İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 13. BİRLEŞİM · SALI

Aydın milletvekili bülent tezcan ve 111 milletvekilinin; bazı milletvekillerinin yargılanmaları ve dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda yargıya talimat verdiği, yargıya müdahale ederek yürütme erkini ölçüsüz ve hukuk tanımaz biçimde kullandığı iddiasıyla başbakan recep tayyip erdoğan hakkında meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergenin ön görüşmeleri

Ömer Çelik

Adana Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 13. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Ekim 2012 · 853 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ömer Çelik (AK Parti), 30 Ekim 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AYDIN MİLLETVEKİLİ BÜLENT TEZCAN VE 111 MİLLETVEKİLİNİN; BAZI MİLLETVEKİLLERİNİN YARGILANMALARI VE DOKUNULMAZLIKLARININ KALDIRILMASI KONUSUNDA YARGIYA TALİMAT VERDİĞİ, YARGIYA MÜDAHALE EDEREK YÜRÜTME ERKİNİ ÖLÇÜSÜZ VE HUKUK TANIMAZ BİÇİMDE KULLANDIĞI İDDİASIYLA BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN HAKKINDA MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGENİN ÖN GÖRÜŞMELERİ); konuşma 853 kelime.

Ömer Çelik (AK Parti, Adana). “Aydın milletvekili bülent tezcan ve 111 milletvekilinin; bazı milletvekillerinin yargılanmaları ve dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda yargıya talimat verdiği, yargıya müdahale ederek yürütme erkini ölçüsüz ve hukuk tanımaz biçimde kullandığı iddiasıyla başbakan recep tayyip erdoğan hakkında meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergenin ön görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 30 Ekim 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-celik-24-2012-10-30-aydin-milletvekili-bulent-tezcan-ve-111-milletvekilinin-bazi-milletve (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=5979

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÖMER ÇELİK (Adana)Saygıdeğer Başkanım, çok değerli milletvekilleri; Kurban Bayramı’nızı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nızı kutluyorum. İnşallah her bayram milletimize daha çok hayırlar ve güzellikler getirir.

Aslında yargı içerikli bir önerge tartışıyor olsak da tartıştığımız konu hukukla ilgili bir konu değil, tartıştığımız konu doğrudan siyasetin algılanmasıyla ilgili bir konu. Bu siyasetin algılanmasıyla ilgili konunun esasında Türkiye’de devlet düzeni içerisinde devlet düzeninin hangi kodlara sahip olması gerektiği, bu kodları korumak üzere de yargının nasıl seferber edilmesi gerektiğiyle ilgili bir tartışma izliyoruz...

Şimdi biraz evvel, çeşitli ifadeler kullanıldı yargıya müdahaleyle ilgili, bir hafıza tazelemesi yapıldı. Şimdi bu hafıza tazelemesine hep beraber devam edelim, ondan sonra asıl konumuza gelelim.

Bakın, Şemdinli İddianamesi söz konusu olduğu zaman, Cumhuriyet Halk Partisi’nin, bugün yargıya müdahaleden bahseden Cumhuriyet Halk Partisinin Şemdinli İddianamesi’yle ilgili yorumu şuydu: “Bu, TSK’ya darbe girişimidir.” diyordu. Nitekim Ergenekon soruşturması başladığında Cumhuriyet Halk Partisinin ilk kurumsal tepkisi: “AK PARTİ kendi derin devletini inşa ediyor.” diyordu yani “Savcılar bağımsızdır, yargı bağımsızdır, kendi işini yapıyor.” demiyordu. Nitekim gizli tanıkla görüşen CHP milletvekilleri söz konusu olduğu zaman hiçbir şekilde Cumhuriyet Halk Partisinden bir eleştiri gelmedi. Anayasa değişikliği, seçimlerde milletin büyük bir çoğunlukla değiştirilmesi hususunda destek verdiği Anayasa tartışmalarıyla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi kurumsal görüş olarak o zamanki Genel Başkanının ağzından şu ifadeyi kullandı: “Cumhuriyet kanla kuruldu, kan dökerek kuruldu. Kan dökersiniz, Anayasa’yı değiştirirsiniz.” dedi. Bir Anayasa değişikliğiyle ilgili olarak bunu söyledi. Şimdi, ortada… Nitekim devam eden yargılamalarla ilgili olarak Seyfi Oktay’a verilen talimatlar ve bu talimatlar neticesinde ortaya çıkan kayıtlar herkesin malumu.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul)Öyle bir şey yok, yalan söylüyorsun!

ÖMER ÇELİK (Devamla)Şimdi, bizim tartıştığımız mesele şu: Türkiye’de 1921, 24, 60, 82, birkaç tane Anayasa’dan bahsediyoruz. Aslında Türkiye’de birkaç tane Anayasa yok. Türkiye’de bir tane Anayasa vardır, o da derin anayasadır. Derin anayasa üzerinden, tek partili rejimden bugüne kadar yargı seferber edilerek, yargıda bir oligarşi kurularak Türkiye’nin oligarşik bir devlet düzeyinde yönetilmesinin garanti altına alınması söz konusu olmuştur.

SELAHATTİN KARAAHMETOĞLU (Giresun)Oligarşi burada.

