzmanlık alanlarının temsilcilerinin artırılması, yetkilerinin çoğaltılması, kararlarının etkili ve bağlayıcı hâle getirilmesi kurulu anlamlı hâle getirecektir.
Tasarı bu hâliyle sorunu çözmeye odaklı ve objektif bir düzenleme olmaktan ziyade yürütmenin yargı üzerindeki etkinliğini artıran ve buna bağlı yeni sorunlar yaratacak olan bir düzenlemedir.
Sayın milletvekilleri, 15 kez sistem değişikliğiyle de eğitim sistemini çürütüp amacını ve işlevini kaybettiren iktidar, yargıyı çürütme ve adalete olan güveni kaybettirme çalışmalarını bu tasarılarla tamamlamak üzeredir. Bu yapılanların iş bilmezlikten değil, bilinçli ve sistemli bir şekilde demokrasiyi çürütme ve devleti ele geçirme niyetinden kaynaklandığını çok iyi biliyoruz.
Sayın milletvekilleri, sorunları çözmek yerine sorunları yönetmek ve istismar etmekten vazgeçmedikçe biz hiçbir sorunumuzu çözemeyiz. İktidara verilen oyların devleti ele geçirmek için değil, seçildiği dönemle sınırlı olmak üzere devleti yönetmek için verildiğini idrak etmedikçe biz hiçbir sorunumuzu çözemeyiz ve keza “Biz hukuka uymayacağız, hukuk bize uydurulsun.” sözleri fütursuz bir suç ikrarı olarak kabul görmedikçe biz sorunlarımızı çözemeyiz.
Sayın milletvekilleri, bir tek kişinin iradesine tabi olmadan Parlamentodaki her bir milletvekilinin iradesinin serbestçe ortaklaştığı işleyişleri Meclis çalışmalarımıza hâkim kılarak sorunlarımızı çözebiliriz. Ancak maalesef, bu durum şu an için olanaklı görünmüyor. Çünkü ülkemiz on dört yıldır her şeyi, hepimizin toplamından daha iyi bilen, bildiğini sanan bir tek kişinin anlayışıyla yönetiliyor. Çünkü diğer hatiplerin de ifade ettiği gibi, ülkemizde her şeyi bilen bir bilirkişi var.
Bakın, neler söylüyor…
(Hatibin tablet bilgisayardan bir ses kaydı dinletmesi)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
93 konuşma daha · 2 Kasım 2016