İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 105. BİRLEŞİM · SALI

Türk silahlı kuvvetleri personel kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifleri (s.s.:361)

Nurettin Akman

Çankırı Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 105. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Haziran 2009 · 829 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nurettin Akman (AK Parti), 16 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:361)); konuşma 829 kelime.

Nurettin Akman (AK Parti, Çankırı). “Türk silahlı kuvvetleri personel kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifleri (s.s.:361)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurettin-akman-23-2009-06-16-turk-silahli-kuvvetleri-personel-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

NURETTİN AKMAN (Çankırı)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun’un bazı maddelerinin yeniden düzenlenmesi, değiştirilmesi ve ilaveler yapılmasıyla ilgili olarak hazırlanan kanun tasarısı üzerinde şahsi görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün, bir paket hâlinde geçirmekte olduğumuz bu yasalarla ilgili olarak biraz önce Değerli Milletvekilimizin de ifade ettiği astsubaylarımızla alakalı olan bölüm hakikaten bir kanuni boşluktan ortaya çıkan bir esastı. Devlet memurlarından iki yıllık yüksekokulu bitiren, bitirdikten sonra master, doktora yapan memurlarımız nasıl derece olarak istifade ediyorsa astsubaylarımız doktora da yapsalar, profesör de olsalar maalesef bu anlamda bir özlük hakları düzenlemesi yoktu. Bugün çıkaracağımız bu yasayla, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güzide bir topluluğu olan astsubaylarımıza da bu hakkı vermiş oluyoruz.

Bunun yanında, Millî Savunma Bakanlığımız, Millî Savunma Komisyonumuzla birlikte, Genelkurmay Başkanlığımızla yapılan çalışmalar doğrultusunda da özlük haklarında -subay ve astsubaylarımızın- yeni yeni düzenlemeler hayata geçirilmekte. Biraz önce Millî Savunma Bakanımız bu konuyla alakalı kanun tasarılarının ilgili bakanlıklara gönderildiğini ifade ettiler. Bu eksiklikler zaman içerisinde değerli Meclisimizin de katkılarıyla hayata geçirilecektir.

Değerli milletvekilleri, Türk Silahlı Kuvvetlerinde ihtiyaç duyulan sınıflarda istihdam edilmek üzere sözleşmeli subay ve astsubayların temini, yetiştirilmeleri, hizmet şartları, yükselmeleri, atama ve yer değiştirmeleri ile özlük haklarına ilişkin esasların düzenlendiği 4678 sayılı Yasa 21 Haziran 2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde bu kapsamda personel istihdamındaki ilk uygulama bu yasayla hayata geçirilmiş olup 2003 yılının Mart ayından itibaren askerî eğitimlerini tamamlayan toplam 573 sözleşmeli subay ve astsubayımız Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görevlerine başlamışlardır. Bugün yüksek huzurlarınıza getirilen yasa değişikliği de beş yıllık süre içerisinde uygulamadan doğan bazı sorunların giderilmesi amacına yönelik bulunmaktadır. Bu değişiklikleri ifade etmeden önce bazı genel hususlar üzerinde durmak istiyorum.

Bilindiği üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin muvazzaf subay kaynağını Harp Okulu, fakülte ve yüksekokul mezunları, yedek subaylıktan ve astsubaylıktan subaylığa geçenler oluşturmaktadır. Muvazzaf astsubay kaynağını ise astsubay okulları ve uzman çavuşluktan astsubaylığa geçenler meydana getirmektedir. Ayrıca, profesyonel ordu kapsamında son yıllarda da uzman çavuş istihdamına ağırlık verilmiştir. Kaynağı ise uzman çavuş okullarıdır.

Değerli milletvekillerim, günümüz dünyasında ülkelerin ve toplumların bir arada, barış içinde yaşama arzu ve isteklerine rağmen, ekonomik çıkarlar, ırk ve dine dayalı ihtilaf buna imkân vermemekte, her yıl dünyanın dört bir tarafındaki sıcak çatışmalarda sayıları yüz binlerle ifade edilen insanlar ölmektedir.

Bilimin ve yüksek teknolojinin her geçen gün hızla ilerlediği çağımızda, devletler pazar payı elde etme pahasına acımasız bir ekonomik savaş vermektedirler. Bugün petrol ve doğal gaz ekonomik savaşın esas merkezini oluşturmakta, önümüzdeki yıllarda ise dünyamızın su savaşlarına sahne olacağı ifade edilmektedir. Orta Doğu ve Kafkaslar ile Hazar havzası petrol ve doğal gazın yüzde 60-65 rezervini oluşturmakta ve ekonomik güçlerinin devamı açısından Avrupa Birliği ülkeleri, Amerika ve Kanada gibi ülkeler açısından bu bölgeler hayati önem taşımaktadır.

Dünyanın en zor coğrafyasında bulunan ülkemiz, jeostratejik ve jeopolitik konumu itibarıyla doğal gaz ve petrolü çıkaran ve kullanan ülkelerin komşusu durumundadır, yani belirtilen doğal kaynakların terminali ve zorunlu geçiş yolları üzerinde çok hassas bir konumda bulunmaktadır. Bu durum, ülkemizin önemini her geçen gün artırmaktadır.

Diğer taraftan, menfaatlerin her an sıcak çatışmalara dönüşebileceği bir coğrafyaya sahibiz. Irak Savaşı, İsrail-Filistin anlaşmazlığı bölgemizde cereyan etmektedir. Bu anlamda Orta Doğu’nun lider ülkesi olarak son yıllarda büyük bir inisiyatif alan Türkiye, bu özelliğiyle de ön plana çıkmış durumdadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütün bunlar dikkate alındığında Türkiye'nin millî güvenlik politikası, bölgemizdeki gerginliklerin azaltılmasına yardım etmek, ihtilafları önlemek, demokrasi ve hukuka saygıyı teşvik ederek barışçı ve istikrarlı bir güven ortamı yaratmaktır.

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin vazife ve sorumluluğu Anayasa ve yasalarımızla belirlenmiş olup, 21’inci yüzyılda yeni güvenlik sorunlarına ve krizlere uygun şekilde reaksiyon göstermek, her türlü belirsizliğe karşı olmak, iç ve dış tehdit ve risklere karşı ülkemizin güvenliğini sağlayabilmektir. Bu nedenle, değişik görevler ifa edebilecek çok yönlü, elastiki birliklerin teşkil edilmesine, sayısal çoğunluk yerine, gelişmiş teknoloji ürünü silah ve sistemlere sahip olunmasına, bu silah ve sistemlerin etkinliğini artırarak, komuta kontrol, erken uyarı, elektronik harp, gelişmiş mühimmat ve her türlü şartlarda hareket imkân ve kabiliyeti gibi özelliklere sahip olunmasına önem ve öncelik verilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Netice olarak, her yönüyle güçlü bir ordumuzun varlığı kaçınılmazdır.

Bu gerçeklerden hareketle, Türk Silahlı Kuvvetlerinde 2000’li yıllarda başlayan ve yeniden yapılanma çalışmalarıyla öncelikle dünya ordularında uygulanmakta olan profesyonel ordu uygulaması hayata geçirilmiş, ordumuzun sayısı azaltılmış, profesyonel personel istihdamı doğrultusunda uzman ve rütbeli personelin istihdamına ağırlık verilmiştir. Ayrıca, Savunma Sanayii Müsteşarlığı daha da fonksiyonel hâle getirilmiş, millî savunma sanayisine dayalı silah, araç ve gereç sistemlerinin tedariki konusunda önemli adımlar atılmıştır. Bunun sonucu olarak, Türk Silahlı Kuvvetleri… Bölücü terörle mücadelede en zor şartlarda, karda, eksi 30-35 derece soğukta hareket edebilen ve görevlerini üstün bir disiplin anlayışıyla başaran profesyonel birliklere, araç ve gereçlere sahip olduğumuzu hep birlikte gözlemledik.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; işte bu kanunun çıkarılış amacı, Türk Silahlı Kuvvetlerinde profesyonel personel istihdamı doğrultusunda küçük rütbeli subay ve astsubaylara duyulan ihtiyaçtan kaynaklanmıştır. Bu açığı kapanmak amacıyla Kara, Deniz, Hava, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında ağırlıklı olarak ihtisas gerektiren branşlarda bu tasarıyla ihtiyaç nispetinde sözleşmeli subay ve astsubay istihdamı sağlanmış, sağlanmaya da devam edilecektir.

Değerli milletvekilleri, kanunun gerektirdiği değişiklikleri şöylece sıralayabiliriz: Ön sözleşme ve askerî eğitim kavramları yeniden tanımlanmıştır.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

48 konuşma daha · 16 Haziran 2009

48 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook