İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 126. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Usul hakkında

Oktay Vural

İzmir Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 126. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Haziran 2010 · 1.064 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Oktay Vural (MHP), 30 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: USUL HAKKINDA); konuşma 1.064 kelime.

Oktay Vural (MHP, İzmir). “Usul hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2010-06-30-usul-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OKTAY VURAL (İzmir)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Bugün Danışma Kurulu, hem AKP’nin hem CHP’nin hem BDP’nin hem bizim önerilerimizle toplandı, maalesef, bir uzlaşma sağlanmadı. Gerçekten, zannederim, çoğunluk partisinin milletvekilleri de kendi gruplarının sürekli yeni öneriler getirmesi karşısında hayrete düşmüşlerdir. Ne zaman ne görüşeceklerini bilmiyorlar, ne zaman gideceklerini bilmiyorlar, yani doğrusu “Kuzu kuzu Meclise gelsinler, çalışacağız.” diyenlerin hangi sırça köşklerde nasıl tatil yaptığını da ibretle seyrediyoruz.

Milletvekilleri çalışma itibarıyla tatile çıkmak isteyen milletvekilleri değil. Yani bu dönemde vatandaşlarıyla birlikte olmak istiyor ve Türkiye’nin meselelerini orada algılayacak ki, Parlamentoda onların sesi ve sözcüsü olsun. Vatandaşa gitmezse, vatandaşın yanına gitmezse burada gündeme gelen kanun tasarı ve tekliflerin esiri olur. O bakımdan, milletvekillerinin açıkçası bu şekilde çalıştırılması ve milletin gündeminin Meclisten kaçırılmasını son derece yanlış görüyorum.

Evet, neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Bugün Diyanet İşleri biterse değerli milletvekilleri, AKP’nin grup önerisine göre Dışişleri Bakanlığının teşkilat kanununu görüşeceğiz. Ya böylesine önemli bir kanunla ilgili bugün daha Danışma Kuruluna sabah giderken haberimiz oluyor. Şimdi bitseydi hemen görüşmeleri başlayacaktı. Neymiş? Dışişleri Bakanının dış programı varmış; Meclisi kendisine göre ayarlayacak. Bunun için bu görüşmeleri yapıyoruz. Böyle bir şey olabilir mi değerli arkadaşlarım? Bir hafta sonra gelsin Dışişleri Bakanı. Yani burada, Parlamentoda illaki kendisinin istediği bir zamanda Parlamentonun onun için toplanmasını istemesi, parlamenter seçilmemiş bir kimsenin, milletin oylarıyla seçilmemiş bir kimsenin nezaketsizliği olarak gördüğümü de ifade etmek istiyorum. Bu, buradaki insanlar milletin oyuyla geldi. “Ben gideceğim yurt dışına, toplayın bakalım şu Meclisi, benim kanunu görüşelim. Ben de olmak istiyorum.” Bizim de haberimiz yok, kimsenin haberi yok. Ee, şimdi böyle oldubittilerle Meclisin çalıştırılması doğru değil. Biz önerimizi yaptık. Bu Parlamentoda eğer gerçekten… Daha önce söylediniz “1 Temmuzda tatil olması için bunları yapacağız” dediniz, bitimine kadar karar aldınız; sonuç ortada. Şimdi, 16 Temmuza kadar getirdiniz. 16 Temmuz değil, ramazan boyunca da biz çalışmaya hazırız. Gocunacak neyimiz var? Milletimizin önerilerini elbette getireceğiz. Yani biz gidip otel lobilerinde hazırlanmış önergelerin peşinde değiliz ki, milletimizin sıkıntılarını, dertlerini dile getireceğiz elbette, tekliflerini dile getireceğiz. Biz buraya milletin sesi ve sözcüsü olalım diye gönderildik.

Dolayısıyla, bugün AKP’nin yaptığı grup önerisi maalesef Mecliste milletvekillerinin bu kadar yoğun bir çalışma dönemini rahatlatacak seviyede değil. Eğer gerçekten bu konuda bir çalışma programı yapıp Hükûmetin acil gördüğü birtakım konular varsa -bunları söyledik, bizim itiraz ettiğimiz birtakım konular var- bunları dönem başında yapın, istediğiniz gibi belirlersiniz. Ancak bu sıkışık dönemde gelin hep beraber, birlikte belli bir gündemle toplanalım ve onun üzerinde tartışalım. Mali kural, Gelir Vergisi Kanunu gibi gerçekten, Hükûmetin, idarenin önemli gördüğü birtakım konular vardır, bunları burada aciliyetinden dolayı, piyasalar açısından faydalı görebilirler, bunları görüşebiliriz ama birtakım kanunları “Milletvekilleri sıkıştı. Ya, bir an önce tatile çıkmak için, iyisi mi konuşmadan bunları geçelim.” diye bir anlayışla sayın bakanların bu taleplerde bulunmalarını yanlış görüyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu Mecliste sağlıklı bir tartışma ortamı olmasını istiyoruz. Bakın, saat altıya yirmi var değerli arkadaşlarım.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar)Sayenizde!

OKTAY VURAL (Devamla)İşte, sayenizde, dediğiniz gibi. Bekir Bey’e bakarak Milletvekili “Sayenizde!” diye söylüyor; haklı yani ne diyeyim.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar)Hayır, ben size bakıyorum. Size bakıyorum size, Bekir Bey’e filan bakmıyorum.

