2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur
Gaziantep Milletvekili · Anavatan Partisi
Genel Kurul, 42. Birleşim · 5. yasama yılı · 24 Aralık 2006 · 789 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi), 24 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR); konuşma 789 kelime.
Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi, Gaziantep). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-abusoglu-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420665.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uzun bir maraton sonunda, bütçe görüşmelerinin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Bu görüşmeler, iktidar ve muhalefet çekişmesinin bir arenası olduğu kadar, muhalefetin iktidara, ülke adına, toplum adına, millet adına verebileceği birtakım ipuçları, ülkenin ve geleceğinin daha iyilere götürülmesi noktasında kullanabileceği birtakım ipuçlarını vermek çabası içerisinde olduğu bir çerçevede geçti.
Zaman zaman muhalefetin yapmış olduğu tenkitler, muhalefetin ortaya koymuş olduğu yol göstermeler, muhalefetin ortaya koymuş olduğu iktidarın yanlışları ve eksiklikleri, zaman zaman iktidar grubunca olgunlukla karşılandı, zaman zaman da oldukça tepkiyle karşılandı. Bazı iktidar sözcüleri, bu işi, bir polemik çerçevesi içerisine getirip kürsüde muhalefetin söylediklerine polemikle cevap verme yolunu seçtiler, hatta, bir kısmı -söz meclisten dışarı- polemiğin de ötesinde, işi, densizliğe kadar vardırma yolunu da seçtiler. Biz, bunların hepsini hoş görüyoruz.
Muhalefet olarak görevimizi yaparken bizim hareket noktamız şu: Türkiye'nin daha yaşanılır bir ülke olması. Bunu gerçekleştirmek üzere de, iktidara, ilave olarak yapması gereken birtakım hususlar, neler var, ne gibi katkılarımız olur Türkiye'nin geleceğinin iyileştirilmesi yolunda, bunları belirtmeye çalıştık. Zaman zaman, sırf tenkit etmek noktasında hareket ettiğimiz zamanlar da olmuştur. Ama, daha ziyade, amacımız, ülkeyi daha yaşanılır bir ülke hâline getirmek, toplumumuzu yarınından daha emin bir toplum hâline getirmek ve insanlarımızın karnı tok, sırtı pek hâle gelmesini bir an önce gerçekleştirmek ve insanlarımızın, daima yüzünün güldüğü bir toplum oluşturmak noktasındaydı. Bütün çabamız, bütün tenkidimiz, bütün yol göstermemiz, bütün eksiklikler ve yanlışlıklar diye ifade etmek istediğimiz hususların gerisinde tamamen bu vardı. Bunu, açık yüreklilikle, toplumumuza da bir kere daha söylemek istiyorum, ifade etmek istiyorum.
Ama, ne yazık ki, iktidardan biz şunu beklerdik: Bir bakan, kendisine karşı yöneltilen tenkitleri dinledikten sonra "evet, muhalefet partilerinden falanca sözcü şu hususta doğru söylüyor. Bu ek- sikliğimizi gidermek için, canla başla çalışacağız. Teşekkür ederiz bu hususu bize hatırlattığınız için" demelerini beklerdik. Ama, hiçbir bakandan bu lafı duymak mümkün olmadı.
O kadar çok iyi yönetiliyor da Türkiye -daha dün tartışması yapıldı burada- Ankara Belediyesi, erzak dağıtımına niçin ihtiyaç hissediyor? Demek ki, iktidar olarak eksikleriniz var. Muhalefet olarak da bizim, hatırlatmamız gereken hususlar var. Hatırlatmak bizden, ama, buna, bu hatırlatma karşısında teşekkür etmek de sizden. Bizim hatırlatmamız size -bazı eksiklikleri ve bazı noksanlıkları- bize bir şey kazandırmaz, bundan istifade edecek olan iktidardır ve milletimizdir, ülkemizdir.
