İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 22. BİRLEŞİM · SALI

Askerlik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile istanbul milletvekili hasan kemal yardımcı'nın; askerlik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ve milli savunma komisyonu raporu (s. sayısı: 52)

Nurettin Akman

Çankırı Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 22. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Kasım 2007 · 967 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nurettin Akman (AK Parti), 20 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ASKERLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE İSTANBUL MİLLETVEKİLİ HASAN KEMAL YARDIMCI'NIN; ASKERLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ VE MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONU RAPORU (S. SAYISI: 52)); konuşma 967 kelime.

Nurettin Akman (AK Parti, Çankırı). “Askerlik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile istanbul milletvekili hasan kemal yardımcı'nın; askerlik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi ve milli savunma komisyonu raporu (s. sayısı: 52)”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 20 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurettin-akman-23-2007-11-20-askerlik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-ile-ista (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c005/b022/tbmm230050220162.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA NURETTİN AKMAN (Çankırı)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; elli ikinci sırada yer alan ve görüşülmekte olan 1111 sayılı Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Askeri öğrenciliğimle birlikte yirmi sekiz yıl hizmet etmekten büyük gurur duyduğum, göz bebeğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerimizin çok önemli yasalarından, temel yasalarından birisi olan Askerlik Kanunu'yla ilgili değişiklikle ilgili grubumun görüşlerini açıklamaktan da büyük memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Bu vesileyle, vatanımız uğruna şehit olan evlatlarımızı burada rahmetle anıyor, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. Gazilerimize de minnet ve şükranlarımı sunuyor, sağlık, sıhhat ve afiyetler diliyorum. Değerli milletvekilleri, bugün Askerlik Kanunu'yla alakalı bir değişiklik görüşülme olmasına rağmen muhalefet sözcüsü arkadaşımızın Sayın Başbakanımıza kadar uzanan, maalesef katiyen tasvip etmeyeceğim bir anlayışı burada ifade etmesini de müsaadenizle tasvip etmediğimi özellikle belirtmek istiyorum.

AHMET ERSİN (İzmir)Başbakan askerlikten sorumlu değil mi yani? Bu gelişmelerin dışında mı?

NURETTİN AKMAN (Devamla)Ben, özellikle beş yıl öncesi Türkiye'ye arkadaşlarımın göz atmalarını, o günün şartlarını gözlerinin önüne getirmelerini diliyorum. Siyasetin bittiği, siyaset kurumunun yara aldığı bir dönemden, bugün, bu ülke, dünya gündemini belirleyen bir ülke hâline gelmiştir.

AHMET ERSİN (İzmir)Sayın Milletvekilim, tasarının altında Başbakanın imzası yok mu?

NURETTİN AKMAN (Devamla)Onun için, Sayın Başbakanımıza ve kadrosuna bizim şükran borçlu olduğumuzu bu vesileyle belirtmek istiyorum.

AHMET ERSİN (İzmir)Tamam, siz şükran duymaya devam edin. Tasarının altında Başbakanın imzası yok mu? Elbette eleştiririz.

NURETTİN AKMAN (Devamla)Değerli arkadaşlarım, malumlarınız olduğu üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Mete Han tarafından 2209 yılında -milattan önce- kurulmuş. Bu tarih aynı zamanda Türk Devleti'nin de kuruluş tarihidir. Egemen bir devlet, askerî varlığıyla şekillenir, kurulur ve devam eder. Türk askeri, Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye'mizin modernleşme ve demokratikleşme sürecinin de bir miladı olmuştur. Askerine "Mehmetçik" diyen bir millet görülmemiştir. Biz, yeryüzünde bu anlayışı yaşatan bir milletiz. Bu anlayış, "küçük Muhammed" anlamında ifade edilen bir yaklaşımdır. Bunun içindir ki, Anadolu'muzda analar evlatlarını evlendirirken ve askere gönderirken ellerine kına yakarlar. Milletinin değerleriyle bütünleşmiş bir ordunun başaramayacağı hiçbir güçlük yoktur ve inşallah, bu terör belasının da hep birlikte birlik ve beraberlikle üstesinden geleceği inancımızı muhafaza ediyoruz. "Peygamber ocağı" olarak anılan ve milletin bağrından çıkan ordumuz, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet anlayışının da teminatıdır. (MHP sıralarından "Tek dil" sesleri)

Değerli milletvekilleri, bir ülke, ekonomik zenginliği için askeri gücünü korumak durumundadır. Ekonomik refah, askerî güç olmadan devam edemez. Güçlü ekonomi, güçlü ordu, güçlü devlet demektir. Güçlü devlet ise sözü dinlenen, dünya politikasına yön veren devlet demektir. Güçlü bir ordu, küresel dünyada caydırıcı bir güçtür. Geçen sah günü Meclisimizde yaşanan tablo Türkiye'miz açısından güzel bir örneği oluşturmuştur.

Değerli arkadaşlarım, Türk Silahlı Kuvvetlerinin görev ve yetkileri Anayasa ve ilgili yasalarda belirtilmiştir. Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye'de silahlı kuvvetlerin varlığının temel nedeni yurt savunmasıdır. Nitekim, Anayasa'mızm 117'nci maddesinde, silahlı kuvvetlerin bu görevini yerine getirebilecek bir hazırlık düzenine getirilmesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı Bakanlar Kurulu sorumlu tutulmuştur.

Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, içinde bulunduğumuz uluslararası ortamın ortaya çıkardığı iç ve dış tehditlere karşı ülkeyi korumanın yanı sıra, içinde bulunduğumuz bölge ve ötesinde barış ve istikrara katkıda bulunabilmek için yeniden yapılanma sürecine girmiştir. Bu çerçevede, değişik görevleri ifa edebilecek, çok rollü, elastiki birliklerin teşkil edilmesine, sayısal fazlalık yerine profesyonel bir güce, gelişmiş teknoloji ürünü silah ve sistemlere sahip olunmasına; bu silah ve sistemlerin etkinliğini artıracak komuta kontrol, erken ihbar, ikaz, elektronik harp, gelişmiş mühimmat, her türlü hava şartlarında hareket imkânı ve kabiliyeti gibi kuvvet çarpanlarına sahip olmasına önem ve öncelik vermektedir. Bu anlamdaki bütün destek de Hükümetimiz tarafından verilmektedir. Değerli milletvekilleri, Türk Silahlı Kuvvetleri çağın gereklerine ve uygulamada ihtiyaç duyulan hususlara göre yasalarında gerekli düzenlemelere gitmek durumundadır. Bu bağlamda, söz konusu tasarıyla düzenlenen ilk husus, lisans ve lisansüstü öğrenimi bitiren yükümlülere sevk tehir hakkının tanınmasıdır. Mevcut uygulamada, lisans eğitimini tamamlayan yükümlüler, askerliklerine karar alınmasını müteakip sekiz ay ile on beş ay arasında değişen süreler sonunda silah altına alınabilmektedirler. Bu süreler, yükümlülerin staj, yüksek lisans, doktora veya ihtisas sınavlarına katılabilmeleri ve başarılı olanların öğrenime başlayabilmeleri ile Kamu Personeli Seçme Sınavı'nı kazananların ise başlamaları için yeterli gelmemektedir. Neticede, yükümlüler bakaya kalmakta, bu suçtan haklarında düzenlenen suç dosyaları cumhuriyet savcılıklarına gönderilmektedir. Bu anlamda on binlerle sayılan ifade edilen dosyaların mevcudiyeti söz konusudur. Bakaya kalmaları önlemek, yükümlülerin daha üst seviyede eğitimlerine devam etmelerine imkân sağlamak ve Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda başarılı olanlara işe başlamaları için yeterli süre tanımak maksadıyla:

- Lisans eğitimini tamamlayan yükümlülere, lise ve dengi okul mezunları ile iki ve üç yıllık yüksekokul mezunlarına tanındığı gibi, mezuniyetlerini müteakip iki yıl,

- Yüksek lisans eğitimini tamamlayan yükümlülere bir yıl,

- Yurt dışındaki öğrenim kurumlarından mezun olanlara, denklik işlemlerini tamamlayabilmeleri için ayrıca bir yıl,

Sevk tehir hakkı tanınması yoluna gidilmiştir.

Tasarıda düzenlenen ikinci husus ise, disiplinli erbaş ve erler ile radyoaktif ışınla çalışan erbaş ve erlere ilave izin hakkı tanınmasına ilişkindir.

Muvazzaf askerlik hizmetleri süresince kanun, yönetmelik, yönerge ve emirler çerçevesinde kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirmede üstün gayret göstererek başarılı olanlar ile birlik içerisinde disiplinli davranışlar sergileyenleri ödüllendirerek, motive etmek, disiplin ihlalleri yapma eğiliminde olanların ise bu davranışlarını kontrol altında tutmalarını sağlamak ve caydırmak amacıyla, er ve erbaşlara asgari tugay veya alay komutanlarının onayıyla yedi güne kadar ilave izin verilebilmesi imkânı getirilmiştir.

Ayrıca, radyoaktif ışınla çalışan yükümlü erbaş ve erlere, röntgen mütehassıslarına veya röntgen ve radyumla iştigal eden kimselere tanındığı gibi, sıhhi nedenlerle, bir yıl hizmete karşılık otuz gün ilave izin verilmesi imkânı sağlanmıştır.

Bu hizmetin bir yıldan az ya da çok olması durumunda, verilecek izin süresi ise otuz günlük süresi birimine orantılı olarak hesaplanacaktır.

Getirilen diğer bir husus ise "Kendilerini askerliğe elverişsiz hale getirmeye veya getirtmeye teşebbüs ettikleri mahkeme kararı ile sabit olan erbaş ve erlerin yargılanmalarına esas eylemleri dolayısıyla ortaya çıkan rahatsızlıklardan ötürü yatarak gördüğü tedaviler veya istirahatte ya da hava değişiminde geçirdikleri süreler muvazzaf askerlik hizmetlerinden sayılmaz." hükmünün getirilmiş olmasıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; değerli katkılarınız için şimdiden teşekkür ediyor, konuyu takdirlerinize sunuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

69 konuşma daha · 20 Kasım 2007

69 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook