İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KOMİSYON · ÇARŞAMBA

Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3308) münasebetiyle

Nejla Demir

Ağrı Milletvekili · DEM Parti

Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu · 4. yasama yılı · 15 Ekim 2025 · 292 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nejla Demir (DEM Parti), 15 Ekim 2025 tarihinde TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3308) münasebetiyle); konuşma 292 kelime.

Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3308) münasebetiyle”. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu tutanağı, 15 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nejla-demir-2025-10-15-milli-parklar-kanunu-ve-bazi-kanunlar-ile-375-sayili-kanun-hukmunde-ka-3 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=80993

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

NEJLA DEMİR (Ağrı)Sayın Başkan, bugün ekoloji örgütlerinin de burada olması gerektiğini belirtmiştik, söylemiştik. Maalesef burada olmaları sağlanamadı, kendileri görüş ve önerilerini bir rapor şeklinde sundular. Biz de bunu size sunmak istiyoruz, rapor şeklinde.

BAŞKAN VAHİT KİRİŞCİTeşekkür ederiz.

NEJLA DEMİR (Ağrı)Evet, bugün görüştüğümüz bu madde küçük bir teknik değişiklik gibi sunulsa da aslında doğayı korumaktan çok, onu işletmeye açan bir zihniyetin devamıdır. 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun 12'nci maddesine eklenen "işletilebilir" ifadesi koruma altındaki alanların özel sektöre devrinin önünü açmaktadır. Yani doğa artık, kamu tarafından korunmayacak, şirketler tarafından işletilecektir. Bu sadece bir kelime değişikliği değildir arkadaşlar. Bu, koruma anlayışından işletme mantığına geçiştir. Doğayı koruma görevini üstlenen devlet, bu düzenlemeyle birlikte koruma değil rant üretme görevini üstlenmektedir. Yani düzenlemeyle, Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü hem kural koyan hem proje hazırlayan hem de uygulayan konuma getiriliyor. Bu da denetimi tamamen ortadan kaldıran bir yapıdır. Artık, aynı kurum, hem izin verecek hem uygulayacak hem de denetleyecek. Bu durumda hangi şeffaflıktan, hangi kamusal denetimden söz edebiliriz? Bu maddeyle birlikte millî parklar, tabiat parkları, yaban hayatı alanları yani hepimizin ortak yaşam alanları fiilen piyasanın kontrolüne girmektedir. Korunan alanlarda otel, enerji hattı, turistik tesis, hatta altyapı yatırımları yapılmasının önünde artık hiçbir yasal engel kalmamaktadır.

Sayın milletvekilleri, bu düzenleme, doğayı koruma değil doğayı ticarileştirme düzenlemesidir. Kaz Dağları'ndan Munzur'a, Cudi'den Hasankeyf'e kadar gördüğümüz yağma düzeni şimdi "korunan alan" adı altındaki yerlere taşınmak isteniyor. Biz DEM PARTİ olarak tekrar bu madde için de söyleyelim, bu anlayışı kesinlikle reddediyoruz çünkü doğa, bir rant alanı değildir, doğa, halkın yaşam alanıdır. Bu ülkede dağlar, dereler, ormanlar şirketlerin değil halkın ortak mirasıdır. Devletin görevi bu mirası sermayeye devretmek değil gelecek kuşaklara taşımaktır. Bu nedenle, doğayı koruma adı altında rant alanına dönüştüren bu maddenin teklif metninden çıkarılmasını talep ediyoruz.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

53 konuşma daha · 15 Ekim 2025

Tümü →
53 konuşmanın tamamı →