O bakımdan, iktidarın, bu son bütçesi olacak. Bundan sonraki bütçesi artık diyemeyeceğiz. Keşke diyebilseydik de bundan sonraki bütçesinde, böyle bir iktidar vasfı, böyle bir iktidar özelliği bekliyoruz, göstereceğinizi umuyoruz diyebilseydik. Ama, bu son bütçeniz. Bütün maharetinizi, bu bütçede, seçim dönemine kadar göstermek zorundasınız ki, sandık 4 Kasımda bu milletin önüne geldiğinde, yani, hesap günü geldiğinde, hesabınızı sağ tarafınızdan alabilesiniz. Önünüzde bir yıllık süre kaldı. Bütün maharetinizi, bütün çabanızı gösterin ki, hesap günü geldiğinde hesabınız şaşmış olmasın. Ha, bundan biz mutluluk duyarız. Ülke adına bir şeyler yapabildiyseniz ve bunu hak ederek, 4 Kasım seçimlerinde hak ederek bir seçimi kazandıysanız, bundan da mutluluk duyarız, çünkü, neticede, AK Parti kazanmamıştır, ülkemiz kazanmıştır, toplumumuz kazanmıştır. Ama, ne yazık ki, bugüne kadar gösterilen performans, dört yıllık süre içerisinde gösterilen performans, son bir yılın da beyhude geçirileceğini gösteriyor bize.
O bakımdan, toplumumuz adına fazla ümitli olmadığımızı açık yüreklilikle ifade etmek istiyorum. Toplumumuz, bugün içerisinde bulunduğu sıkıntıları, çektiği, katlandığı sıkıntıları, bir yıl daha, aynısıyla çekecek, katlanacak. Niye? "İşsizlik rakamları düşüyor." Ne kadar düşüyor? Ne kadar düşüyor? Yüzde 9,9'dan, yüzde 9,8'e düşmüş. Aman ne büyük marifet, ne büyük bir düşüş!
CAVİT TORUN (Diyarbakır)Hocam, yüreğin biraz daralmış.
ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)O bakımdan, Türk milletinin, şöyle, bir otuz kırk yıllık öncesine, geçmişine bir bakıyorum, kendi çocukluğuma, kendi hayatıma bakıyorum, çevremdeki insanlara bakıyorum. Türkiye'de bugün insanlar o dönemdekinden daha mı umutlu? Fakirimiz o dö- nemdekinden daha mı az? Buna cevap aradığım zaman, kendi çevremden, kendi şehrimden, kendi vilayetimden, bu soruya olumlu cevap veremiyorum. Fakirimiz o günkünden daha fazla, fakirliğimiz daha derin. Bundan siyasetçiler olarak bizim alacağımız çok ders olmalı. Çünkü, bir iktidar partisinin yanlışı, bir iktidar partisinin kötü yönetimi, aynısıyla muhalefete de mal oluyor, tüm siyasetçilere de mal oluyor. Muhalefet olarak sizin yanlışınızdan biz kendimizi kurtaramıyoruz, arındıra- mıyoruz. Ülkemizin daha iyi yönetimi, bir gün öncesiyle mukayese ettiğimiz zaman, bir adım daha ileriye gitmiş olması, ister muhalefet ister iktidar, tüm siyasetçileri, tüm siyasileri vatandaş nezdin- de biraz daha itibar sahibi yapar. Eğer, vatandaşın, toplumun, siyasetçiye de, siyasiye de güveni ve itimadı kalmamışsa, geriye güvenilecek, itimat edebileceği, ülkeyi selamete çıkarma noktasında başka hiçbir kesim kalmamış demektir demokratik rejim içerisinde. Ne olursunuz, toplumumuzun bu ümidini kırmayalım biz siyasetçiler olarak. Muhalefetin tenkitlerini, muhalefetin yol göstermelerini iktidar bir fırsat olarak değerlendirsin, bu eksiklerini gidersin, gidermeye çalışsın, varsa politikalardaki yanlışını düzeltsin. Neticede, ülkemiz kazanacaktır, insanımız kazanacaktır.
Ben, sözlerimi daha fazla uzatmak istemiyorum. Bu bütçenin, ülkemize ve milletimize, beklediği refahı ve mutluluğu getirmesi noktasında gerekli katkıyı sağlamasını diliyor ve yaklaşan Kurban Bayramı'nı, hem sizin şahsınızda hem de tüm milletimizin şahsında kutluyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum. Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
278 konuşma daha · 24 Aralık 2006