İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 86. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Tütün, tütün mamulleri, tuz ve alkol işletmeleri genel müdürlüğünün yeniden yapılandırılması ile tütün ve tütün mamullerinin üretimine ilişkin (s.s.125)

Oktay Vural

İzmir Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 86. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Nisan 2008 · 551 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Oktay Vural (MHP), 3 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜTÜN, TÜTÜN MAMULLERİ, TUZ VE ALKOL İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE TÜTÜN VE TÜTÜN MAMULLERİNİN ÜRETİMİNE İLİŞKİN (S.S.125)); konuşma 551 kelime.

Oktay Vural (MHP, İzmir). “Tütün, tütün mamulleri, tuz ve alkol işletmeleri genel müdürlüğünün yeniden yapılandırılması ile tütün ve tütün mamullerinin üretimine ilişkin (s.s.125)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 3 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2008-04-03-tutun-tutun-mamulleri-tuz-ve-alkol-isletmeleri-genel-mudurlugunun-ye (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OKTAY VURAL (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk siyasetinin ve devlet hayatının yeri dolmayacak eşsiz insanı, Türk milliyetçilerinin ebedi lideri, Türk milletinin, devletiyle ve vatanıyla onurlu bir şekilde kıyamete kadar yaşamasını hayatı boyunca kendine temel gaye edinen Başbuğ Alparslan Türkeş’in 11’inci ölüm yıl dönümünü anmak amacıyla gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinize saygılarımı arz ediyorum.

Lider ve devlet adamları zincirinin bir büyük halkası, kendine Türk milliyetçilik davasını misyon, kader seçen ve karlı bir baharda Yaradan’ın huzuruna sıfatların en güzeliyle uğurlanan Başbuğ Alparslan Türkeş, Türk dünyasının bilge lideridir. Bilgeliğin özünde var olan, onu harekete geçiren alplık ruhudur. Bilgelik ve alplık özelliklerine sahip olan Türk liderleri, içinden çıktıkları milletin kimliğini belirleyen temel nitelikleri benliklerinin derinlerinde duyarlar. Bu değerler maddi-manevi şartlar olgunlaştıkça söz konusu şahsiyette aşk, doğru bilgi ve atılımcı cesaretin öncülüğünde Kutup Yıldızı gibi ortaya çıkmaya ve aynı ülkü için kalpleri çarpan insanları etrafında toplamasıyla bir ışık hüzmesi hâlini alır. İşte, Türkeş’i bilge yapan, ülkücülüğü sarsılmaz kılan da budur.

Sayın milletvekilleri, Alparslan Türkeş, tarihin haklı çıkarttığı liderdir çünkü Alparslan Türkeş’in engin devlet tecrübesi ve olgun imanıyla desteklenmiş bilgi ve aksiyonu, milletimizin varlığını ilgilendiren her konuda ortaya koyduğu tezleri ve tespitleri, yıllar sonra gelişen olaylarda gerçekleşmiş, doğruluğu en uçtaki rakipleri tarafından bile kabul edilmiştir. Ne demişti Başbuğ Türkeş: “Komünizm iflas edecek ve Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla birlikte milyonlarca esir Türk bağımsızlığına kavuşacak.” Unutturmak isteyenlerin inadına, Büyük Atatürk’ün öngörüsüne sahip çıkmıştı kararlılıkla. Bugün milyonlarca Türk, bağımsızlıklarını ilan eden Türk devletlerinin bünyesinde yeni bir dünyaya merhaba demiştir.

Başka bir öngörüde de bulunmuştu bilge lider: Milliyetçiliğin ve dinin yükselişe geçeceğini, dünyanın oluşacak şartlara göre yeniden şekilleneceğini; devlet, millet olarak o günler için hazırlanmamız gerektiğini de söylemişti. Bugün, Balkanlar ve Kafkaslardan başlamak üzere, özellikle de 11 Eylül sonrası yaşadıklarımız, yeniden şekillenen dünya düzeni, bu gerçeği teyidin en önemli göstergeleri değil midir?

Alparslan Türkeş “Geleceğin süper güçleri, bilgiyi en iyi şekilde kullanan devletler olacaktır.” diyerek, Türk milletinin çağlar üzerinden sıçrayarak medeniyet yarışında ön saflara geçmesi için insanımızın eğitimine büyük önem verilmesini istemiş ve milletimizin yüksek teknolojiyi üretmesi gerektiğini sürekli vurgulamıştır. “Dünya yeni bir çağın eşiğinde bulunuyor. Buna ilim, bilgi ve teknik çağı da diyebiliriz. Nasıl ki sanayi hareketi 18’inci yüzyılda başlayıp gittikçe toplumların sosyal yaşayışları üzerinde büyük tesisler yaptıysa bu çağ, bilgi çağı da insanların hayatını değiştirecektir, bunları şimdiden görmek lazımdır.” derken, bilgi toplumuna geçişin, bilgiyle sermayeyi bir araya getirerek yüksek teknolojiye dayalı ürünlerin üretilmesinde başrolü oynayan büyük araştırma laboratuvarlarının meydana getirdiği “bilgi kentleri” olarak adlandırılan merkezlerin kurulması gerektiğini de söylemiştir. Evet, tarih, bundan kırk yıl önce söyledikleriyle Alparslan Türkeş’i tekrar haklı çıkartmıştır. Bugün sermaye yoğundan bilgi yoğuna geçen, bilgiyi üreten ve bilgiyi pazarlayan toplumlar dünya siyasetine, dünya ekonomisine hâkim vaziyettedir.

Sayın milletvekilleri, bütün bu haklı çıkmışlıkların gerisinde yatan neydi? Her şeyden önce lider bir siyaset adamıydı. O, zaman ufkunun ötesini görebilen bir vizyon sahibiydi, geleceği gören ve gelecekle ilgili sağlıklı projeler üreten güçlü bir liderdi. Güçlü öngörüleri vardı; bu öngörüler, onun peşinden gidenlerde ona yönelik haklı bir güven duygusu oluşmasına sebebiyet vermiştir. Onun bu karizması ve mücadele aşkı, Türk milliyetçiliğinin sadece entelektüel bir kültür hareketi olarak kadükleşmesini, boğulmasını önlemiş, Türk milliyetçiliğini siyasileştirmiş, siyasi bir güç olmasını sağlamıştır. O, milletine sarsılmaz bir imanla inanıyordu. Milletinin geri kalmışlık yaftasını sırtından atacağından da hiçbir zaman endişe duymuyordu. Çünkü biliyordu ki Türkler, muhteşem bir maziyi daha muhteşem bir atiye dönüştürecek potansiyeli içlerinde taşıyan yegâne milletti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

69 konuşma daha · 3 Nisan 2008

69 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook