İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KOMİSYON · ÇARŞAMBA

Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3308) münasebetiyle

Nejla Demir

Ağrı Milletvekili · DEM Parti

Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu · 4. yasama yılı · 15 Ekim 2025 · 322 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nejla Demir (DEM Parti), 15 Ekim 2025 tarihinde TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3308) münasebetiyle); konuşma 322 kelime.

Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3308) münasebetiyle”. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu tutanağı, 15 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nejla-demir-2025-10-15-milli-parklar-kanunu-ve-bazi-kanunlar-ile-375-sayili-kanun-hukmunde-ka-10 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=81013

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

NEJLA DEMİR (Ağrı)Teşekkürler Sayın Başkan.

Görüşmekte olduğumuz 20'nci maddeyle Kara Avcılığı Kanunu'nun 8'inci maddesinde önemli değişiklikler yapılıyor. Bu değişiklikle birlikte avcılık izin ücretlerinin belirlenmesi yetkisi Bakanlıktan alınarak Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne devrediliyor. Ayrıca, av teçhizatı satışlarından yüzde 2 oranında katılım payı alınması öngörülüyor ve bu gelirlerin önemli bir kısmı yine aynı Genel Müdürlüğün döner sermaye bütçesine aktarılıyor. İlk bakışta bu düzenleme Doğa Korumaya kaynak yaratmak gibi bir gerekçeyle sunuluyor olabilir ancak biz bu maddeye çok daha dikkatli bakmak zorundayız çünkü burada söz konusu olan şey sadece finansman değil doğanın korunmasına bakış açısıdır aynı zamanda. Eğer bir doğa koruma kurumu gelirini avcılık faaliyetlerine ve silah satışına bağlamaya başlarsa çok ciddi bir çelişki doğar. Bu çelişki zamanla şu soruları beraberinde getirir: Daha fazla av kotası mı açılacak? Daha çok silah mı satılacak? Avcılık turizmi doğa korumanın önüne mi geçecek? Bakın, bu sadece teknik bir gelir meselesi değil; bu, doğanın korunması ile gelir yaratma arasında kurulan tehlikeli bir bağdır. Eğer Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bütçesini döner sermayeyle çevirmek zorunda kalırsa kendini doğayı korumakla değil gelir üretmekle sorumlu hissetmeye başlar ve bu gelirin kaynağı avcılıksa doğa artık korunacak bir varlık değil ticarileştirilecek bir kaynak hâline gelir. Bu da bizi doğrudan şu gerçekle yüzleştirir: Yaban hayatı meta değildir. Bu maddeyle, yaban hayvanlarının türü, ağırlığı, trofe değeri gibi kriterlere göre fiyatlandırılması öngörülüyor. Bu yaklaşım yaban hayatını gelir getiren varlıklar olarak gören kapitalist bir zihniyetin ürünüdür oysa biz doğayı, canlıları, ekosistemi böyle bir mantıkla yönetemeyiz. Avcılıktan sağlanan gelirlerin kurum içinde kalması bir tür rant mekanizması yaratır. Bu gelir modelinin adı "katılım payı" olabilir, "teçhizat vergisi" olabilir ama sonucunda ortaya çıkan şey aynıdır, yaban hayatının ticarileştirilmesidir. Bu nedenle, biz, bu maddenin doğa koruma ilkeleriyle, kamu yararıyla ve ekolojik sürdürülebilirlikle bağdaşmadığını düşünüyoruz. Doğayla kurduğumuz ilişkiyi yeniden tanımlamak zorundayız; doğa bir kaynak değil müşterek yaşam alanımızdır, onu korumak bir gelir kapısı değil bir toplumsal sorumluluktur. Bu gerekçelerle 20'nci maddenin tamamen metinden çıkarılmasını talep ediyoruz.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

53 konuşma daha · 15 Ekim 2025

Tümü →
53 konuşmanın tamamı →