İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 103. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Çocuk işçiliğe ilişkin gündem dışı konuşması

Nurten Yontar

Tekirdağ Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 103. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Haziran 2026 · 574 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Nurten Yontar (CHP), 17 Haziran 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Çocuk işçiliğe ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 574 kelime.

Nurten Yontar (CHP, Tekirdağ). “Çocuk işçiliğe ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 17 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurten-yontar-2026-06-17-cocuk-iscilige-iliskin-gundem-disi-konusmasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=146000

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

NURTEN YONTAR (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çocuk işçiliği üzerine gündem dışı söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün, bu kürsüde, yalnızca ekonomik ve sosyal bir sorunu değil ülkemizin vicdanını kanatan çok ağır bir tabloyu konuşacağım. Çocuklarımız, gençlerimiz bu ülkenin geleceğidir diyoruz ama ülkemizde her geçen gün daha fazla çocuk eğitimden uzaklaşarak çalışma hayatının içine zorunlu olarak sürüklenmekteyken bizler çaresiz kalıyoruz. TÜİK'in Mart 2026'da yayınladığı "İstatistiklerle Çocuk 2025" çalışmasına göre 15-17 yaş grubundaki çocukların iş gücüne katılım oranı yüzde 25,5. Bu, her 4 çocuktan 1'inin çalışma hayatı içinde olduğunu göstermektedir. Erkek çocuklardaysa bu oran yüzde 36,5'tur yani 3 erkek çocuktan 1'i çalışma hayatındadır.

Değerli milletvekilleri, bu rakamlar bize sadece istatistiki bilgiden ziyade okuldan kopan bir çocuğu, yarım kalan bir hayali, çalınan bir geleceği göstermektedir. "Meslek lisesi memleket meselesi" diyerek 9 Aralık 2016 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenlemeyle mesleki eğitim merkezleri yani MESEM'ler, zorunlu örgün eğitim kapsamına alınarak kâğıt üzerinde bir eğitim reformu vadetti ancak MESEM, pedagojik bir model olmaktan çıkarak denetimsizliğin, yapısal ihmallerin, çocuk işçiliğinin kurumsal kimlik kazandığı bir alan hâline geldi. Yalnızca 2024-2025 yıllarında en az 18 çocuğun MESEM programı kapsamında çalışırken hayatını kaybetmesi sistemdeki güvenlik açıklarını göz önüne sermektedir.

AKP iktidarınızın mesleki eğitim anlayışı, denetimi okullardan kopartmış ve içi boş bir onay mekanizmasına dönüştürmüştür. Öğretmenlerin işletmelere yaptığı ziyaretler pedagojik rehberlikten uzaklaşmış, yalnızca evrak takibine dönüşmüş; bu yaşananlar da çocukların ağır ve tehlikeli işlerde yasa dışı çalıştırılmasına yapısal zemin hazırlamıştır. Bu çalışma alanlarında etkin bir denetim ağının kurulmaması, çocukların can güvenliğini kamusal güvenceden çıkarıp işverenin inisiyatifine ve vicdanına terk eden bilinçli bir politik tercih olmuştur.

Sonuç olarak MESEM, denetim mekanizmalarının işlemediği, çocukların yaşam haklarının ve gelişim süreçlerinin piyasaya kurban edildiği bir yapı olarak karşımızda durmaktadır. Zorunlu eğitim çağındaki çocukların geleceğinin sermayenin ihtiyaçlarına göre değil insani değerlere ve pedagojiye göre şekillendirilmesi gerektiğini savunuyor ve bu hâliyle MESEM uygulamasının sonlandırılması gerektiğini söylüyoruz.

Değerli arkadaşlar, neden ülke olarak çocuk işçiliğinin önüne geçemiyoruz, neden engel olamıyoruz? Temel nedeni, tabii ki yoksulluktur. TÜİK verilerine göre 2025 yılında ülkemizde 0-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 36,8'i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşamaktadır. Çocuklarımızın üçte 1'i ekonomik koşullardan dolayı ailelerine destek olmak amacıyla eğitimden koparak zorunlu olarak çalışmaya başlamakta fakat daha da vahimi, bu çocuklar çalışırken hayatını kaybetmekte. Yoksulluk büyüdükçe çocuk işçiliği büyümekte, denetimsizlik arttıkça ise ölümler artmaktadır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin verilerine göre sadece 2025 yılında birbirinden farklı, gelecek hayalleri farklı ama ortak kaderleri fakirlik olan 94 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. Kalem tutması gereken yaşta demir taşıyan, oyun oynaması gereken yaşta makine başında çalıştırılan bu çocuklarımızı iş cinayetlerinde kaybettik. Yine aynı rapora göre 2013 yılından bu yana çalışırken hayatını kaybeden çocuk sayısı 862 olmuştur. Empati kurabiliyor muyuz? Henüz oyun çağındaki çocuklarımız tarımda, sanayide, inşaatlarda ve hizmet sektöründe çalışırken hayatını kaybediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın.

NURTEN YONTAR (Devamla)Soruyorum: Bir ülkede çocuklar ekmek parası için ölüyorsa orada kim başarı hikâyesi anlatabilir? Bir ülkede çocuklar okul yerine iş yerlerine gidiyorsa orada hangi kalkınmadan söz edilebilir?

Değerli milletvekilleri, çocuk işçiliğiyle mücadele etmek istiyorsak yalnızca iş yerlerini denetlemek yetersiz. Öncelikle ailelerin yoksulluğunu azaltmak zorundayız. Sosyal destek programları güçlendirilmeli, okul terkleri yakından takip edilmeli, ihtiyaç sahibi ailelere doğrudan eğitim desteği sağlanmalıdır; çocuk işçi çalıştıran işletmelere de çok daha ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, çocukların çalışmak zorunda kalmadığı, eğitim hakkından mahrum bırakılmadığı, güvenli koşullarda büyüdüğü bir Türkiye istiyoruz çünkü kaybedilen her çocuk, kaybedilen bir gelecek demektir.

Bu duygu ve düşüncelerle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

109 konuşma daha · 17 Haziran 2026

Günün kaydı →
109 konuşmanın tamamı →