2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 9'uncu Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Kocaeli Milletvekili ·
DEM Parti
Genel Kurul, 41. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Aralık 2023 · 903 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 20 Aralık 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 9'uncu Tur Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 903 kelime.
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 9'uncu Tur Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-faruk-gergerlioglu-2023-12-20-2024-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2022-yili-merkezi-y (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=120737
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)DEM PARTİ GRUBU ADINA ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli)Sayın Bakan, “…”[(*)] (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara)Biz de anlasak…
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Devamla)Bunları dediğim için yine kızmazsınız değil mi? Arkadaşlar, kültürümüzde misafire sıcak bir karşılama vardır, ben de Sayın Bakanı ana diliyle karşıladım, misafirimizdir bugün. Fakat birileri kızıyor, burada Kürtçe konuşuyor arkadaşlar ana dilleriyle, kızıyorlar; Süryanice konuşuyor vekilimiz, kızıyorlar. Ya, bu nasıl bir anlayıştır arkadaşlar, anlamak mümkün değil. Bakın, ben bir Türk olarak şunu gördüm kaç yıldır: Kürtler, Türkçe konuşmaktan hiç erinmiyorlar, çekinmiyorlar, kızmıyorlar; dayatılmasına kızıyorlar. Aslında bu ülkenin barışı nasıl sağlanır biliyor musunuz? İnsanlara ana dillerini konuşturmamakla sağlanmaz; bir Türk, bir Kürt’e onun ana diliyle “Hoş geldin, nasılsın?” dediği zaman bu ülkede barış sağlanır değerli arkadaşlar; olay budur. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Bu konularda ilkel bir şekilde düşünmeyelim.
Şimdi, Sayın Bakan, bu, hoş geldin faslıydı; sizin yüzünüzü güldürdüm ama biraz sonra terleteceğim, ona göre.
Şimdi, Sayın Bakan, Evliya Çelebi gibi dünyayı dolaşıyorsunuz, para arıyorsunuz, yatırımcı arıyorsunuz, bulamıyorsunuz. Neden? Çünkü çok berbat bir ekonomi var, enkaz devraldınız ve uluslararası arena sizi ciddiye almıyor. Bakın, kredi kartı faizlerinin en yüksek olduğu ülkelerden biriyiz ve uluslararası arena “Seçim ekonomisi uygulayacak bu ülke.” veyahut da “Seçimlerden sonra Erdoğan Şimşek’e müdahale edecek.” diye düşünüyor ve ülkede de yani öyle bir halka arzlar yapılıyor ki borsa çöküyor, halk soyuluyor, şirketler kazanıyor.
Şimdi, geçtiğimiz günlerde -hepimiz biliyoruz, değinmeden olmaz- Merkez Bankası Başkanıyla bir görüşme oldu ve oradaki ifadeler dikkat çekti. Merkez Bankası Başkanı diyor ki: “Kapıcı Sadık ağabey ‘Fiyatlar inmedi.’ diyor. Ya, ben ona diyorum ki fiyatlar iniyor falan, Sadık ağabey ‘Yok, vallahi ben markete gidiyorum, fiyatlar çok yüksek Sayın Başkanım.’ diyor.” Vallahi arkadaşlar, gerçekten ben ve sanırım hepiniz Sadık ağabeye inanıyoruz, sadık ağabey hakikaten haklı. Yani Sayın Bakan, biz, burada TÜİK’e değil Sadık ağabeye güveniyoruz, ne yapalım? TÜİK’i bu hâle düşürdüler, olay bu değerli arkadaşlar. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Şimdi, bu ülkede bir yargı reformu yapılması lazım. Dolaylı vergilerden çok para alınıyor, halk soyuluyor. Bu yargı reformunun bir an evvel yapılması lazım. Vergi reformunun pardon… Bir de tabii ki yargı reformunun yapılması lazım.
Şimdi, niye size güvenmiyorlar? Bakın, ben size ülkedeki hak ihlalleriyle ilgili bazı tablolar sunacağım, Sayın Bakan, bakın, Van Cezaevinde Hanife Arslan teyze “barış” dediği için, ana diliyle konuştuğu için cezaevinde; 73 yaşında bir teyze, dizlerinde çok ileri kireçlenme var, şekeri var, tansiyonu var; alaturka tuvalet olmadığı için düşmüş, dişlerini kırmış. Şimdi böyle bir ülke burası.
Ahmet Öztürk, bakın, hasta bir mahpus, Aydın Cezaevinde, prostat kanseri; polisler tutuyor ki yürüyebilsin adamcağız, hapishanede banyosunu kendisi yapamıyor, perişan bir durumda. Suçu ne? Bir derneğe üye olmuş.
Kadriye Işık teyze, bakın, 73 yaşında, kanser hastası. Suçu ne? Bir dinî sohbete gitmiş.
Ya, Sayın Nacho Sanchez Amor’la konuştum, ne diyor biliyor musun? “Sizin ülkede iktidar, vatandaşların yarısını terörist diye görüyor yani böyle bir ülkeyi ben ne yapayım?” Bakın, açıkça; her tarafa da yansıdı, bana da söyledi.
Sayın Bakanım, bakın, Mehmet Bayram, hasta bir mahpus, yüzde 97 engelli. Suçu ne? “Barış” demek, “çözüm” demek. Sakarya HDP eski İl Başkanımız, yüzde 97 engelli, haftada 3 kez diyalize giriyor ve bu adam cezaevinde yani öldüğü zaman çıkar herhâlde Allah korusun.
Ramazan Taşkıran, yüzde 93 engelli, perişan bir durumda cezaevinde yatıyor, haftada üç gün diyalize giriyor ve infaz ertelemesi yok.
Çetin Doğan; kocamış, hasta mahpus; altı aydır Cumhurbaşkanının önünde dosya, imzalamıyor. Hasta mahpusun kimliği sorulmaz arkadaşlar. Bakın, farklı kimliklerden hasta mahpuslar sundum size.
Ya, böyle bir ülke için para bulabilir misiniz Sayın Bakan?
Şimdi, bakın, yine bana verdiğiniz bir cevap, bu cevap utanç verici bir cevap. Şimdi, Mehmet Talyurt; Tavşanlı’da bir vatandaş, 2016 yılında çocuğunu bir okula kaydettirmiş, nisan ayında erken kayıt yaptırmış biraz düşük olsun diye. Daha sonra işte darbe olmuş “Vay sen o kapatılan okula niye çocuğunu yazdırdın?” 8.900 lira yatırmış, adamcağız yedi yıldır parasını alamıyor; parasına çökmüş devlet, iktidar, Maliye Bakanlığı. Sordum, soru önergesine cevap gönderdi. Ya, böyle cevabı ben ne yapayım Sayın Bakan, “Karar ilgiliye tebliğ edilmiştir.” diyor. Utanç verici ya, soru önergesine böyle mi cevap verilir ? Ya, milletin malına çökmüşler, milyarlarına çökmüşler, binasına, parasına, çocuğunun okul kaydına çökmüşler! Ondan sonra soru önergesiyle soruyoruz; yok efendim, işte “Karar ilgiliye tebliğ edilmiştir.” Bu ne hâl ya, olacak iş midir? Değerli arkadaşlar, kabul edilecek bir durum değil bu.
Bakın, sizin ilinizde, Batman’da bile son günlerde 100 tekstil fabrikası kapandı, 10 bin kişi işsiz kaldı yani kelin merhemi olsa başına sürer derler; Batman’ın bile hâli böyle. Yani sizin başınız için demiyorum, mecazen, Sayın Bakan. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Şimdi, değerli arkadaşlar, bakın, öyle bir ülkeyiz ki AİHM kararlarını umursamayan bir ülkeyiz. Bu karar nedir? AİHM’in Yüksel Yalçınkaya kararı, tam 174 sayfa. “İşte byLock’tur, Bank Asyadır, şudur budur, bütün bunlar için insanlara ceza veremezsin.” demiş, “Kanunsuz suç ve ceza olmaz.” demiş, “Adil yargılamadınız insanları, bir derneğe üye olmakla bir insan terörist olmaz.” Demiş; üç ay önce bunu demiş, bu konuda hiçbir şey uygulanmıyor. Olacak iş mi yani böyle bir ülke olabilir mi? Değerli arkadaşlar, yani bunu kabul etmek mümkün değil.
Ben size bir soru soruyorum Sayın Bakan: AİHM kararını uygulamayan bir ülkenin maliyesini nasıl düzelteceksiniz; bana cevap verir misiniz? Ve bu karar üç aydır uygulanmıyor; AİHM 2’nci, 3’üncü kararlar gönderdi, “369 kişiye haksız tutuklama yaptın, tazminat öde.” dedi; geçtiğimiz hafta “Bin kişi için tekrar dosyaları gönderiyorum.” dedi ve Türkiye’ye dedi ki: “Savunma istemiyorum kardeşim, gereğini yap.” Arkasından 100 bin dosya gelecek, bu ülkenin bütün parası bu tazminatlara gidecek. Bunu düşünen eden var mı? Bir ton hukuksuzluk yapsınlar, ondan sonra hâl bu!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
81 konuşma daha · 20 Aralık 2023