Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Tekirdağ Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 48. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Aralık 2023 · 459 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Nurten Yontar (CHP), 27 Aralık 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 459 kelime.
Nurten Yontar (CHP, Tekirdağ). “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 27 Aralık 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurten-yontar-2023-12-27-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasi-hakki (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=121365
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)NURTEN YONTAR (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun teklifinin 76'ncı maddesi üzerine söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
“Huzur hakkı” başlıklı ek 29'uncu maddesinde değişiklikler yapılarak birçok bürokratınıza ayda 4’ü geçmemek üzere huzur hakkı ödenmesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Ödenecek bu huzur hakkında, sadece damga vergisi ödenecek olup gelir vergisi ilgili kurum tarafından kişi adına ödenecektir. Ya, nasıl ince bir düşünce bu böyle, değil mi! Çünkü bürokratlarınızı öyle bir alıştırdınız ki artık yüksek tek maaş bile hiçbirine yetmiyor. Dikkatinizi çekiyorum, ayda 4 maaş. Hâlbuki özel sektörde çalışan üst düzey yöneticileri maaşlarına ek olarak aldıkları her tür gelire gelir vergisi beyannamesi düzenleyerek vergilerini ödemekle yükümlüler. Eğer iktidar vekilleri bir hak vermek istiyorsa Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanunu’nun 30'uncu maddesi hükümlerine göre sözleşmeli personelin iş sonu tazminat hakkını versin. Anayasal bir hak olan iş sonu tazminatının millî iradenin temsil edildiği Mecliste yıllardır gasbediliyor olması kabul edilemez.
Bütün ikazlarımıza ve tüm emeklilere ödeme yapılması gerektiğini söylememize rağmen ilk 5 bin liralık ikramiye sadece çalışmayan emeklilere ödendi ama Cumhurbaşkanına yakın olan bürokratlar söz konusu olunca kesenin ağzını açtınız. Bir de “Nasıl olsa bu bir torba kanun...” deyip yandaşınıza ve iktidarınıza fayda sağlayacak her türlü maddeyi de bu çorbaya benzeyen torba yasaya katıyorsunuz. Çalışan ve ÇKS’ye kayıtlı emekliye iki ay sonra vereceğiniz bu 5 bin lira bugün aşağı yukarı 300 lira değer kaybetti. Emeklinin gözünün içine baka baka “İşte bu torba yasaya aldık ve ödüyoruz.” deyip kendi bürokratlarınızı daha zengin etmenin yollarını buluyorsunuz. Bu maddeler hâlbuki tali komisyonlarda görüşülmeden geçirilmemeli, öncelikle bu komisyonlarda görüşülmeli, sonra yasalaştırılmalıdır. Bu madde geçse bile Anayasa’ya aykırılığı dolayısıyla yine Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararı verilecektir.
Sayın milletvekilleri, TÜİK verilerine göre enflasyonun yüzde 62 olduğu bir ortamda, en düşük emekli maaşı olan 7.500 liranın en az asgari ücret seviyesine yükseltilmesini sizin reddetmenize rağmen biz hâlâ talep ediyoruz. Esnafın, çiftçinin, dar gelirlinin durumlarının her geçen gün daha da kötüleştiği bir ortamda bence bu kesimlere her ay beşer bin lira verebilmelisiniz. İş bulamayan bu kadar gencimiz varken, kiracılar ev bulamazken, bütçe bu kadar açık veriyorken, gelir dağılımındaki eşitsizlik halkı perişan etmişken iktidarınıza yakın bürokratlara 3-5 maaş verilmesi vicdanınızı hiç sızlatmıyor mu? Ülkemizin hazinesinden faizcilere, tefecilere, 5’li çetelere milyarlarca lira aktaran iktidar maalesef ki çalışanlarımızı, emeklimizi, engellilerimizi, gençlerimizi, çiftçimizi, esnafımızı görmezden gelmektedir. Dünyanın tüm gelişmiş ülkeleri çalışanları refahta buluştururken siz tüm toplumu yoksullukta buluşturuyorsunuz. Neden? Çünkü ülkenin kaynaklarını, hazinesini kimi 3 kimi 5 yerden maaş alanlara aktarıyorsunuz.
Son olarak, dün Anayasa Mahkemesinin Can Atalay hakkındaki 2’nci hak ihlali kararının gerekçesi Resmî Gazete'de yayınlandı. Buna göre, Anayasa Mahkemesinin Can Atalay'ın serbest bırakılması konusunda verdiği kararı Yargıtay, hakkı olmamasına rağmen sorgulayabilmektedir. Böyle bir garabet yaşıyoruz işte. Defalarca söyledik, yine söylüyoruz: Hukukun olmadığı yerde ot bitmez, can ve mal güvenliği olmaz, devlete inanç ve güven kalmaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
46 konuşma daha · 27 Aralık 2023