Saadet Partisi Grubu önerisi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · İYİ Parti (konuşma tarihinde; bugün AK Parti)
Genel Kurul, 3. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Ekim 2023 · 269 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Nimet Özdemir (İYİ Parti), 4 Ekim 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Saadet Partisi Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 269 kelime.
Nimet Özdemir (İYİ Parti, İstanbul). “Saadet Partisi Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 4 Ekim 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nimet-ozdemir-2023-10-04-saadet-partisi-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=117347
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA NİMET ÖZDEMİR (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Saadet Partisince deprem bölgesinde yaşanan sorunların tespiti ve bu konuda yapılması gereken çalışmaların belirlenmesi amacıyla verilen araştırma önergesi üzerine İYİ Parti Grubumuz adına söz aldım. Selamlarımı sunarım.
İYİ Parti olarak bizler de deprem bölgesiyle yakından ilgileniyoruz. İlk sahra hastanesi ve ilk çadır kenti deprem bölgesinde hayata geçiren parti olarak tüm sorunları ivedilikle takip ediyoruz. Bugün 4 Ekim, iki gün sonra 6 Şubat depreminin üzerinden tam sekiz ay geçmiş olacak. Bölgeye baktığımızda hafriyat kaldırma çalışmalarının yavaş ilerlediğini, daha da önemlisi verilen konteynerlerin sayı ve donanım olarak kışa hazırlık bakımından yetersiz olduğunu, hâlâ çadırlarda kalan vatandaşlarımızın olduğunu görüyoruz. Aradan geçen sekiz aya rağmen hâlâ çadırlara mahkûm depremzedelerin olması Hükûmetin ayıbıdır. Toplanan yardımların açıklıkla anlatılmaması bu tür eksikliklerle birleşince kamuoyu vicdanında derin bir yara açıyor. Birçok depremzede ağır travmalar eşliğinde hayata devam etmeye çalışıyor ve bu konuda kapsamlı bir çalışma hayata geçmiş değil. “Sürekli deprem korkusuyla yaşamaktan yoruldum.” notu bırakarak yaşamına son veren 62 yaşındaki vatandaşımızın durumunun vahameti acı boyutları gözler önüne sermektedir. Tüm bu acılar, zorluklar, sıkıntılar bir yanda yaşanmaya devam ederken diğer yandan kendisine “hoca” denen bir zatın kürsüden cemaatine “Sadece Suriyelilerin cenazesi mis kokuyordu.” diye vaazlar verdiğine rastlıyoruz. Soruyorum, bu hoca hangi ülkenin vatandaşı, hangi bayrağın, hangi milletin hocasıdır? Adını doğru koyalım, depremzedelerin yaşadığı onca maddi ve manevi sıkıntı hâlâ devam ederken bu lafın adı psikolojik şiddettir. 27 Türk milliyetçisi gencimizin hiçbir suç unsuru yokken gözaltına alınması, Süha Çardaklı ve Batuhan Çolak’ın teröristlere yapılan muameleye maruz bırakılarak hâlâ tutsak tutulması bir yanda dururken Seyfullah Akyiğit gibi kendisini bilmezlerin özgürce aramızda dolaşmasını hazmedemiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
80 konuşma daha · 4 Ekim 2023