İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 82. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)

Ömer Abuşoğlu

Gaziantep Milletvekili · Anavatan Partisi

Genel Kurul, 82. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Mart 2006 · 721 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi), 30 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE 6183 SAYILI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK. (S.S.1081)); konuşma 721 kelime.

Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi, Gaziantep). “Gelir vergisi kanunu ve 6183 sayılı kanunda değişiklik yapılması hk. (s.s.1081)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-abusoglu-22-2006-03-30-gelir-vergisi-kanunu-ve-6183-sayili-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz vergi kanunlarında değişiklik yapan tasarının 9 uncu maddesi üzerinde görüşlerimi sunmak üzere huzurlarınızdayım; hepinizi saygılarımla selamlarım.

Vergi meselesi önemli bir mesele. Halkın yararına dikkate alınması, halkın yararına düşünülmesi gereken bir mesele; fakat, bu vergi kanunu bütünüyle incelendiği zaman, bir taraftan Gelir Vergisi bir taraftan Özel Tüketim Vergileriyle ilgili düzenlemeler halkın geçim sıkıntısını bir miktar daha artırmaktadır; çünkü, ücretliler lehine herhangi bir iyileşme meydana getirmemektedir. Sadece ücretliler mi, işçiler mi; aynı zamanda memurlar da…

Çanakkale Zaferinin yıldönümünde bir gazetede bir resim gözüme çarptı; iki tane, Çanakkale Harbinde savaş eden Türk askerinin resmiydi bu. Birisinin ayakkabısı var, diğerinin yok. Ayakkabısı olmayan askerin elbisesi de, pantolonu da, bırakınız, dizine kadar yırtılmış vaziyette, yama üzerine yama vurulmuş; yamalar dahi lime lime olmuş. Türk Milleti, devletinin bütünlüğü, devletinin bağımsızlığı için hangi şartlarda mücadele verdiğini bir kez daha gözler önüne serme noktasında bu örneği verdim.

Bugün vergi kanununu görüşüyoruz; ama, bundan daha önemlisi, Meclisin görüşmesi gereken bir başka meselesi var Türkiye'nin; içten bölünmesi ve parçalanması meselesi. Bir grup insan, kalkıyor, bir terörist cenazesini bahane edip, Diyarbakır'da günler süren kalkışmada bulunuyor. Kalkışma diyorum; evet, bu bir kalkışmadır, sivil itaatsizliktir, sivil ayaklanmadır; fakat, güvenlik kuvvetlerimiz büyük bir fedakârlık örneği vererek, halkın suçlu ile suçsuzu birbirinden ayırt edebilecek şekilde bir mücadele örneği veriyor; ama, hükümetin, bu konuda, iki gün geçmiş olmasına rağmen olayların üzerinden, iki gün boyu devam etmesine rağmen, hükümetin, gelip, burada, İçişleri Bakanının, Meclis kürsüsünden millete bilgi verme noktasında ciddî bir zafiyet içerisinde olduğunu görüyoruz.

Bırakınız İçişleri Bakanını, geçtiğimiz gün, olayların ilk başladığı gün, ben, Sayın Maliye Bakanının kulağına, gittim, Diyarbakır'da ciddî olaylar oluyormuş, nedir bu olayların aslı… Yüreğimizi soğutacak birtakım bilgiler edinebilirim maksadıyla, Sayın Maliye Bakanına konuyu aktardım, konuyu ilettim; ama, buna rağmen, konuyla ilgili, gazetelerin yazdığından başka bir bilgimiz yok.

Biliyorsunuz, ortaya çıkan durum, sadece belli bir şehirdeki, belli bir kesimin, belli bir kitlenin -15-16 yaşında çocuklar deniliyor- bunların ortaya koyduğu bir hadise değil, Türk Milletinin birliğine ve devletin bağımsızlığına karşı bir sivil itaatsizlik provası. Zaman zaman benzer provalar yapılıyor; ama, bunların üzerine gitmesi gereken, halkın yüreğine su serpecek derecede açıklama yapması gereken ne hükümet ne de AK Parti yetkilileri, konuyla ilgili, millete, herhangi bir bilgi verme noktasında değil; ancak, köşe bucak kaçmakla meşguller.

Bir milletvekili olarak, temsil ettiğim milletim adına öncelikle bu Mecliste bu konuların dile getirilmesi, konuşulması gerekiyor; ancak, İktidar Partisi, bu meselelerin konuşulduğu Mecliste, konunun âdeta konuşulmasını engellemek üzere muhalefet partisi sayın sözcüsünün lafını kesmekle meşgul.

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik)Ya, gündem ne?!

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Gündem, Türk Milletinin birliği ve beraberliği. Bundan çok daha önemli bir gündem tanımıyorum. Eğer siz bundan önemli gündem tanıyorsanız, sizi de reddediyorum, sizi de kınıyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik)Hayır, öyle bir şey demedim zaten. Öyle bir şey diyen yok.

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Burada, bakınız, 1984 yılındaki Şemdinli ve Eruh olayları ilk ortaya çıktığında da zamanın yetkilileri konuyu çok hafife almışlardı. Bu mesele bu kadar hafife alınacak, "gündem nedir" diye sorulacak bir konu değil, dikkatinizi çekerim.

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik)Evet, gündem nedir diye sorabiliriz.

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Bir Türk Milletinin ferdi olarak…

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik)Hayret bir şey!

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Bırakınız milletvekili olarak, Türk Milletinin bir ferdi olarak dahi bu konunun üzerinde hassasiyetle durmanız gerekir; öncelikle sizin dile getirmeniz gerekir bu meseleyi. İktidar olmak öyle rasgele olabilecek bir iş değildir; sorumluluk ister, sorumluluk altına girmeniz gerekir, bunun sorumluluğunu üstlenmeniz gerekir.

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik)Onun için mi kaçtın?

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Bu sorumluluğun çerçevesi içerisinde gelip burada bilgi vereceksiniz, halkı aydınlatacaksınız, halkın yüreğine su serpeceksiniz.

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik)Damarına basacağım şimdi.

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Bas damarıma, bas da gör bakayım neler çıkıyor damarımdan!.

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik)Onun için mi iktidardan kaçtın?!

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Evet, onun için kaçtım. O sorumluluğu, o yüreği sizlerde göremediğim için gittim. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik)Belli… Çok belli…

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Ak olarak geldiniz, karalandınız, lekelendiniz; onun için gittim.

MUHARREM DOĞAN (Mardin)Siz oturup durun orada.

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Daha sayayım mı?

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik)Say.

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)İstiyor musun?

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik)İstiyorum, say. Var mı elinde belgen? Konuş, belgenle konuş.

MUHARREM DOĞAN (Mardin)Belgeden çok ne var!..

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Belgeden çok ne var!... Belgeden çok ne var!..

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 30 Mart 2006

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook