338 sıra sayılı kanun tasarısı?nın 3?üncü maddesinin anayasa?ya aykırı olduğu gerekçesiyle görüşülüp görüşülemeyeceği hakkında
Giresun Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 18. Birleşim · 3. yasama yılı · 8 Kasım 2012 · 282 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nurettin Canikli (AK Parti), 8 Kasım 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 338 SIRA SAYILI KANUN TASARISI?NIN 3?ÜNCÜ MADDESİNİN ANAYASA?YA AYKIRI OLDUĞU GEREKÇESİYLE GÖRÜŞÜLÜP GÖRÜŞÜLEMEYECEĞİ HAKKINDA); konuşma 282 kelime.
Nurettin Canikli (AK Parti, Giresun). “338 sıra sayılı kanun tasarısı?nın 3?üncü maddesinin anayasa?ya aykırı olduğu gerekçesiyle görüşülüp görüşülemeyeceği hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 8 Kasım 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurettin-canikli-24-2012-11-08-338-sira-sayili-kanun-tasarisi-nin-3-uncu-maddesinin-anayasa-ya-aykiri (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=21815
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Usul tartışmasının konusu, 3’üncü maddenin (9)[okunamadı]’uncu fıkrasındaki “düzenleyici” ifadesi. “Düzenleyici” ifadesinin burada yer alamayacağı, bir başka ifadeyle kanunla Bakanlığa böyle bir düzenleyici işlem yapma yetkisi verilemeyeceği iddiasından kaynaklanıyordu, oradan geliyor tartışmanın esas kaynağı.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bu, aslında standart bir ifade. Esas itibarıyla da kanunların uygulanmasını göstermek ve tereddütleri gidermek amacıyla getirilen ve bu amaçla ikincil mevzuat düzenleme yetkisi veren -Bakanlığa ya da ilgili bakanlığa- bir madde. Nitekim, cümlenin başına baktığınız zaman zaten “Bu Kanunun uygulanması ile ilgili tereddütleri gidermeye…” diye başlıyor.
Ayrıca, bakın, değerli arkadaşlar, diyelim ki bu konuda Bakanlık, yetkisini aşarak, kanunla düzenlenmesi gereken bir hususu, ikincil mevzuat olarak yönetmelikte düzenledi. Bu durumda, o, mutlaka iptal edilir. Yani, örnek olarak söylüyorum: Özlük haklarıyla ilgili, kanunla düzenlenmesi gereken bir husus hakkında tebliğ ya da yönetmelikte hüküm dercetti. Bu durum da çok açık bir şekilde Anayasa’ya ve yasalara aykırılık teşkil eder ve ilgili kurum, ilgili yargı merci de o yönetmeliği ya da o tebliği iptal eder. Dolayısıyla, bunun burada yer almış olması, bu Bakanlığa, yani “düzenleyici” ifadesini biraz önce iddia edildiği gibi anlamda yorumlasak dâhi, bu konularda, bu içerikte bir düzenleme yapma yetkisi kesinlikle vermez. Verdiği zaman da gereken düzeltmeler yargı tarafından yapılır. Dolayısıyla, burada herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Hatta bir çok kanunda, klasik olarak “Bu konuyla ilgili usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı ya da Bakanlar Kurulu ya da ilgili bakanlık yetkilidir.” şeklinde çok şablon, standart bir ifade yer alır. Orada, bakın, “usul”ün yanında bir de ”esas” kelimesi yer alır. Ama burada kastedilen “esas” kanunla, mutlaka sadece kanunla düzenlenmesi gereken bir kuralı düzenleme yetkisi vermez ama onun kuralı bellidir; o, ancak kanunla düzenlenir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
65 konuşma daha · 8 Kasım 2012