İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KOMİSYON · ÇARŞAMBA

Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3308) münasebetiyle

Nejla Demir

Ağrı Milletvekili · DEM Parti

Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu · 4. yasama yılı · 15 Ekim 2025 · 204 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nejla Demir (DEM Parti), 15 Ekim 2025 tarihinde TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3308) münasebetiyle); konuşma 204 kelime.

Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3308) münasebetiyle”. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu tutanağı, 15 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nejla-demir-2025-10-15-milli-parklar-kanunu-ve-bazi-kanunlar-ile-375-sayili-kanun-hukmunde-ka-5 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=80996

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

NEJLA DEMİR (Ağrı)Teşekkürler Sayın Başkan.

Görüşmekte olduğumuz bu madde, ilk bakışta tabii kulağa olumlu geliyor: "Doğa koruma alanlarında kaçak yapılaşmayı önleyeceğiz." deniyor, elbette kaçak yapılaşmayla mücadele hepimizin ortak sorumluluğudur. Ancak bu madde, mevcut hâliyle bu mücadeleyi hukuki bir çerçeveye değil tamamen idarenin takdirine bırakmaktadır. Yani kararların nasıl, hangi ölçülerle alınacağı, kim tarafından denetleneceği belirsizdir. Biz şunu söylüyoruz: Doğa koruma alanlarında alınacak her karar mutlaka hukuki denetime tabi olmalıdır çünkü bu tür alanlar kişisel inisiyatifle değil, bilimsel ve yargısal süreçlerle korunabilir. Aksi hâlde, iyi niyetle başlayan bir düzenleme ileride keyfî uygulamalara dönüşebilir. Kamu yönetimi, özellikle bu tür hassas alanlarda kişisel kararların, siyasi yönelimlerin ya da ekonomik çıkarların etkisine açık hâle geldiğinde doğa koruma değil doğa tahribatı ortaya çıkar. Biz geçmişte bunun çok örneğini gördük tabii. Önce kamu yararı denildi, sonra zeytinlikler, ormanlar, meralar birer birer imara açıldı. Bu yüzden diyoruz ki: Düşük bir ihtimal bile olsa kişisel ihtiraslara, keyfî kararlara mahal verilmemelidir, her türlü karar yargı denetiminden geçmelidir. Eğer gerçekten doğayı korumak istiyorsak bunu ancak hukukla, denetimle ve şeffaflıkla yapabiliriz. Bu madde, doğa koruma amacını güçlendirmek yerine uygulamada keyfiyeti artırma riskini taşıyor.

Bu nedenle, söz konusu maddenin tasarı metninden çıkarılmasını ve doğa koruma alanlarına ilişkin tüm kararların hukuki denetim altına alınmasını talep ediyoruz.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

53 konuşma daha · 15 Ekim 2025

Tümü →
53 konuşmanın tamamı →