Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3588) münasebetiyle
Ağrı Milletvekili ·
DEM Parti
Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu · 4. yasama yılı · 26 Mart 2026 · 336 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nejla Demir (DEM Parti), 26 Mart 2026 tarihinde TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3588) münasebetiyle); konuşma 336 kelime.
Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3588) münasebetiyle”. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu tutanağı, 26 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nejla-demir-2026-03-26-toprak-koruma-ve-arazi-kullanimi-kanunu-ile-celtik-kanunu-ve-bazi-kanu-6 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=87213
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)NEJLA DEMİR (Ağrı)Teşekkürler.
Sayın milletvekilleri, bu madde açık bir gerçeği gizlemeye çalışıyor. Bu teklif, özünde orman alanlarını daraltan bir düzenlemedir ve bu hâliyle Anayasa’nın 169'uncu maddesine açıkça aykırıdır. Gerekçede "tapu sorunları" deniliyor ama çözüm diye getirilen şey, sorunu büyütecek bir kapı aralıyor çünkü bu düzenleme çok geniş ve bu genişlik istismara açık bir alan yaratıyor. Özellikle rantın yüksek olduğu bölgelerde ne olacak biliyor musunuz? Orman sınırları geri çekilecek, ekosistem parçalanacak, kamunun olan alanlar özel mülkiyete geçecek yani mesele öyle tapu çözme meselesi değil ne yazık ki. Mesele ormanı parça parça piyasaya açma meselesi.
Değerli arkadaşlar, "orman" dediğiniz şey -az önce de belirttik, bir önceki maddede- korunur, yerinde korunur; başka yerde ağaç dikerek bunu telafi edemezsiniz. Bir yerden alalım, başka bir yere verelim anlayışı anayasal bir yaklaşım değildir. Bu, açıkça Anayasa'yı dolanmaktır çünkü orman bulunduğu yerde bir bütündür; toprağıyla, suyuyla, canlılarıyla bir bütündür, siz o bütünlüğü bozuyorsunuz. Sonra, başka yerde ağaç dikerek bunu meşrulaştırmaya çalışıyorsunuz yani orman yanıyor, devasa bir alan küle dönüyor, çıplak kalıyor, sizin teklifte sunduğunuz "Tahrip olan alan dışında yanan ağaç sayısını başka bir alana dikersek sorunu çözmüş olacağız." diyorsunuz. Bu, kesinlikle kabul edilemez, kabul edilir bir durum değildir çünkü daha sonra o tahrip edilen, yanan ormanların başına ne geldiğini, nasıl yaklaşıldığını biliyoruz, daha da ne geleceğini tahmin ediyoruz bu yeni sunulan teklifle.
Bir diğer önemli mesele, kesinleşmiş kadastro işlemlerini yeniden tartışmaya açıyorsunuz. Bu ne demek? Hukuk güvenliği ortadan kalkıyor demek, mülkiyet düzeni belirsizleşiyor demek, devletin kendi işlemlerine olan güven sarsılıyor demek ve en önemlisi, bu düzenleme fiilen yeni bir 2/B uygulamasıdır. "2/B" dediğimiz uygulama orman vasfını kaybettiği iddia edilen alanların orman sınırları dışına çıkarılarak hazineye geçirilmesi ve ardından satışa açılmasıdır yani bir alan önce orman olmaktan çıkarılır, sonra da özel mülkiyete konu edilir. Bugün tartıştığımız düzenleme de adını koymasa da aynı yolu açmaktadır. Orman alanlarını daraltan, kamusal varlıkları piyasaya devreden bu yaklaşım açıkça yeni bir 2/B mantığıdır ama bunu açıkça söylemiyorsunuz, dolaylı yollarla parça parça getiriyorsunuz, alelacele getiriyorsunuz. Bu da şeffaflığa aykırıdır, bu da doğru bir yasama yöntemi değildir, madde çekilmelidir.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
97 konuşma daha · 26 Mart 2026