İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Edirne Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 25. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Aralık 2018 · 362 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Okan Gaytancıoğlu (CHP), 4 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 362 kelime.
Okan Gaytancıoğlu (CHP, Edirne). “İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 4 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/okan-gaytancioglu-27-2018-12-04-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=73627
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri rakamlara boğmak istemiyorum. Ciddi anlamda sorunlu bir sektör; aslında hiç sorunsuz olması gereken ama sizin iktidarınızda batırdığınız, çökerttiğiniz, sorunlara boğduğunuz bir sektörden bahsediyorum. 1 milyar lira borçla çiftçileri devraldınız, 110 milyar liraya çıkardınız. Çiftçi borçlu, borcunu ödeyemiyor, sadece faizini ödeyebiliyor, geri kalan borcu sürekli artıyor. Destek vermiyorsunuz, onun yerine başka ülkelerin çiftçilerini âdeta destekliyorsunuz. Ya, bizde arpa mı yetişmiyor? Bizde buğday mı yetişmiyor? Bizde mısır mı yetişmiyor? Bizde soya mı yetişmiyor, tütün mü yetişmiyor, şeker pancarı mı yetişmiyor? Kırmızı et mi üretemiyoruz? Besilik hayvan mı yetiştiremiyoruz? Bunların hepsini ithal ediyorsunuz. Bu saydığım ürünlere verdiğimiz para kadar çiftçiye destek veriyorsunuz, bunu da az buluyorsunuz. Ama geçenlerde İçişleri Bakanlığının Plan ve Bütçe Komisyonundaki bütçe görüşmelerine gittim, dedi ki: “Ülkemizde bir güvenlik sorunu var.” Ben de dedim ki: Evet, bir gıda güvenliği sorunu da var. Nişasta bazlı şeker sorunu var, kotayı düşürdünüz yüzde 5’e ama denetim yok. İnsanlar ne yiyor, ne içiyor, sağlığı tehdit altında, bunu biliyor musunuz? GDO’lu ürünleri sürekli ithal ediyoruz, demek ki bir gıda güvenliği tehdidi var. Dünya kadar hayvan ithal ediyoruz, et ithal ediyoruz. Ee, şimdi de duyuyoruz ki çok fazla ithal etmişiz, bunları başka ülkelere satmak istiyoruz.
Bir bakan getiriyorsunuz, “Bana süre verin.” diyor. Ya, süre verilecek zaman mı? Bu kadar bilgisiz olabilir mi insanlar, sizin içinizde hiç bu konulardan anlayan, bu konularda deneyimli insan yok mu, neden bu tip insanları seçiyorsunuz? Daha önce de bir genel cerrahı seçmiştiniz, konuları anlayana kadar zaten zaman geçiyor. Ama Türk tarımının, inanın, bekleyecek zamanı yok. Çiftçi ciddi anlamda ipotekli. On yıldan beri buğdayını 80 kuruşa, 90 kuruşa satıyor ama on yıl önce 1,5 liraya aldığı mazotu bugün 6,5 liraya alıyor. Ya, bunları hiç görmüyor musunuz? Çiftçinin ne kadar borçlandığını görmüyor musunuz? Kaç tane kredi kartı olduğunu görmüyor musunuz? O kartlarla alışveriş yaptığını görmüyor musunuz? Kaç tane tarlanın satıldığını görmüyor musunuz, bilmiyor musunuz? Gübrenin fiyatının ne olduğunu bilmiyor musunuz? Tarlaların yüzde 80’ine çiftçi taban gübresi kullanamadı.
Bakın, önümüzdeki yıl Türkiye'yi kıtlık bekliyor, her fırsatta bunu söylüyorum. Ne demek? Tarlaların yüzde 80’ine taban gübresi atılmadıysa bu ciddi bir sorun. Niye atmadı çiftçi? Çok pahalı, alamadı, bundan dolayı alamadı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
82 konuşma daha · 4 Aralık 2018