18 Ekim Azerbaycan Cumhuriyeti'nin 25'inci Bağımsızlık Günü'ne ilişkin gündem dışı konuşması
Adana Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 8. Birleşim · 2. yasama yılı · 18 Ekim 2016 · 426 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Necdet Ünüvar (AK Parti), 18 Ekim 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 18 Ekim Azerbaycan Cumhuriyeti'nin 25'inci Bağımsızlık Günü'ne ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 426 kelime.
Necdet Ünüvar (AK Parti, Adana). “18 Ekim Azerbaycan Cumhuriyeti'nin 25'inci Bağımsızlık Günü'ne ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 18 Ekim 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necdet-unuvar-26-2016-10-18-18-ekim-azerbaycan-cumhuriyeti-nin-25-inci-bagimsizlik-gunu-ne-iliskin (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=52486
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)NECDET ÜNÜVAR (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. İyi bir hafta olması dileğiyle sözlerime başlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bugün 18 Ekim. 18 Ekim, benim için 2 açıdan tarihî önemi haiz bir gün. Birincisi, dost ve kardeş olmanın ötesinde can Azerbaycan’ın 25’inci bağımsızlık yıl dönümü. Bir diğer önemi de Adana’mızın küçük ama çok önemli bir ilçesi olan Saimbeyli’nin 96’ncı kurtuluş yıl dönümü.
Azerbaycan, geçen yüzyılda 2 defa bağımsızlığını kazandı, bir tanesini 1918’de, diğerini de 1991’de kazandı; bir yüzyılda 2 kez bağımsızlığını kazanan bir ülke. 1918’de Nuri Paşa idaresindeki Kafkas İslam Ordularının büyük gayretleriyle bağımsızlığını kazandı. 8 bin eğitimli asker gitmişti, 1.300’ü şehit oldu. Bakü Şehitliği’ne gittiğiniz zaman Musullu ile Malatyalıyı, Halepli ile Hataylıyı, Kosovalı ile Adanalıyı, Kerküklü ile Kayseriliyi yan yana yatarken görürsünüz. Aslında Bakü Şehitliği bize şunu söyler: Onların yan yana yatması “Sizin ne işiniz var Irak’ta, ne işiniz var Suriye’de?” şeklinde bugün bize ifade edilen, atfedilen suallerin cevabıdır.
Tabii, 1918’de Azerbaycan bağımsızlığını kazandı ama Sovyetler, 27 Nisan 1920’de tekrar Azerbaycan’ı işgal etti. Esasında ne Azerbaycan’ın işgali tesadüftü ne de Türkiye'nin yüz yıldır uğradığı saldırılar çünkü gerçekten çok sıkıntılı bir coğrafyada yaşıyoruz ama tesadüf olmayan başka bir şey var ki, o da Türklerin asla esarete mahkûm olmayacağı. Esareti asla kabul etmeyiz. Nitekim, Azerbaycan hem 1918’de hem de 1991’de bağımsızlığına kavuştu. Anadolu coğrafyasını yurt edinen bizler ise asla esareti kabul etmedik. Nitekim 15 Temmuzda da gerçekten, Parlamentoda AK PARTİ, CHP, MHP milletvekilleriyle, sokakta eline bayrağı alan vatandaşlarıyla o esareti kabul etmeyeceğimizi ve bu ülkeyi hain darbecilere bırakmayacağımızı ispat ettik.
Dolayısıyla, değerli arkadaşlar, el ele verirsek, dayanışırsak asla yenemeyeceğimiz herhangi bir güç yoktur. Bağımsızlığı kazanmanın ve korumanın yolu cesaret ve dayanışmadır. Bunu, 1918’deki Bakü müdafaasında da, 1920’de Saimbeyli’nin düşman işgalinden kurtulmasında da, 1991’de Azerbaycan’ın yeniden bağımsızlığını kazanmasında da, 15 Temmuzdaki hain darbe girişiminin püskürtülmesinde de gördük. O hâlde cesur olacağız, bir ve bütün olacağız. Millet olmanın da millet kalmanın da yegâne yolu budur.
Ben, bu vesileyle Kafkas İslam Ordularının muzaffer kumandanı Nuri Paşa’ya, “Bir defa yükselen bayrak bir daha inmez.” diyen Mehmet Emin Resulzade’ye, bağımsız Azerbaycan’ın ilk Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’e, modern Azerbaycan’ın kurucusu ve “Tek millet, iki devlet.” özdeyişinin sahibi Haydar Aliyev’e, Saimbeyli’nin 1920 yılında kurtuluşundaki -1915’ten 1920’ye kadar süren bir süreçtir- o süreçte başta Doğan Bey ve Saim Bey isimli kumandanlar olmak üzere bütün Saimbeyli halkına, ayrıca binlerce isimsiz kahramana, şehitlerimize, gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Allah bir daha ne Saimbeyli’ye kurtuluş günü için savaşmayı ne de Azerbaycan’ın bağımsızlığı için yeniden mücadele etmeyi nasip etmesin.
İlelebet ve kıyamete kadar hem Azerbaycan hem Türkiye hür, bağımsız, müreffeh kalsın diyor, hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
65 konuşma daha · 18 Ekim 2016