Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Hatay Milletvekili ·
Yeni Yol
Genel Kurul, 106. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Haziran 2026 · 627 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Necmettin Çalışkan (Yeni Yol), 24 Haziran 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 627 kelime.
Necmettin Çalışkan (Yeni Yol, Hatay). “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necmettin-caliskan-2026-06-24-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-munasebetiyl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=146393
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; ne yazık ki vergi içeren bir yasayla karşı karşıyayız. Aslında biraz yüz olsa utanılması gerekir. Bu ülkede tam yirmi beş yıldan beri deprem vergisi alınıyor; "geçici" diye başladı, depremzedenin hâli ortada, kalıcı hâle geldi ve bugün de şu yapılan düzenlemelerde büyük müteahhitlere af, KDV muafiyeti getiren ama küçükleri ezen yasa gündemde. Petrol, akaryakıt şirketleriyle ilgili teminatın artırılması, böylece de ne olacak? İmkânı olan büyük firmalar ayakta kalacak, çalışacak, teminatı ödemekten aciz olanlar yok olacak. Burada meselenin derinine, aslına inilmiyor. Acaba bu insanlar neden sahte belge düzenlemek zorunda kalıyor? İşin özü şu: Yüksek, fahiş orandaki KDV ve ÖTV'ler sistem olarak insanları sistem dışı çalışmaya ittiği için böyle bir sorunla karşı karşıya kalıyoruz.
Değerli milletvekilleri, ne yazık ki -hani dedik ya- küçükleri ezmek, vergi bindirmekten başka bir şey yok. KOSGEB ödemeleri deprem bölgesinde ertelenmedi ve mücbir sebep uzatılmadı, kira yardımları kaldırıldı. Ne hikmetse küçük esnaf her gün bir tokat daha yiyor ama büyüklere her geçen gün yeni yeni imtiyazlar tanınıyor. Şimdi, müteahhitlere, geçen ay da yerli yatırımcılara hiçbir imkân tanınmadığı hâlde yabancılara yirmi yıl vergi muafiyeti getirilmişti. Bu nedenle de KOBİ'lerden, üretenden, çalışandan, istihdam oluşturandan saklanan o güç ne yazık ki belli birtakım odaklara tahsis ediliyor. İşte bugün, Türkiye Cumhuriyeti devleti içerisinde iki Bakanlık âdeta ülkeyi esir almış durumda; biri Adalet Bakanlığı, diğeri Hazine ve Maliye Bakanlığı. "En nefret edilen iki ayrı kurum nedir?" diye sorsanız muhtemelen yine bu iki kurum gelecek. Ve benim tavsiyem değerli bürokratlar, burada, Meclise bir kanun getirmeden önce kendinizi kontrol edin; "Acaba, bu insanlar, bu ülke için çalıştığımız hâlde bize neden nefret objesi gibi bakıyor." bunu gözlemeleri gerekir. Ne yazık ki vergi toplayan bu kurumda çalışan bürokratların... Alttakiler ezilmeye devam ediyor, kendi problemini bile çözemeyen yönetim, burada nelerle karşımıza geliyor? Bakın, bugün ülkenin en önemli sorununu, KDV maddesini görüşüyoruz; KDV iadelerinin geç ödenmesini. İşletmeler çok ciddi olarak bu konuda mağduriyet yaşıyor, ödemediğiniz gibi alacağınıza gelince de aynı gün faiz bindirmeye başladığınız için çok ciddi mağduriyet ortada ama bunu çözmek gibi bir şey yok. Ne var? Büyük müteahhitlerin KDV'lerini nasıl muaf tutarız, TOKİ'yle iş yapmış -5 bin, 10 bin konut yapan- müteahhitlere ne yaparız, o çözülüyor ama basit bir, herhangi bir iş insanının KDV iadesini nasıl hızlandırırız, böyle bir şey ne yazık ki gündemde değil. Tabii, burada en önemli sorun hakkaniyetli bir vergilendirme sisteminin olmayışı; bu gelmiyor. Ara ara her bir maddenin arasına sokuşturup yeni yeni vergiler ihdas ediliyor ve insanımız narkoz almış gibi, bu yapılanlardan haberi yok. Bugün herhangi bir memurun "Üçüncü aydan itibaren vergi dilimine girdin." diye parça parça maaşı kesiliyor ama öbür yandan da dev işverenlere yapılanlar ortada.
Değerli milletvekilleri, burada esas konuşulması gereken şey, temmuz ayında, enflasyon hedefinin tutmadığı bu ayda memurlara, emeklilere, çalışanlara bu farkın verilmesi, ek zam verilmesi. Ne yazık ki bu ek zam hiçbir şekilde gündemde değil ama kime nasıl ek vergi koyulur, o düşünülüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla)Şimdi, NATO'yla ilgili de şunu arz etmek isterim ki bakın, az önce bir öneri geldi, NATO'yla ilgili hususların görüşülmesi konusunda, iktidar kanadı buraya bir polis müdürünü çıkardı. Elbette, çok değerli bir bürokrat, saygı duyarız kendisine ama işi hukuk boyutuyla görmedikleri için... Esasen vicdanlı olsalardı NATO'yla ilgili engellemelerde buraya bir polis müdürünün değil bir hukukçunun, avukatın çıkması gerekirdi; ne yazık ki yoklar, onun içinde tahmin ediyorum NATO ülkeleri bile bu yaşananlara gülüyordur. "NATO toplantısı var." diye en insani, temel insani hak olan protesto, miting, eylem, yürüyüş hakları tamamen gasbedildi -dünyanın hiçbir yerinde- inanın ki bu, üçüncü dünya ülkelerinde bile olmaz. Meclisi kapattınız, yetmedi, şimdi, caddeleri kapattınız, korkarım yarın, "Ülkenin tapusunu mu vereceğiz?" diye bunu konuşacağız. Bu açıdan bu Ankara Valiliğinin NATO'yla ilgili aldığı karar son derece yanlıştır, derhâl bu yanlıştan dönülmeli. (YENİ YOL, CHP, DEM PARTİ ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
91 konuşma daha · 24 Haziran 2026