İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 25. BİRLEŞİM · SALI

Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri münasebetiyle

Nihat Yeşil

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 25. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Aralık 2019 · 1.159 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nihat Yeşil (CHP), 3 Aralık 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri münasebetiyle); konuşma 1.159 kelime.

Nihat Yeşil (CHP, Ankara). “Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nihat-yesil-27-2019-12-03-bazi-kanunlarda-ve-375-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-ya (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=82791

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA NİHAT YEŞİL (Ankara)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulumuzda görüşülen 144 sıra sayılı Kanun Teklifi’yle ilgili olarak CHP Grubu adına söz almış bulunmaktayım.

Ben, sözlerime başlamadan önce, Neşet Ertaş’ın rahmetli babası Muharrem Ertaş’ı bugün ölüm yıl dönümünde buradan rahmetle anmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, ayrıca bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Bütün engellerin ortadan kalktığı, demokrasinin, hukukun, insan haklarının, yaşamın insanlara sağladığı özgürlüklerin -biraz önce Grup Başkan Vekilleri onlardan bahsetti- olması temennileriyle başlamak istiyoruz. En büyük engel beynimizdeki engel. Eğer biz bu engelleri kaldıramazsak, eğer bu ülkede hukuku, hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi, insan haklarını geliştiremezsek bu bahsettiğimiz engellerin bir tanesinin bile kalkması mümkün olmaz. Engelli olmak, insan olarak sadece fiziksel engellilik değildir, beynimizdeki engelleri kaldırırsak Türkiye’de demokrasiyi de insan haklarını da yaşam hakkını da ekonomiyi de sağlamış oluruz.

Değerli arkadaşlar, ayrıca bugün -otuz dokuz sene sonra- 3 sendika başkanımız ve işverenler de Asgari Ücret Tespit Komisyonunda birlikte bulunuyorlar. Ben daha önce, Türkiye'nin bulunduğu durumu kısaca izah etmek istiyorum. Türkiye’de hâlen bin TL ve altında maaş alan kişi sayısı 847 bin. Türkiye’de hâlen 675 TL ve altında geliri olan kişi sayısı 8 milyon 700 bin. Türkiye’de hâlen açlık sınırında yaşayan kişi sayısı 16 milyon. Türkiye’de hâlen yoksulluk sınırında yaşayan kişi sayısı 48 milyon. Türkiye’de EYT mağduru yani emeklilikte yaşa takılıp maaş alamayan kişi sayısı 2 milyon, ara sıra canına tak edip intihar edenlerle birlikte atanamayan ve dolayısıyla geliri olmayan öğretmenlerin sayısı 700 bin. Türkiye’deki işsiz sayısı resmî rakamla 4 milyon ama gayriresmî rakamla -sivil toplum örgütlerimizin, sendikaların belirlediği rakam- 8 milyon 500 bin kişi. Genç işsizlerin toplam nüfusa oranı yüzde 27. İcralık olanların mahkemelerdeki dosya sayısı 21 milyon. Vatandaşların bankalara olan borcu 565 milyar 448 milyon. Bankalara borçlu olan vatandaş sayısı 3 milyon 667 bin 827 kişi. Borcu takibe düşmüş vatandaş sayısı 1 milyon 205 bin 253 kişi. Birkaç gün önce basına yansıyan milyoner sayısında artış olduğuna dair haberde, hesabında 1 milyon lira ve üzeri parası olan kişi sayısında çoğalma olduğu, milyoner sayısının neredeyse 26.700 kişi arttığı ifade ediliyor. Hesabında 1 milyon veya üzeri parası olan mudi sayısı dokuz ayda 26.763 kişi.

Yine, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun, BDDK’nin verilerine göre yurt içinde ve yurt dışında yerleşik milyonerlerin toplam sayısı eylül ayı sonu itibarıyla 206.889 kişi. 206.889 kişinin toplam mevduatının eylül sonu itibarıyla 1 trilyon 255 milyar 273 milyon liraya ulaştığı belirtiliyor.

Değerli arkadaşlar, bu yoksulların belki de en çok oy verdiği parti AK PARTİ, 3Y’yle geldiler. Bu ülke yoksulluğun, bir de milyonerlerin arttığı bir ülke. Belki de dünyada emsal olarak gösterilecek bir ülke değil ama maalesef bu ülkede böyle tersine işleyen siyasal anlayış üzerine devam edip gidiliyor.

Değerli arkadaşlar, biz kanun hükmünde kararnamelerin, özellikle olağanüstü koşullarda önümüze getirilen bazı yasaların -“torba yasa” dedikleri o kanunların- komisyonlara hiç havale edilmeden, komisyonlarda görüşülmeden iki gün içerisinde hemen incelenip Meclis Genel Kuruluna geldiğini görüyoruz ve bu konuda da verimli bir sonuç almıyoruz. Bu bir alışkanlık hâline geldi. Doğrudur, 19 maddeyle ilgili bizim itirazımız oldu. Bu 19 madde -98 kanun teklifi geldi- o konu içerisinde ama 19’una Grup Başkan Vekillerimiz de burada itiraz etti, biz de Komisyonda itiraz ettik ve itirazımız neticesinde 65 maddenin çoğu uyum yasası olmasına rağmen 19 maddenin de belli bölümleri üzerinde düşüncelerimi, görüşlerimi belirtmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, burada hepimiz toplum adına bulunuyoruz. Her birimiz temsil ettiğimiz faaliyeti yürütmekle mükellefiz ama yasalar gelirken bunu ilgili birimlerle komisyonlarda tartışsak, bizler teknik, idari, mali anlamda bunları tartışıp görüşebilsek, Meclis Genel Kuruluna geldiğinde arkadaşlarımız görüşlerini rahatlıkla ifade etse, milletvekili arkadaşlarımız kanun teklifiyle ilgili bu konuda bilgi vermiş olsa… Ama maalesef, Komisyonda sorduğumuzda –biz, bürokratlar bu konuda bilgi vermesin demiyoruz, elbette ki vereceklerdir ama- teknik anlamda, bu kanunu hazırlayan milletvekili arkadaşlarımızın konuya vâkıf olmadığına ve o konu noktasında gerekli yanıtı vermediklerine tanık oluyoruz. Bu sadece buraya özgü değil, sadece bu 98 maddeyle ilgili değil. İstiyoruz ki enine boyuna tartışılsın. Bir kanun ne için çıkar? Bir toplumun menfaatleri için, toplumsal olguların gelişmesi için çıkar ama maalesef, biz bunları yapmıyoruz. Sürekli bir alışkanlık hâline getirilerek, iki gün kala, hemen bir torba yasayla, önümüze maddeler sürülüyor ve yapılmadığı zaman da “İşte, bak, onlar karşı çıkıyor.” veya “Bunlar yapılmıyor.” gibisinden bir anlayışla karşılaşıyoruz. Normalde sorunun muhatabı eğer milletvekili arkadaşlarımızsa milletvekili arkadaşlarımız yanıt verir ama bu milletvekili arkadaşlarımız sorunla ilgili yanıt vermedikleri gibi, bürokrat arkadaşlarımız bize yanıt veriyor. Doğrudur, bakan yardımcılarımız da zaman zaman bu konuda yanıt veriyorlar, cevap verme noktasında oluyorlar.

