Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)
Kocaeli Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 71. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Mart 2010 · 704 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nihat Ergün (AK Parti), 10 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)); konuşma 704 kelime.
Nihat Ergün (AK Parti, Kocaeli). “Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nihat-ergun-23-2010-03-10-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli)Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlar, Sayın Yıldız sorusunda malların paçal yapılması hâlinde nasıl bunun haller arasında dağıtılacağını -yüzde 75’lik kısmın- ifade ediyor. Aslında bu çok zor bir mesele değil ancak uygulamada bazı sorunlar ortaya çıkarsa, biliyorsunuz, birtakım düzenlemeler için, biz, yönetmelikte, altı ay içerisinde çıkartacağımız yönetmelikte bu tür ayrıntıların da hesaplanmasını dikkate alarak bir yönetmelik hükmü ortaya koymuştuk. Dolayısıyla öncelikle hangi halden aldıysa zaten rüsumu orada ilk defa o hal sistemi içerisindeki belediyeye yatırmış olacaktır. Geri kalan yüzde 75’in paçal yapılması hâlinde bu fiyat açısından kendisinde farklı bir tablo ortaya koyacak ama yüzde 75’lik kısmın rüsumun dağıtılması açısından çok fazla bir sorun teşkil etmeyeceğini biz düşünüyoruz. Ama yine ayrıntıda bir sorun olursa yönetmelikte bunu açıklayacak imkânımız vardır; orada onu göreceğiz.
Sayın Tankut, sebze ve meyve piyasasında fiyatların yüksekliğinin en önemli sebeplerinden birisi, bu sektörün mevsimsellikten çok etkileniyor olmasıdır. Mevsim şartlarından en çok etkilenen sektörlerden bir tanesi sebze meyve piyasasıdır. Yani, yarınki pazar yerlerinde, eğer bugün don olsa, yarın toplanacak ürünlerin son derece kıt olacağı, pazara ulaşamayacağı ve fiyatların aşırı derecede yükseleceği bir tabloyu görmüş olacağız. Bu nedenle, mevsimselliği bir kenarda tutarsak, elbette spekülasyonlar varsa bunlar denetlenmeli ama bizim bu kanunda özellikle hem işlem maliyetlerinin düşürülmesi açısından -işlem maliyetleri düşürülüyor- hem de kayıt altına alınması ve tüketici birlikleri vasıtasıyla malların pazarlara ulaşabilmesine imkân vermesi açısından bir ucuzlama meydana geleceğini, sebze meyve fiyatlarında işlem maliyetlerinin azalması ve arzın piyasaya fazlalaşması nedeniyle bir ucuzlama meydana geleceğini düşünüyoruz. Tabii ki, fiyat spekülasyonunu yapanlar olursa bunlarla ilgili de yaptırımlarımız elbette vardır.
Şimdi, Sayın Uslu “195 halin ne kadarı kalır?” diyor. Bizim amacımız halin sayısının az ya da çok olması değil, topluma sağlıklı bir şekilde bu ürünlerin ulaşması, sağlıklı hallerin ulaşması. Halini sağlıklı hâle getiremeyen kişiler, elbette bu süre içerisinde tasfiye olacaklardır. Bakın, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin tamamında -yirmi iki ülke mi var, yirmi üç mü- 76 tane hal var. Siz sadece burada 195 halden söz ediyorsunuz. Yani hal sayısının fazlalığı bu işlerin düzgün gittiği anlamına da gelmiyor açıkçası.
CEMALEDDİN USLU (Edirne)Ben de onu söylüyorum.
SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli)Önemli olan burada -hallerin ne kadarı sağlıklı hâle gelebilirse- topluma sağlıklı bir şekilde bu ürünlerin ulaştırılabilmesidir. Umarız herkes gayret eder, bütün haller sağlıklı olmak için imkânlarını seferber ederler. Ama 195 halden sağlıksız bir şekilde varlıklarını sürdürme şansı olmayanlar da olacaktır. Hal sayısında muhtemelen azalma da meydana gelebilecektir, ama o sayıyı şimdiden kestirme imkânımız yok. Arzumuz bütün hallerin bu sağlık şartlarına, yeni teknolojik şartlara ulaşmasıdır.
Sayın Harun Öztürk’ün sorusunda… Bu, ihaleyle ilgili bir konu, yani ihalede nasıl fiyatlar oluşacağını biz tahmin edemeyiz. Burada o arazi bedelleriyle alakalı bir rakamı ifade etme imkânımız yoktu açıkçası.
Sayın Işık, Avrupa Birliği mevzuatına uyum konusu içermiyor diye… Bu bir eleştiri değil. AB Komisyonundaki bu konu, yani bu tasarı Avrupa Birliği mevzuatına uygun değil, yanlış bir tasarıdır eleştirisi yok orada. Yani bu tasarıdaki bazı mevzularla Avrupa Birliği mevzuatının ilgisi olmadığı tespitini yapıyor ama Avrupa Birliği mevzuatıyla ilgisi olan yönleri de var, bizim kendi koşullarımızı ilgilendiren tarafları da var. Dolayısıyla -tasarının- Avrupa Birliği mevzuatına aykırılığı şeklinde bir eleştiri olduğunu şahsen düşünmüyoruz.
Aynı şeyi Sayın Aslanoğlu’nun sorusu için de söyleyebilirim. Halleri dört yıl bekleyecek misiniz sağlıklı hâle gelmesi için? Elbette beklemeyeceğiz. Yani özellikle toplumun sağlıklı ürünlere, güvenli ürünlere ulaşması amacıyla, mevcut hallerin yeni yasadaki şartlara daha hızlı bir şekilde uyumunu sağlamak için ya da var olan sistemdeki aksaklıkları, sağlıkla ilgili, güvenlikle ilgili aksaklıkları ortadan kaldırmak amacıyla bu çalışmaları da hızlandırmış olacağız. Bu tasarı bize yeni bir ivme de kazandırmış olacaktır, bunları gerçekleştirmek adına.
Sayın Yaman’ın sorusunda… Elbette ihracat kriterlerine uyumu daha çok Sağlık Bakanlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığındaki arkadaşlarımız takip ediyorlar. Bize düşen roller olduğunda Bakanlığımız da ihracat kriterlerine, sebze-meyve ve diğer gıda ürünlerinin ihracatındaki uyumu takip etmek bizim açımızdan da bir görev olacaktır ama esas takipçisinin Dış Ticaret Müsteşarlığı olduğunu görmemiz lazım.
Üretici birlikleri… Dün de konuşmuştum sorulara cevap verirken. Bu tasarının içerisinde aslında üreticiler birlikler vasıtasıyla ticaret yapmaya yönlendiriliyorlar burada. Dolayısıyla birlikleri güçlendiren bir yönü var bu tasarının. Eğer üretici birliklerinde bu tasarıdan sonra yeni bazı düzenlemelere ihtiyaç olursa, birliklerin güçlenmesini engelleyici bazı unsurlar görülürse elbette üretici birliklerinin kanununda da bir değişiklik söz konusu olabilir. Dolayısıyla üretici birliklerinin bu tasarıyla birlikte daha da güçleneceğini biz bekliyoruz, ümit ediyoruz.
Çok teşekkür ederim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 10 Mart 2010