Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)
İzmir Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 57. Birleşim · 2. yasama yılı · 31 Ocak 2008 · 1.001 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Oktay Vural (MHP), 31 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)); konuşma 1.001 kelime.
Oktay Vural (MHP, İzmir). “Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 31 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2008-01-31-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
OKTAY VURAL (İzmir)Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Tabii, AKP ve DTP’nin desteklediği, ancak bizim de karşı çıktığımız bu tasarı aslında Meclis Genel Kurulunda oldukça büyük bir önem atfedilerek görüşülüyor.
HASİP KAPLAN (Şırnak)Hepsini desteklemiyoruz.
OKTAY VURAL (Devamla)Dolayısıyla, son derece de, zaman zaman, böyle bir gerilimli kanun tasarısının görüşülmesi sırasında, aslında, sizin Meclis İç Tüzük’üne uygun ve gerçekten mehabetini de bozmayacak şekildeki uygulamanıza da çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım, ama bizim, sizin yaptığınız uygulamayla ilgili husus, doğrudan doğruya bu değişiklik önergelerinin, amacına, İç Tüzük’e aykırı olarak verilmesi ve bu tasarının müzakeresinin engellenmesi amacıyla ilgilidir.
Bakınız, bu okuduğumuz önergeler… Biliyorsunuz, hepimiz biliyoruz, basılıp dağıtıldıktan sonra her milletvekilimizin önerge verme hakkı vardır, doğrudur bu, AKP’li milletvekillerimiz de olabilir, ancak bu önergelerin, gerçekten bu yasa tasarısının milletimizin lehine çıkması için olumlu ifadelerle katkı sağlayacak önergeler olması gerekmektedir, açık olması gerekmektedir. Ancak, maalesef, özellikle Meclis Genel Kurulunda görüşmelerin yapılması sırasında milletvekillerimizin belki de beraber, birlikte “Gerçekten burada değişiklik yapılması gerekir ve bu çerçevede bir önerge vermemiz gerekir.” derken daha önceden verilen bu naylon önergelerle, gerçekten, bu müzakereler sonucunda milletimizin hayrına beraber, birlikte atabileceğimiz adımlar engelleniyor. “İmkân kalmaması hâlindekinin yerine imkân bulunmaması şeklinde değiştirilmesi…”
Değerli arkadaşlarım, bu kadar önemli ve gerilimli bir tasarı hakkında, bir milletvekilimizin sadece bununla ilgili bir önerge vermesinin amacını ne olabilir? Gerçekten soruyorum.
ABDÜLKADİR AKCAN (Afyonkarahisar)Müzakereyi engellemek.
OKTAY VURAL (Devamla)Aynı daktilodan çıkmış, aynı gerekçeyle beş tane önerge veriliyor; aynı gerekçe: “İfadenin daha netleştirilmesi amacıyla verilmiştir.”
Değişiklik önergeleriyle ilgili 87’nci maddede “Açık olmayan önergeler işleme konulmaz.” diyor.
ÜNAL KACIR (İstanbul)Açık ama.
OKTAY VURAL (Devamla)Nedir, amacı ne? Amacı belli değil, gerekçesi belli değil.
Gerçekten, bakınız, biz burada bir müzakere yapıyoruz değerli arkadaşlarım. Bu müzakerelerin… Biraz önce ifade ettiğim gibi, gerçekten, siz AKP ve DTP bunu çıkartmak isteyebilirsiniz, bir diyeceğimiz yok, ama bu müzakereler neticesinde muhalefetin itirazlarının bir önergeyle sizin huzurunuza getirilmesini engelleyemezsiniz. Bu bir engellemedir. Dolayısıyla, bu önergelerin işleme konulmaması gerekmektedir. İşleme konulmayacak bir önergeyle ilgili, açıkçası, burada doğrudan doğruya, iktidar partisi milletvekilleri muhalefeti engelleme çabasına girmektedir. Çok yanlıştır.
Değerli arkadaşlarım, burada iktidar partisi vardır, muhalefet vardır. Muhalefet bu konuda, İç Tüzük gereğince meşru her türlü vasıtayı kullanır, ama iktidar partisi muhalefeti engellerse, bu, demokrasi olmaz, bunun adı demokrasi olmaz.
AKİF AKKUŞ (Mersin)Öyle bir dertleri yok.
OKTAY VURAL (Devamla)Demokrasi olmaz bu. Yani nasıl engelleyebilirsiniz ya?
Şimdi, bir milletvekilimizin -sizin takdirlerinize sunuyorum değerli milletvekillerim- gerçekten, sizin içinizden de milletvekillerimizin değişiklik önergesi vermesi doğrudur. Ama “imkân kalmaması” yerine “imkân bulunmaması” şeklindeki bir değişikliği…
VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Çok farklı.
OKTAY VURAL (Devamla)Bir iktidar partisi bu gerekçeyle bir değişiklik önergesi verebilir mi ya?
VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Çok farklı.
OKTAY VURAL (Devamla)Yani, bu, tasarının ne kadar milletimizin lehine de olmadığını ortaya koyan bir girişim. Ciddi bir şey varsa, imzamızı atın. Getirin, o imzanın arkasında -doğruysa- Meclis bulunsun. Ama, milletvekillerini, Meclis gündemini tıkamak, muhalefetin değişiklik önergelerini vermesini engellemek amacıyla kullanılmaması gerekiyor. Milletvekilinin iradesi bir değişikliği ve ciddi bir değişikliği gündeme taşımak olmalıdır. Burada eğer böyle yaparsak, iktidar partisi, muhalefetin ya da bütün milletvekillerimizin müzakereyi…
Şimdi, biz, bu müzakereyi niye yapıyoruz? Değerli arkadaşlarım, bu kadar konuştuk biz, sizler konuşuyorsunuz. Bu müzakerelerin bir amacı var. Bu kanun tasarısı -madde- yeterlidir ya da değildir. Yeterli değilse önerge hazırlanacaktır, yeterliyse oylamaya gidilecektir. Ama, bu kadar müzakereden sonra değişiklik önergesi dahi veremiyorsunuz. O zaman, müzakerenin amacı ne, hedefi ne? Bu amacı ve hedefi ortadan kaldırmaya yönelik bu önergelerin, kanaatime göre, öncelikli olarak, aslında, Meclis Başkanlığına verilmemesi gerekiyor. Bu konuda, özellikle iktidar partisinin böyle önerge vermesini çok yadırgıyorum. Ama, İç Tüzük’ümüze göre -87’nci maddeye göre- bu değişiklik önergelerinin -açık olmayan ve anlamı olmayan önergelerin- doğrudan doğruya Sayın Komisyon Başkanının, bundan önceki kanun tasarılarında olduğu gibi bir redaksiyonla halledebileceği hususların bir kanun maddesinin değiştirilmesi istikametinde kullanılmasını son derece yanlış görüyoruz. O zaman, Komisyon Başkanımızın bir redaksiyon talebinin –hepsinin- bir önergeye bağlanması gibi gerçekten komisyon çalışmalarını ve raporun daha iyi çıkmasını engelleyecek bir usule gideriz ki, zannederim, Komisyonumuz da bu redaksiyonla ilgili yetkisinin amacına uygun olmayan bir şekilde kullanılmasını da istemez. Öyle bir şey olabilir mi? Komisyon Başkanının doğrudan doğruya redaksiyonla yapabileceği hususları, milletvekilleri, sırf muhalefetin bu konudaki görüşlerini sizlerle paylaşmasını engellemek için tıkıyor. Bu doğru bir şey değil. O bakımdan, kanaatime göre bu önergelerin… Şimdi okuyalım bu önergeleri işte. Sayın milletvekillerimizin önergeleri var, bunların hiçbiri önerge değil değerli arkadaşlarım. Elimizi vicdanımıza koyalım.
Ben burada Lozan’dan bahsediyorum değerli arkadaşlarım, önemli konulardan bahsediyorum. Sizin için önemsiz olabilir, siz vicdanınız nezdinde rahatsız olsanız bile oy vermek durumunda olabilirsiniz. Önemli konulardan bahsediyoruz. Yani, Lozan’dan bahsediyoruz ya! Yani, Türkiye’de Soros’un milleti kuşatmasına izin verilmemesinden; egemenliğin, sivil toplumun kuşatılmaması gerektiğinden bahsediyoruz, önemli konulardan bahsediyoruz ya! Basit konular değil bunlar, dalgaya alınacak konular değil değerli arkadaşlarım.
İster oy verin ister vermeyin, ama milletimizin ve muhalefetin, Türk milleti için önemli olan bu kanun tasarısı hakkında görüşlerini dile getirmesini engellemeye yönelik bu tür basit önergeleri, gerçekten böyle önemli bir yasa tasarısının görüşülmesi sırasında verilmesini doğrusu yadırgıyorum. Basit bir konu mu görüşüyoruz? Eğer çok basit idiyse 2006 yılından bu yana niye getirmediniz? Eğer çok basit idiyse Cumhurbaşkanı niye bunu veto etti ya? Niye veto etti? Veto gerekçesini okudunuz mu? Millet var, devlet var, Lozan var, milletimizin manevi değerleri var. Var mı başka bir şey?
Bu kadar önemli bir konuyu, bir iktidar partisi milletvekilinin önerge verme hakkını kullanarak, açıkçası önemsiz önergelerle göz ardı etmek yakışmıyor değerli arkadaşlarım, doğru değil. Yani, bu konuda bırakın söyleyeceğimizi söyleyelim size. Neden bu engelleniyor? Acaba… Bu kanun tasarısıyla gerçekten buna oy verme eğiliminde olan değerli milletvekillerimizin, çoğunluk partisi milletvekillerinin inancı yok herhâlde. Bırakın. Siz oy vereceksiniz. Ne var bunda, ne var bunda ya? Yani, bu kadar önemli bir tasarıya, noktalı virgülün virgül olarak değiştirilmesi şeklinde bir önergeyle vermek… “Bu kadar önemli.” diyor Sayın Bakan. Gerçekten bu kadar önemli bir tasarıya bu kadar önemsiz yaklaşılmasını da, özensiz yaklaşılmasını da doğru bulmuyorum, doğru değil bunlar.
O bakımdan, kanaatime göre, bir, bu konuda gruplarımızın bu önergeleri vermemesi ve Başkanlığın da işleme koymaması şeklinde bir usulün uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Bu bakımdan, uygulamanın böyle yapılmasını düşünerek hepinize saygılarımı arz ediyorum.
Teşekkür ederim Sayın Başkan. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
50 konuşma daha · 31 Ocak 2008