Burada bahsetmek istediğim konu, 16 Nisan referandumunda bir rejim değişti. “Bu rejim ülkeye yeniden güllük gülistanlık getiriyor.” dediler, iddia bu. Grup Başkan Vekili daha hâlen, biraz önce bu tartışmanın üzerine bunu getiriyor. Bırakın erklerin ayrılmasını -ki her şey birbirinden ayrı getirilecekti- bütün erkler birleşti; bu rejimle olan bu. Tek kişi karar veriyorsa… Bunları, bugün bir kişiyi eleştirmek için demiyoruz, genel yanlış anlayışı ortaya koymak için bunu söylüyoruz. O anlamda “Anayasal sorun yok.” dedikleri yerde… 16 Nisan referandumuyla milletimizin önüne getirilen Anayasa değişikliğinin en önemli unsurlarından biri de yasama ile yürütme erklerinin birbirinden keskin çizgilerle ayrılacağını söylemişlerdi ancak normalde ne yazık ki bu yürütme erkinin birimleri olan bakanlıklar, bakan bürokratları tarafından hazırlanan metinleri yalnızca milletvekilleri imzalıyor ve önümüze getiriliyor. Bu anlayışın doğru bir anlayış olduğunu düşünmüyoruz.

Değerli arkadaşlar, Genel Kurulumuzda kanun teklifinin ikinci kısmıyla ilgili birkaç hususun altını çizmek istiyorum. Kanun teklifinin ikinci kısmında, 6 genel kanunda ve toplam 24 maddede değişiklik yapılması planlanıyor. Teklif, Genel Kurula geldiğinde, biz grup olarak teklifin geneline bir itirazımızın olmadığını belirttik. Teklif içerisindeki 19 maddede, muğlak maddelerde bir uzlaşı ortamı sağlayalım, enine boyuna tartışalım, acaba düzenleme gerekli mi, değil mi onu kamuoyuna birlikte paylaşalım dedik.

Değerli arkadaşlar, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nda 13 maddede değişiklik yapılması teklif ediliyor. Bizim bu 13 maddenin 12’sine zaten hiçbir itirazımız olmadı. Çünkü burada Jandarma personelinin görev yerleri, koşulları, rütbe ve yaş hadleri, personelimize ödül ve madalya verilmesi, Jandarma Genel Komutanlığının İçişleri Bakanlığına ilişkin hususlardaki uyum düzenlemeleri, personelimizin izin hakları, mecburi hizmet süreleri konularında yapılan düzenlemelere biz katkı sunduk ve yardımcı olmaya da çalıştık. Örneğin 29’uncu maddede Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinde öğrenim gören personelimizden öğrenciliği sona erenlerin kendileri için yapılan harcamayı geri ödemesi yeniden düzenleniyor. 680 sayılı KHK’yle personelden tam 4 katı tazminat ödemesi isteniyordu. Şimdi bu düzenleme doğru bir düzenleme, sadece yapılan harcamalar isteniyor, buna biz de “evet” dedik.

Diğer bir madde, 36’ncı maddede görev yeri ve koşulları nedeniyle eczanelerden temini mümkün olmayan hâllerde ilaç ve tıbbi malzemelerin ücretsiz olarak, katılım payı alınmaksızın personelimiz için kullanılması düzenleniyor. Personelimiz sınır ötesinde yoğun koşullar altında görevini yaparken hastalanacak ve ilaca ihtiyaç duyacak. Dağ başında eczane mi arayacak? Elbette ki personel bu ilacı temin edecek ve katılım payı alınmayacak, gayet yerinde bir düzenleme.

Değerli arkadaşlar, şunu anlatmaya çalışıyoruz: Biz kuru muhalefet yapmak için… Bir düzenleme yerindeyse hakkınızı teslim ederiz ama sizlerden istirhamımız, bizler bir konuda görüş bildirirken bir düzenlemeye yönelik yapıcı bir eleştiriyi getirdiğimizde lütfen siz de dikkate alın.

Bizim grup olarak teklifte çekince koyduğumuz en önemli maddelerden biri 32’nci madde idi. Bu madde, 22’nci maddede düzenlenen Salih Güvenlik Komutanlığına yapılan düzenlemeyle aynı konuyu içeriyor. Biz 22’nci maddenin komple kaldırılması için önerge verdik ancak önergemiz reddedildi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

127 konuşma daha · 3 Aralık 2019

127 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook