Bazı kanunlar ile kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi
Giresun Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 100. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Nisan 2012 · 877 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nurettin Canikli (AK Parti), 26 Nisan 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLAR İLE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ); konuşma 877 kelime.
Nurettin Canikli (AK Parti, Giresun). “Bazı kanunlar ile kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 26 Nisan 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurettin-canikli-24-2012-04-26-bazi-kanunlar-ile-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasina (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=2202
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Görüşülmekte olan kanun teklifinin 11’inci maddesi üzerinde grup adına söz aldım.
Değerli arkadaşlar, biraz önce bir önerge oylandı ve kabul edildi. Tabii, o önerge üzerinde konuşma imkânı da olmadı. Biraz önce, muhalefete mensup arkadaşlar da bu madde çerçevesinde önergeyi tartışma imkânı bulabildiler. Ben de orada ifade edilen görüşlerin doğruyu yansıtmadığını tamamen teknik belgelerle, ifadelerle aktarmaya ve sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bu önerge niye geldi? Neyi düzenliyor? Önce onu açıklamakta fayda var.
Özelleştirmeler yapıldıktan sonra ve bütün boyutlarıyla alıcıya usulüne uygun, kurallara uygun teslim edildikten ve devredildikten sonra mahkemelerin verdiği iptal kararları söz konusu olduğunda…
KAMER GENÇ (Tunceli)Usulüne uygun yapıldıysa mahkeme nasıl iptal kararı verir?
NURETTİN CANİKLİ (Devamla)Örneklerini şimdi ben size takdim edeceğim.
…çoğu zaman -hatta, tamamına yakınında diyebiliriz- telafisi mümkün olmayacak şekilde gelişmeler ortaya çıkıyor. Yani devir yapılıyor, tapu devri, işletme devri, bütün devirler yapılıyor alıcıya ve bu devir yapılana kadar bu konuda mahkemenin verdiği henüz bir karar da söz konusu değil, iptal ya da yürütmeyi durdurma kararı. Bu devir gerçekleşmeden önce böyle bir karar var ise zaten gereği yerine getiriliyor, orada da herhangi bir problem söz konusu değil. Problem devir yapıldıktan ve bunun üzerinden bir süre geçtikten sonra mahkemenin verdiği iptal kararı söz konusu olduğunda başlıyor. Hatta, bazen üç-beş yıla kadar uzayabiliyor yani üç-beş yıl sonra bu kararlar verilebiliyor. Düşünün, firmayı devlet satmış, özelleştirmiş, devretmiş. Yatırımcı bunu devraldıktan sonra birtakım yatırımlar yapıyor, başka birtakım gelişmeler olabiliyor, borçlandırabiliyor şirketi ya da başka birine devredebiliyor, üçüncü bir kişiye devredebiliyor. Bu gibi durumlarda mahkeme kararının yerine getirilmesi hemen hemen imkânsız hâle geliyor, mümkün değil. Mesela, hukuki olarak üçüncü kişiye devredildiği zaman –nitekim, Yargıtayın kararı var burada benzer, somut bir olay için- Yargıtay diyor ki: “Bu devir geçerlidir.” Dolayısıyla devlet birine satmış özelleştirme çerçevesinde, sonra o kişi de mahkeme karar vermeden önce başka birine satmış; üçüncü kişiyi iyi niyetli olarak koruyor yasalarımız. Yargıtayın bu konuda kararı da var; ben tarihini, sayısını vereceğim şimdi. Dolayısıyla böyle bir durumda iptal kararının yerine getirilmesi imkânsız, mümkün değil -fiilen mümkün değil, hukuken mümkün değil- ama sorun da ortada, bu sorunun da çözülmesi gerekiyor.
Diğer taraftan, bir başka açıdan -şimdi yine onun örneklerini vereceğiz- özelleştirmelerin üzerinden çok uzun süreler geçebiliyor. Mesela, bunlardan bir tanesi: Yine ben şirket ismi vermeyeceğim. Özelleştirme yapılıyor, 29 Temmuz 2005 tarihinde bütün boyutlarıyla, bütün yönleriyle işletme, satılan, özelleştirilen kurum alıcıya devrediliyor. Bu arada dava açılıyor.
KAMER GENÇ (Tunceli)Yürütmeyi durdurma kararı da veriliyor.
NURETTİN CANİKLİ (Devamla)Karar verdiği zaman problem yok zaten. Yürütmeyi durdurma kararı vermişse hemen yürütmesi duruyor özelleştirmenin.
KAMER GENÇ (Tunceli)Yürütme de var.
NURETTİN CANİKLİ (Devamla)Ama ne zaman? Devirden önce.
KAMER GENÇ (Tunceli)Yürütme de var.
NURETTİN CANİKLİ (Devamla)Fakat devirden sonra, bakın, bu olayda, dava açılıyor, dava 27/11/2007 tarihinde sonuçlanıyor, yani devredilmesinden -özelleştirilmesinden değil, devredilmesinden; tapusunun, işletmesinin, bütün birimlerinin her yönüyle devredilmesinden- yaklaşık iki buçuk yıl sonra iptal kararı ortaya çıkıyor. Tabii, bu arada yatırımlar yapılıyor, işletmede, şirkette birçok değişiklikler meydana geliyor. Doğal olarak alıcı yatırım yapıyor, hatta yatırım yapması da zorunlu. Özelleştirme şartlarından bir tanesi de belli miktarlarda, belli sürelerde istihdam sağlaması gerekir, artırması gerekir ve yatırım yapması gerekir.
KAMER GENÇ (Tunceli)Hiç de öyle yapmıyor.
NURETTİN CANİKLİ (Devamla)İki buçuk yıl sonra yani iptal kararı verildiğinde, o devredilen şirketten veya işletmeden çok başka bir işletme ortaya çıkıyor. Şimdi, yargı şunu söylüyor: “Bu gibi durumlarda iptal kararıyla otomatik olarak işlem tesis edilemez.” Neden? Çünkü devirden sonra artık özel hukuk hükümleri devreye girmiştir yani idare “Gel kardeşim, mahkeme karar verdi, bana devret.” diyemiyor. Ne yapıyor? Dava açıyor, devri için dava açıyor. Yani mahkemenin verdiği iptal kararının yerine getirilmesi amacıyla, devralmak üzere dava açıyor. Karşı taraf da dava açıyor. Şu anda, bu şekilde, yıllardan beri devam eden birçok dava var. Dava açıyor karşı taraf, şirket ama nasıl dava açıyor? Böyle bir durumda, kendisinin özelleştirme olarak ödediği paranın, yaptığı yatırımların, yatırımlar nedeniyle firmanın piyasa değerinde ortaya çıkan artışları, faizleri vesaire, kendi açısından haklı olarak, tümüyle devletten talep ediyor ve bunlar da inanılmaz rakamlara baliğ oluyor ve sonuçta, sonuç da alınamıyor ve devam ediyor. Bu, yeni ortaya çıkan bir durum değil. Ta çok eskiden beri, yani özelleştirmenin başladığından beri buna benzer sorunlar hep ortaya çıkmış ve hep de şu anda bizim yapmaya çalıştığımız gibi çözülmüş. Hatta, bizim önergemiz, aynen, neredeyse kelime kelime Başbakan Sayın Mesut Yılmaz’ın döneminde yapılan işlemle ilgili olarak Bakanlar Kurulu kararının aynısı.
KAMER GENÇ (Tunceli)Zihniyetiniz aynı zaten.
NURETTİN CANİKLİ (Devamla)Orada yine, bazı şirketlerle, satılan… Onları da okuyayım isterseniz size. ORÜS Orman İşletmeleri Sanayi AŞ, Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ’ye ait Hopa Limanı, Lalapaşa Çimento Sanayi ve Ticaret AŞ… Bunlar devredilen, satılan ama devirden sonra iptal edilen şirketlere ilişkin özelleştirme örnekleri. HAVAŞ Havaalanları, Petlas, Kütahya Manyezit İşletmeleri vesaire, böyle devam ediyor. Artık bunlar devredildiği için, telafisi mümkün olmayan noktaya geldiği için geriye alınması mümkün değil, dolayısıyla “onların bırakılmalarına” diye Bakanlar Kurulu kararıyla kararlar veriliyor.
Bizim önergemiz de aynen, bu kararın aynısı, sadece bir iki kelime, o da mecburen, teknik nedenlerle konuldu ve bakın, bu Bakanlar Kurulu, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı, hatta Bakanlar Kurulu kararı bile değil. 06/12/1997 tarihinde, altında da dönemin Başbakanı Sayın Mesut Yılmaz, Özelleştirme Yüksek Kurulu üyesi rahmetli Sayın Bülent Ecevit, Sayın Güneş Taner, Işın Çelebi, Sayın Zekeriya Temizel, Sayın Yalım Erez…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
82 konuşma daha · 26 Nisan 2012