Komisyon Başkanı Volkan Bozkır'ın, Komisyonun bugünkü gündemine ve Komisyonun yakın dönemde yapacağı faaliyetlere ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili · CHP
Dışişleri Komisyonu · 3. yasama yılı · 4 Nisan 2018 · 254 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Oğuz Kaan Salıcı (CHP), 4 Nisan 2018 tarihinde TBMM Dışişleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Komisyon Başkanı Volkan Bozkır'ın, Komisyonun bugünkü gündemine ve Komisyonun yakın dönemde yapacağı faaliyetlere ilişkin açıklaması); konuşma 254 kelime.
Oğuz Kaan Salıcı (CHP, İstanbul). “Komisyon Başkanı Volkan Bozkır'ın, Komisyonun bugünkü gündemine ve Komisyonun yakın dönemde yapacağı faaliyetlere ilişkin açıklaması”. TBMM Dışişleri Komisyonu tutanağı, 4 Nisan 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oguz-kaan-salici-26-2018-04-04-komisyon-baskani-volkan-bozkir-in-komisyonun-bugunku-gundemine-ve-kom-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=21264
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)OĞUZ KAAN SALICI (İstanbul)Şimdi, bu Varna Zirvesi'yle ilgili de bahsettiniz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Yunanistan'ın doğal gaz yataklarıyla ilgili yaptığı iş, önemli bir şey, önemli bir meydan okuma. Türkiye'nin verdiği cevap da önemliydi fakat anlaşılıyor ki bu gerginlik devam edecek ve bu belki de boyutlanarak devam edecek. Kötü tarafı, Avrupa Birliğinin ajandasına bunu sokmuş oldular ve Avrupa Birliği de bu konuyu gündemine aldı.
Şimdi, o perspektiften bakınca yani bu son Varna Zirvesi'ne kadar olan süreçten de bakınca orada sadece Türkiye, Yunanistan ve Güney Kıbrıs değil, aynı zamanda biraz daha aşağıya doğru indiğimiz zaman İsrail ve Filistin'i de etkileyecek, Lübnan'ı da etkileyen doğal gaz yatakları var, Doğu Akdeniz'deki doğal gaz yatakları. Şimdi, bununla ilgili, Türkiye'nin Güney Kıbrıs'ı engellemenin ötesinde ya da bizim oradaki egemenlik haklarımızı onların ihlal etmesinin ötesinde bir perspektifi var mı yani uzun vadeli bir perspektifi var mı? Çünkü bizim refahımız için de bölgenin refahı için de eğer doğru düzgün bir çözüme ulaşılırsa önemli bir katkı sağlayacak noktalardan bir tanesi.
Bir diğeri, Avrupa Birliği kamuoyunda son birkaç yıldır çok ciddi bir Türkiye karşıtı kamuoyu oluşuyor. Bunlar bazen Hükûmetlerin teşvikiyle oluyor, bazen hükûmetlerinin teşvikinden bağımsız da yürüyor. Şimdi, bir yandan da Türkiye'de ciddi bir anti Amerikan ve anti Avrupa Birliği kamuoyu oluşuyor. Bunlar bizim bağımsız basınımızın kalemleri vasıtasıyla oluşturuluyor -bu cümle tırnak içinde- bu nereye varacak? Yani hükûmetler arasındaki sürtüşmeler ya da görüşmeler, diplomatlar arasındaki tartışmalar, bunlar bir yere kadar anlaşılabilir şeyler ama işin içine kamuoyları girdiği zaman manevra kabiliyetini çok zayıflatan bir noktaya geliyor. Ona da bir cevap verirseniz sevinirim.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
21 konuşma daha · 4 Nisan 2018