ÖMER ÇELİK (Devamla)Bugün yargı değiştirildiği için, bugün yargı normalleştiği için, yargının yüksek demokrasilerde olduğu gibi normalleşmesi önündeki engeller kaldırıldığı için siyasetin yedeği olarak bir elinde askerî oligarşiyi, bir elinde yargısal oligarşiyi tutanlar, bu siyaset enstrümanları kaybolduğu için bugün karşılarındakini yargıya müdahale etmekle suçluyorlar.

HAYDAR AKAR (Kocaeli)Sizi buraya taşıdı 12 Eylülde o Anayasa’yı yapanlar.

ÖMER ÇELİK (Devamla)Bakın, çok açık ve nettir, çok açık ve nettir. Bugün bu Mecliste defalarca bazı muhalefet sözcülerinin ağzından duyduyduk “Egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir ama bu egemenliği sadece Meclis tek başına kullanamaz.” diyerek arkasından militan bir yargının, egemenliği Meclisle nasıl paylaşacağına dair on yıldır burada çok nutuklar dinledik biz, çok uzun nutuklar dinledik.

BİNNAZ TOPRAK (İstanbul)Vallahi ezber söylüyorsun, ezber, ezber…

ÖMER ÇELİK (Devamla)Mesele şudur arkadaşlar, mesele şudur: Ya sivil siyaset yapacaksınız ya da sivil siyasetin zıddına düşeceksiniz. Sivil siyasetle oligarşik siyaseti mezceden melez bir siyaset olmaz. Melez siyaset olduğu zaman ne olur biliyor musunuz? Ordu darbe yapamadığı için çıkar bir sözcünüz orduya “Kâğıttan kaplan” der. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ya da ordunun bu ülkeyi yönetmesi gerektiğine inanan il başkanınız çıkar askerlere “Siz cumhuriyete sahip çıkamadığınız için biz cumhuriyete sahip çıkıyoruz.” diyerek, ülkeyi asıl yönetmesi gerekenin asker olduğunu itiraf eder, sizden de bununla ilgili hiçbir mütalaa gelmez. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

HAYDAR AKAR (Kocaeli)Bunların hepsi palavra, palavra. Başka şeyler söyle, başka şeyler.

ÖMER ÇELİK (Devamla)Şimdi, askeri defalarca gördük. Asker üzerinden siyaseti dizayn etmek isteyenler, asker meselesiyle ilgili umutları tükendiği zaman yargı meselesine sarıldılar.

HAYDAR AKAR (Kocaeli)O askerler bu hâle getirdi sizi.

ÖMER ÇELİK (Devamla)Yargı meselesiyle ilgili umutları tükendiği zaman da “Türkiye’de yargıya müdahale ediliyor.” diyorlar.

HAYDAR AKAR (Kocaeli)Deniz Feneri’ni anlat, HSYK’yı anlat sen.

ÖMER ÇELİK (Devamla)Şimdi açıkça söylüyorum, yüksek demokratik standartlarda bir yargı düzeni isteyen varsa samimi olarak gelir, bu Meclise şunu söyler, der ki: “Biz yüksek demokratik standartlarda bir yargı düzeni istiyoruz.” O zaman şunu teklif edersiniz: Yüksek yargı organlarının bütün üyelerinin tamamının Meclis tarafından seçilmesiyle ilgili bir önerge getirirsiniz. O zaman hep beraber deriz ki: “Millî iradeye itibar ediyorsunuz. Yargının millî irade tarafından denetlenmesi gerektiğini savunuyorsunuz ve neticeyi ortaya koyuyorsunuz.”

AYTUĞ ATICI (Mersin)Başbakanın öyle diyor zaten. Ne gerek var buraya getirmeye?

ÖMER ÇELİK (Devamla)Bakın, Başbakanımıza haddini aşarak “Başbakanın kapı kulları” diyen, gençlere şu sıfatı layık görüyor: “Mustafa Kemal’in askerleri.” diyor. Hâlâ gençleri asker yapmanın peşinde, gençleri bir yerlere doğru savaş elamanı yapmanın peşinde koşuyorlar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler) “Asker” tabiri dışında gençlere layık görebildiğiniz bir tane tabiriniz yok mu bugüne kadar? Türkçede kelime mi tükendi? “Asker” tabiri dışında gençlere uygun bir sıfat bulamıyor musunuz bu ülkenin yurttaşlarına?

Laik demokratik bir cumhuriyetin yurttaşları… Bakın, şunu açıkça söyleyelim: Bu ülkede laikliğe karşı odak olmaktan dolayı pek çok partiye dava açılmıştır ama Anayasa’nın devleti tanımlayan bütün sıfatları eşittir. Laikliğe karşı odak olmak kadar demokrasiye karşı odak olmak…

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul)Demokrasiden ne anlarsınız, demokrasiden?

ÖMER ÇELİK (Devamla)…sosyal devlete karşı odak olmak da suçtur. Eğer, Türkiye’de demokrasiye karşı odak olmak gerçekten bir suç kabul edilseydi, bir tek partiye bugüne kadar bin kere dava açılması gerekirdi çünkü bütün bir tarihi demokrasiye karşı odak olmakla geçmiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

32 konuşma daha · 30 Ekim 2012

32 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook