İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 52. BİRLEŞİM · CUMA

2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 7'nci tur görüşmeleri münasebetiyle

Niyazi Nefi Kara

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 52. Birleşim · 1. yasama yılı · 4 Mart 2016 · 579 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Niyazi Nefi Kara (CHP), 4 Mart 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 7'nci tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 579 kelime.

Niyazi Nefi Kara (CHP, Antalya). “2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 7'nci tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/niyazi-nefi-kara-26-2016-03-04-2016-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2014-yili-merkezi (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=45659

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

NİYAZİ NEFİ KARA (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmüş olduğumuz kurumların 2016 bütçesinin aleyhinde söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bugün burada aslında çok önemli kurumların bütçeleri görüşüldü. Ülkemizin içeride ve dışarıda yaşadığı güvenlik zafiyetleri açısından Millî Savunma Bakanlığı, kalkınmamız ve çiftçilerimizin sıkıntıları açısından Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve ülkemizin modern teknoloji ve bilim çağını yakalayabilmesi açışından üniversitelerimizin özgürce akademik ve bilimsel çalışmaları yapabilmesinin önünü açması gereken Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçeleri üzerinde görüşmeler yapıldı. Bu kurumların bütçeleri ve Sayıştay raporlarındaki eksiklikler ve yetersizliklerle alakalı daha fazla konuşmaya gerek olmadığı kanaatindeyim. Zaten konuşsak da sizler burada oy kullanırken vicdanlarınıza ya da hakkaniyete göre değil, çoğunuz gelen talimatlar doğrultusunda, neyi oyladığınızı bile bilmeden oy kullanıyorsunuz. Bu kurumların üstlerine düşen yükümlülükleri etkin bir şekilde yerine getirip getirmediğini bile bilmiyorsunuz. Mesela Millî Savunma Bakanlığı, sorumlu olduğu alanla alakalı gerçekten ülkemizin, vatandaşlarımızın güvenliği ve savunmasını gerçekleştiren bir kurum olsaydı Diyarbakır Lice’de şehit olan 6 askerimiz minibüslerle değil, zırhlı araçlarla görev yerlerine sevk edilirdi ya da Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığını bir gecede, her türlü olayda uykuya dalan, ancak söz konusu Suriye’ye girmek olunca düşüncesizce “Birkaç füze atarım oradan da bu tarafa.” diyebilen ve ulusal çıkarlarımızı her an büyük bir ateşe atacak kadar doğru değerlendiremeyen MİT’e bağlamasaydınız, belki Rus uçağı düşürülmeden önce milliyeti bilinecek, belki de 7 hazirandan sonra Suruç’ta, Ankara Garı’nda, Sultanahmet’te ve en son yanı başımızda, Merasim Sokak’ta bu canlarımız yanmayacaktı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gerçekten ülke tarımının, hayvancılığının ve çiftçisinin geleceği ile kalkınmasını düşünseydi hayvancılık yapılan meraların imara açılmasına izin vermezdi.

Tarımda geldiğimiz nokta çok daha vahim değerli arkadaşlar. Tarımla geçimini sağlayanların en önemli sıkıntıları -bunları sürekli bu kürsülerden dile getiriyoruz, ancak nedense AKP’nin bakanları ilgisiz kalmakta direniyor- işçilik, gübre, mazot, elektrik ve sulama maliyetlerinin sürekli artmasına karşılık ürün fiyatlarının aynı kalmasıdır. Rusya’yla yaşanan krizin de etkisiyle Türkiye genelinde aşağı doğru bir ivme çizen tarım sektörü, seçim bölgem Antalya’da resmen dibe vurmuştur. Rusya’nın ambargosu yaş sebze, meyve ihracatında büyük bir çöküşe yol açmıştır. 2016 Ocak ayında narenciye ihracatında, 2015 yılının ocak ayına göre miktar bazında yüzde 34, değer bakımından yüzde 38 gerileme yaşanmıştır. Yaşanan kayıpların yeni pazarlarla kısa dönemde telafi edilmesi olanaksızdır. Çünkü, alternatif yeni pazarların, açığı kapatacak büyüklükte olması çok önemlidir. Yeni pazarlar bulunsa bile yüzde 60-80 oranında fiyat düşüşleri olmaktadır. Sadece 2016’nın ilk iki ayında batı Akdeniz ihracatı rakamlarına baktığınız zaman, domates ihracatının yüzde 50, yaş meyve ve sebze ihracatının yüzde 32 azalış kaydettiğini göreceksiniz.

2015 yılında 40 milyon dolara yaklaşan parasal büyüklükteki domates ihracatı, kayıpla, 20 milyon dolara inmiş, 23 milyon dolar düzeyindeki Rusya’ya domates ihracatı ise, konulan ambargo nedeniyle, gerçekleştirilememiştir. Gördüğünüz gibi, yanlış dış politikanız Türkiye'nin ekonomi ve kalkınma politikalarını da kısa vadede olumsuz etkilemiştir.

Ayrıca, üreticiyi mağdur etmemek adına yeni pazar arayışlarına girilmişken, Türk Hava Yolları, kargo taşımacılığında eurodan dolara geçiş yaparak yüzde 12’lik bir zam yapmıştır.

Değerli arkadaşlar, Sayın Başbakan geçen hafta, Rusya krizi nedeniyle, turizmle ilgili bir açıklama yaptı: “400 bin turist getirene destek vereceğiz.” diyor. 5 bin getirse olmaz mı? Bu dış politikanızla yalnızlaşan Türkiye’ye gelmeyen turistlerden 5 bin-10 bin getirenlere destek versek, olmaz mı?

Alanya’da son bir ay içerisinde 111 otel satışa çıkarıldı arkadaşlar. Turizm sektörü için destek paketi böyleyken, tarımda ne yapıyoruz? Kredilerde aynı sorunları yaşıyoruz. Lojistik desteklere, uzak pazarlar için uçak ve kargo desteğinin sağlanmasından yeni pazarlara ulaşılmasına ve üretim maliyetlerinin düşürülmesine kadar birçok alanda desteğe ihtiyacı var.

Tarımla uğraşan çiftçilerimiz de…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NİYAZİ NEFİ KARA (Devamla)…sizlerden müjde bekliyor Sayın Bakanım.

Değerli arkadaşlar, ziraat mühendisi arkadaşlarımız çok şey söyledi. Sizlere…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

93 konuşma daha · 4 Mart 2016

93 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook