Antalya Diplomasi Forumu Vakfı Kanunu Teklifi münasebetiyle
Şanlıurfa Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 45. Birleşim · 6. yasama yılı · 4 Ocak 2023 · 378 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nusrettin Maçin (Halkların Demokratik Partisi), 4 Ocak 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Antalya Diplomasi Forumu Vakfı Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 378 kelime.
Nusrettin Maçin (Halkların Demokratik Partisi, Şanlıurfa). “Antalya Diplomasi Forumu Vakfı Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 4 Ocak 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nusrettin-macin-27-2023-01-04-antalya-diplomasi-forumu-vakfi-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=112920
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)NUSRETTİN MAÇİN (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, sevgili halklarım; yeni yılınızı candan kutlarım, yeni yıl dilediğiniz gibi olsun.
Diplomasi, diyalog ve istişare yoluyla sorunların çözümünde en etkin bir yöntemdir. Ancak Türkiye'nin iç ve dış siyasetinde temel açmazı olan Kürt ve Kürdistan meselesinde izlenen inkâr ve güvenlikçi politikalardan dolayı içeride demokratiksizliğe, hukukun ve yargının tamamen siyasallaşmasına, rejimin otoriterleşmesine, darbelerin oluşmasına rahatlıkla zeminler oluştu, oluşmaktadır ve Türkiye darbelerle anılan bir ülke konumundadır. Türkiye, bu politikaların sonucu olarak başta Avrupa Birliği ve Orta Doğu’da çok yanlış bir yere savrulmaktadır. Bunu Avrupa Birliğiyle olan ilişkilerde gelinen noktaya baktığımızda rahatlıkla görebiliriz. 3 Ekim 2005’te Lüksemburg’da yapılan hükûmetler arası konferansla Türkiye resmen Avrupa Birliğine katılım müzakerelerine başlamıştı ancak hiçbir mesafe alınamadı. Yine, yetmiş iki yıl önce üyesi olduğu Avrupa Konseyinde Türkiye’ye yaptırımlar uygulanmakta, neredeyse Türkiye’yi bu konseyden atma aşamasına gelinmektedir. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde 2018’de insan haklarından, düşünce ve ifade özgürlüğünden en fazla mahkûm olan ülkeler arasında ilk sırada yer almaktadır. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi parlamenterleri, Türkiye’de yaptığı çalışmaları Ankara'nın onayını almadan yayınlamamaktadırlar yani Türkiye, Avrupa Birliğini, Avrupa Konseyini, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni unutmuş durumdadır. Türkiye, imzaladığı uluslararası anlaşmalara ve sözleşmelere uymamaktadır. Eski Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala bu duruma en iyi örnektir.
Bu iktidarın Orta Doğu'da Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne ve Rojava'ya yönelik, kazanımlarına yönelik tahammülsüzlüğü, saldırganlık politikası başta olmak üzere ilkesizliği ve prensipsizliği had safhaya ulaşmaktadır. Dün başta Esat olmak üzere birçok Arap liderlerine ağza alınmayacak sözler sarf eden Cumhurbaşkanı U dönüşü yaparak hepsiyle tek tek el sıkışmaktadır. Bugün Türkiye'nin Rusya ve Suriye’yle yürüttüğü diplomasinin temel amacının Kürtlerin kazanımını Rojava’da ortadan kaldırmak olduğunu dünya âlem bilmektedir ancak Rusya ve Suriye, Türkiye’nin desteklediği cihadist grupların Suriye topraklarına çıkarılmasını istemektedir. Dün Suriye'nin açmazı olan Kürtlerdi, bugün cihadist gruplar da buna eklenmiş oldu. En vahim olanı, dün Suriye'de rejime ve Kürtlere karşı desteklediği cihadist gruplarla bugün ülke karşı karşıyadır. Eğer, Suriye'den bu gruplar çıkarılırsa çok açık ve nettir ki Türkiye’ye dayanacaklar. Zaten içeride yüzlerce hücresi bulunan bu cihadist grupların neler yapabileceklerini hepimiz tahmin ediyoruz. Daha beş gün önce HTŞ’nin sorumlusu, basına yaptığı açıklamayla Türkiye Cumhuriyeti’nin, Suriye politikasında U dönüşünü yaptığını söyleyerek biz Şam’a gitmeyene kadar bu savaşı bırakmayacaklarını ilan etti. Suriye halkından 1 milyon insanı kaybetti bu savaşta, milyonlarca insan ülkesini terk etmek zorunda kaldı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
87 konuşma daha · 4 Ocak 2023