İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 112. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Okan Konuralp

Ankara Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)

Genel Kurul, 112. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Temmuz 2024 · 580 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Okan Konuralp (CHP), 29 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 580 kelime.

Okan Konuralp (CHP, Ankara). “Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 29 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/okan-konuralp-2024-07-29-hayvanlari-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=127118

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

OKAN KONURALP (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Komisyonda ve Genel Kurulun şu ana kadarki oturumlarında görüştüğümüz kanun teklifinin neden kabul edilemez olduğunu, teklifin neden geri çekilmesi gerektiğini, neden geniş bir katılım ve mutabakatla yeniden ele alınmasında fayda gördüğümüzü, teklifin bu hâliyle kanunlaşmasının doğuracağı yeni sorunları, her türden üslup ve içerikle dile getirdik. Muhalefet olarak bazen sakin, bazen hiddetli konuşmalar yaptık, yapıyoruz. Geçmişten örnekler verdik, bilimselliği tartışılmaz raporları gündeme taşıdık. Teklifin gerekçesinde ifade edilen iddiaların, verilerin yanlışlıklarını ortaya koyduk ve elbette sorunun çözümüne ilişkin önerilerimizi sıraladık. Hiçbirini dikkate almadınız, almıyorsunuz. Köpeklerin er ya da geç katledilmesini, er ya da geç ölüme mahkûm edilmesini amaçlayan maddelerle ilgili olumlu tek bir adım atmadınız. Örneğin, ötanazinin "yakala-kısırlaştır-yaşam alanına bırak" yönteminden daha doğru olmadığını defalarca ifade ettik. En doğrusunun "yakala-kısırlaştır-yaşam alanına bırak" yöntemi olduğunu savunduk. Hangi gerekçeyle olursa olsun, kimse için ölümü savunmadığımız gibi, köpekler için de ölümü savunmadığımızı defalarca vurguladık. Siz tartışmayı "İnsanlar mı ölsün, köpekler mi ölsün?" ya da "İnsanın canı mı daha kıymetli, köpeklerin canı mı daha kıymetli?" gibi yanlış bir karşılaştırmaya indirgemeyi tercih ettiniz. İnsanların da köpeklerin de ölmediği, her ikisinin de canını kıymetli kılan çözümlere kulak tıkadınız. Sokakta yaşayan köpeklerin saldırılarını görmezlikten gelmiyoruz, saldırılar nedeniyle yaşanan acılara kayıtsız değiliz ancak sorunu çözmek için de köpekleri öldürmek gerekmiyor dedik. Durup anlamak, önerilerimiz üzerinde düşünmek yerine arkadaşlarımızı sosyal medya trollerine linç ettirmeyi tercih ettiniz. Bu bağlamda teklifin 6’ncı maddesiyle 5199 sayılı Kanun’un 14'üncü maddesinde değişiklik yapıyor, ilgili maddeye "kanuni" ibaresini ekliyorsunuz. Bu, şu demek: Köpeklerin öldürülmesi isteğinize kanunilik zırhı getiriyorsunuz. Kendinizce katliam sürecini yasalara uygun kılıyor, güçlü olanın güçsüz olana istediğini yapabileceği gibi son derece faşizan bir yaklaşımı kanuna bağlamış oluyorsunuz.

Köpekleri ortadan kaldırma isteğiniz o kadar büyük ki 5199 sayılı Kanun’un 14'üncü maddesine de getirmek istediğiniz (o) bendiyle belediyeleri “Köpekleri barınaklarda ölüme kapatacaksın, kapatmazsan sonuçlarına katlanırsın.” kıskacına alıyorsunuz ancak unutmayın, köpeklerin öldürülmesine kanunilik kılıfı getirmeniz teklifinizin ahlaki ve vicdani olduğu anlamına gelmez.

Sayın milletvekilleri, kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi yaşamayan, yaşam tercihleri kendisi gibi olmayan, kendi etnik, dinî ve mezhepsel kimliğine ait olmayan herkesi öteki gören, öteki gördüğüne her türden şiddeti meşru gören bir anlayış hızla yayılıyor. Göreceksiniz, bu yasayla da köpekler toplumun ötekilerinden biri olacak ve durumdan vazife çıkartan birileri ötekine ne yapıyorsa köpeklere de aynısını yapacak ve sizler seyredeceksiniz. Oysaki bizler, bu Mecliste görev yapan milletvekilleri hayvanların yaşam hakkını koruma sorumluluğunu da taşıyoruz. Hayvanların yaşam koşullarını iyileştirmek, onların maruz kaldıkları zulme karşı güçlü yasalar çıkarmak ve bu yasaların ödünsüz uygulanmasını sağlamak bizim görevimiz ancak bu yasa teklifiyle Meclisimizin önemli bir bölümünün köpeklerin yaşam hakkını savunmak yerine köpeklerin yaratmadığı bir sorunu köpekleri öldürerek, köpekleri ölüme sürükleyerek daha da büyütmeyi tercih ettiği görünüyor. Önümüzdeki saatler itibarıyla vicdanlarınız kıpırdamazsa Meclisteki çoğunluğunuza bağlı olarak teklifi kanunlaştıracaksınız fakat unutmayınız, bu teklifi kanunlaştırdığınız an itibarıyla tarih sizin için geri dönülmez bir şekilde akmaya başlayacak. Örneğin, yıllar sonra bu kanunun Komisyondaki ve Genel Kuruldaki görüşmelerine ilişkin yüksek lisans ve doktora tezleri hazırlanacak, bu görüşmelere ilişkin akademik makaleler yazılacak, belgeseller hazırlanacak, filmler çekilecek ve sizler bu tezlerde, makalelerde, filmlerde köpeklerin katledilmesine onay vermiş kişiler olarak yer alacaksınız. (CHP sıralarından alkışlar) Bence, yol yakınken bu inadınızdan vazgeçin, tarihe geçmek üzeresiniz ve nasıl geçeceğinize karar verin.

Sayın milletvekilleri, sözlerimi yasa teklifinin Komisyondaki görüşmeleri sırasında ifade ettiğim iki temenniyi tekrarlayarak bitirmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın.

OKAN KONURALP (Devamla)Bir köpeğin vefası ve sevgisine ilişkin hepimizin, hepinizin en az bir anısı vardır, umarım bu anılarınıza sahip çıkarsınız ve son olarak, umarım köpeklerin ve çocukların gözlerine bakabilecek yüzünüz olur.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

187 konuşma daha · 29 Temmuz 2024

Günün kaydı →
187 konuşmanın tamamı →