OKTAY VURAL (Devamla)Yani haklı, elbette sayelerinde. Aslında doğru düzgün olsaydı, bugün burada beş saatten bu yana gereksiz bir tartışma olmayacaktı.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar)Oktay Bey, size bakıyorum, size.

OKTAY VURAL (Devamla)Evet, sayelerinde, çok isabet buyurdunuz. Gerçekten, AKP Grubunun bu önünü bile göremeyen yaklaşımları ve… Sayın Milletvekili de şikâyet ediyor elbette, şikâyet etmesinde haklı ama şikâyetlerinizi müdüriyetinize bildirin, müdüriyetinize bildirmenizde fayda var.

Ve bu konuda, özellikle de beş saatten bu yana, gerçekten, bu Parlamentoda tartışma zeminini, bir müzakere zeminini ortadan kaldıran bir üslup. Herkes bu Meclisi ve milleti dikkate almalıdır. Bu Meclis ve milletvekilleri kuzu değildir, iradesi vardır. Bakanın isteğine göre ya da şunun isteğine göre, istediği zaman, aç kapa yapan, parmak kaldıran milletvekilleri olmadığını göstermek gerekiyor. O bakımdan, biz, AKP Grubunun yaptığı bu öneriyi… Yarın ne geleceğini de bilmiyoruz. Yarın bizim de grup önerilerimiz gelecek.

Bugün dedik ki: “Anlaşalım.” Gerçekten bu konuda bir anlaşma zemini olabileceğini düşünüyoruz. Yani aylardan bu yana salı günleri denetim yapmıyoruz. Bu araştırma önergelerinin ön görüşmelerini yapalım. Partiler, hangi araştırma önergelerinin ön görüşmelerini yapmak istediğini bildirsin ve bir takvim dâhilinde bunları görüşelim. Siz de önceliğe almak istediğiniz kanunlar varsa bunları bildirin. Bu kanunlarda görüşmemiz, önergelerimiz… Bizler bunları yapmak için buraya geldik, gerektiği zaman her türlü önergeyi veririz, gerekli konuşmayı da yaparız ama gelinen bu noktada, gerçekten İç Tüzük’ü ihlaller söz konusu.

Bakın, değerli milletvekilleri, on beş maddelik bir kanun var, temel kanun hâline dönüştürüyorsunuz. Bunu yapmaya hakkınız var mı ya? Bunu yapmaya hakkınız var mı sizin? Yani, 91’inci madde uyarınca, kapsamlı bir değişiklik öngörmeyen, bazı üniversitelerin kurulmasıyla ilgili bu tasarı ve teklifi temel kanun olarak gündeme getirmeniz, “Bu Meclisin, milletin sesini ve sözünü kesmek istiyoruz. Millet dinlemesin, millet farkına varmasın.” demek için bunu sağlıyorsunuz ama Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan oluyorsunuz. Hiç, hesabınız kitabınız uymadı, gruptaki hesap ve kitap uymadı ve bu yönüyle bakıldığı zaman, gerçekten… Yani böyle bir kanun temel kanun olarak getiriliyor ve kabul ediyoruz. Bunun neresi temel kanun? Ha, bunu ne yaparsınız değerli milletvekilleri? Mecliste hiç kimse üniversite kurulmasına karşı değil. Derseniz ki: “Biz bu iradeyi kötüye kullanmak istemiyoruz.” o zaman yapalım; “gelin, tümünde görüşelim, ikişer maddede de milletvekilleri konuşsun, bir organizasyon yapalım beraber, birlikte bunu düzenleyelim.” dedik ama çoğunluk iradesi; biraz sonra temel kanun olacak. Aranızda hiçbir diyalog, hiçbir uzlaşma yok. Ne zamandan beri biz bu diyalog ve uzlaşmayla Meclisin çalıştırılması gerektiğini söyledik ama maalesef, çoğunluk iradesi “Benim çoğunluğum var, bunları geçireceğiz…” İşte geçiremediniz. Bitimine kadar karar aldınız, yapamadınız. Olmaz. Bu milleti dikkate alacaksınız.

Dolayısıyla, Milliyetçi Hareket Partisi olarak Meclisin çalışmasını istiyoruz. Eğer gerçekten bir çalışma takvimi öngörüyorsanız açık ve net bir şekilde bu görüşlerinizi bize getirin, hangi kanunlar acildir onları gündeme getirin ve milletvekillerinin yeni bir çalışma dönemine hazırlık yapması için bu kanunlarla ilgili bir görüşme takvimi hazırlayalım, muhalefet olarak da bizim isteklerimiz var, bunları kabul edelim ve böylelikle, hiç olmazsa bu dönemde sağlıklı bir çalışma olur. Ama Milliyetçi Hareket Partisi olarak Türkiye'nin bu kadar sıkıntısının olduğu bir dönemde, ekonomik, sosyal, siyasal sıkıntıların olduğu bir dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisinin sürekli açık olmasının da büyük faydalar içerdiğini düşünüyorum. Millet hiç olmazsa burada dinlesin. Burada kendi dertlerini anlatanları dinlemesinde ve Meclisin çözüm yolları aradığını da bilmesinde büyük fayda var. O bakımdan, biz çalışmaya hazırız ama siz, tatile çıkmak için önce 1 Temmuz dediniz, sonra 16 Temmuza uzattınız, biraz daha öne çekelim diye ifade ediyorsunuz. Hep beraber, birlikte bir uzlaşma olursa Meclisin bu çalışma takvimini düzenlememiz mümkün olabilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

77 konuşma daha · 30 Haziran 2010

77 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook