İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 42. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2012 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2010 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı

Nihat Ergün

Kocaeli Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 42. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Aralık 2011 · 736 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nihat Ergün (AK Parti), 19 Aralık 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2012 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2010 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI); konuşma 736 kelime.

Nihat Ergün (AK Parti, Kocaeli). “2012 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2010 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nihat-ergun-24-2011-12-19-2012-yili-merkezi-yonetim-butcesi-ve-2010-yili-merkezi-yonetim-kesin-h (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=15150

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekillerimiz bütçenin bu son maddesinde neredeyse, önemli şeyler ifade ettiler, kendilerine teşekkür ediyorum. Tabii ki bunların bir kısmının doğru bilgilerle değerlendirilmesi lazım.

Hükûmetlerimiz döneminde gelir ve gider kalemleri açısından Türkiye’nin en sağlıklı bütçeleri yapılmıştır. Hem gelirler doğru tahmin edilmiştir hem de harcamalar doğru bir şekilde tespit edilmiştir. Eğer bir yanılgı ortaya çıktıysa bu pozitif bir yanılgıdır. Bakın, bütün bütçeleri, 2003 bütçesi, 2004, bugüne kadarki bütün bütçeleri… Bir yanılgı varsa bütçede, bunun pozitif olduğunu göreceksiniz. Yani, biz gelirleri tahmin ettiğimizden daha fazla olan bütçelerle kapattık ve harcamaları tahminimizden daha az olan bazı kalemlerde bütçelerle kapattık, bütçe açıkları gibi mesela, faiz harcamaları gibi. Bütçelerde bütün bu kalemlere baktığınızda sapma varsa pozitif sapmalar vardır, bunların doğru tespit edilmesi lazım diye düşünüyorum.

Tabii ki ülkelerin vergi sistemleri konusunda sürekli adalet arayışı, sürekli verginin tabana yayılması ve vergi sistemini iyileştirme çalışmaları olacaktır. On yıl geçti, on yılda vergi sisteminde iyileştirmeler olmadı mı? Oldu. On yıl sonra yine vergi sisteminde iyileştirmeleri bu Parlamento konuşacaktır çünkü bütün ülkelerde, hele hele gelişmekte olan ülkelerde, ekonomileri gelişen ülkelerde bu sistemlerin iyileştirilmesiyle ilgili çalışmalar gayet doğaldır. Bunu arkadaşlarımızın çok iyi biliyor olması lazım.

Kayıt dışılıkla mücadele konusu da aynı şekilde, biz kayıt dışılıktan Hükûmet olarak şikâyet eden bir mevkide değiliz, kayıt dışılıkla ilgili bir tespit yapıyoruz. Gelişmekte olan ekonomilerde, bizim gibi ekonomilerde kayıt dışılık mücadele edilmesi gereken bir husus. Evet, bununla da mücadele ediyoruz. Bu mücadeleyi çok radikal tedbirlerle de yapabilirsiniz, her şeyi kilitleyen tedbirlerle de yapabilirsiniz ama zamana yayan, teşvik edici, iyiye doğru yönlendirici, kayıt dışılıktan vazgeçirici önlemlerle de yapabilirsiniz. Hükûmetlerimizin ağırlıklı olarak tercih ettikleri yöntem tedricî bir yöntemdir; yoksa çok aşırı, çok zorlayıcı, çok katı yöntemlerle de kayıt dışı mücadele yapmak elbette mümkündür.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımları bu dönemde ne oldu? Gerçekten son sekiz yıl içerisinde 100 milyar doların üzerinde, 105 milyar dolar civarında yabancı sermaye yatırımı geldi. Bunların çok önemli bölümü sanayi tesisi olarak geldi, altyapı yatırımı olarak geldi, özelleştirme olarak geldi, bankacılık sektörüne geldi, 105 milyar dolarlık bir yabancı sermaye yatırımı.

Ben, yarın İstanbul’da bir yabancı sermaye yatırımının yerli ortaklıkla beraber 1 milyar dolarlık anlaşmasına tanıklık edeceğim, yarın sabah İstanbul’da böyle bir toplantı var. Bir yerli-yabancı ortaklığı, 1 milyar dolarlık petrokimya yatırımı. İşte yabancı sermaye yatırımı bu. Türkiye’ye dünyada bu kadar çalkantı varken 1 milyar dolarlık yabancı sermaye yatırımı geliyor, fabrika kurulacak, petrokimya tesisleri, üretim yapılacak, istihdam meydana getirilecek. Bunlar olmaya devam ediyor.

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas)Sattığınız fabrikaların kaçta kaçı?

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI NİHAT ERGÜN (Devamla) - Efendim, “Vatanı satıyorsunuz, yabancı sermaye yatırımının önemli bir bölümü bu vatan satışından elde ediliyor.” Bu, ayıp bir kere, yani hakikaten ayıp oldu. Ben arkadaşımıza da bunu yakıştıramadım çünkü bu sözler 2002’den bu yana bizim uygulamalarımıza karşı söylenmektedir. 2002’den beri söylenirken... Mesela 2004 yılında Kıbrıs müzakereleri konusu vardı. Kıbrıs’ı sattığımız falan çok konuşuldu. Hemen onun akabinde bir mahallî seçim oldu, 2004 mahallî seçimleri ve AK PARTİ çok büyük bir oy oranıyla yerel seçimlerde halkın desteğini aldı.

Ondan sonra da devam etti bu iddialar. 2007 seçimleri oldu, 2007 seçimlerinde de aynı şekilde “Bunlar memleketi sattı; İsrail’e Güneydoğu’yu, arazileri peşkeş çektiler…” Aman, neler, neler, neler... Bütün bunların hepsi... “Mayınlı araziler satıldı, şunlar oldu…”

HAYDAR AKAR (Kocaeli)Ama verdiniz. İsraillilere vermediniz mi?

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI NİHAT ERGÜN (Devamla) - 2007 seçimleri oldu. 2007 seçimlerinde yüzde 47,5 oy alındı. Ondan sonra bitti mi bu sözler? Bitmedi.

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas)Zaten o oylar sizi şımartıyor Sayın Bakan, o oylar.

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI NİHAT ERGÜN (Devamla) - Devam etti aynı politikalar, aynı söylemler. Peşinden 2009 seçimleri oldu. E, 2009 seçimlerinde de mahallî idarelerde çok farklı bir tablo çıktı. Peşinden 2011 seçimleri oldu, o arada gene bütün bunlar söylendi.

HAYDAR AKAR (Kocaeli)Sayın Bakan, mayınlı arazileri kurtarmasaydık ne yapacaktınız bugün? Bu kadar rahat konuşabilecek miydiniz?

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI NİHAT ERGÜN (Devamla) - Arkadaşlar, bu sözlerin hepsi halkın süzgecinden geçmiş sözlerdir. Lütfen bundan vazgeçin. Bakın, kaç seçim oldu? Halk bu sözlerin hiçbir tanesine itibar etmedi. Halkın itibar etmediğine siz niye itibar ediyorsunuz arkadaşlar? Bundan vazgeçin. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Niye bir kulağınız halkta olmuyor, niye bir gözünüz halkta olmuyor?

OKTAY VURAL (İzmir)Buna itibar eden, oy verenler halk değil mi?

BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI NİHAT ERGÜN (Devamla) –Aslında bir kulağının, bir gözünün halkta olması gereken en önemli partimiz sizsiniz. Rica ederim, rica ederim, halka bir kulak verin, halka bir bakın.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

104 konuşma daha · 19 Aralık 2011

104 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook