İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 94. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 94. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Haziran 2019 · 577 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ömer Faruk Gergerlioğlu (Halkların Demokratik Partisi), 26 Haziran 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 577 kelime.

Ömer Faruk Gergerlioğlu (Halkların Demokratik Partisi, Kocaeli). “Bazı Kanunlarda ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 26 Haziran 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-faruk-gergerlioglu-27-2019-06-26-bazi-kanunlarda-ve-652-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-ya (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=79033

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, anlatacaklarımı AK PARTİ grup başkan vekillerinin ve AK PARTİ vekillerinin çok dikkatli dinlemesini ve mutlak surette cevaplamasını istiyorum. Çok önemli konuları gündem edeceğim. Evet, bugün 26 Haziran İşkenceye Karşı Mücadele Günü, fakat Türkiye’de işkence var. İktidarınız “işkenceye sıfır tolerans” deyip duruyor fakat biraz sonra açıklayacağım belgelerle Türkiye’de artan, yaygın, sistematik bir işkence var.

Evet, bakın, OHAL döneminde yoğun bir şekilde gözaltı merkezlerinden işkence haberleri aldık. Ardından, bu bitmedi, devam etti, Halfeti’den çok ciddi işkence iddiaları geldi, 40’a yakın kişi -13 ila 75 yaş arası, kadınların ve erkeklerin olduğu kişiler- gözaltı merkezlerinde işkence görüyordu, ters kelepçeyle yerlere yatırılıyordu, erkek ve kadınların cinsel organlarına elektrik veriliyordu ve hiçbir açıklama yapılmıyordu. Partimiz bunu araştırma önergesi olarak getirdi, kabul görmedi, oylarınızla reddedildi ama işkence var. 18 Mayısta Halfeti’de bu olay oldu, reddettiniz. 26 Mayısta bu sefer Türkiye’nin başkentinde, Ankara’da, en emniyetli yer olarak bilinen Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Şube bölümünde yaşanan çok ciddi işkence iddiaları geldi. Bunu kamuoyuna ben duyurdum, duyurduktan sonra ulusal ve uluslararası basından çok kişi beni aradı, insan hakları kuruluşları aradı, çok ciddi iddialar vardı ve mevzubahis olan yer Ankara Emniyetiydi. Bunun üzerine ertesi gün Ankara Barosu Ankara Emniyetine önceden haber vermeksizin 8 avukatıyla âdeta bir çıkarma yaptı, izin verilmek istenmedi ama gözaltındaki 111 kişiden 6 kişiyle görüştüler ve işkenceyi ispatladılar. Çok ciddi iddialar vardı, insanlar karanlık bir odaya götürülerek çırılçıplak soyuluyor, vücutlarında cop dolaştırılıyor ve makatlarına kayganlaştırıcı bir sıvı sürülmek suretiyle makatlarında cop dolaştırılıyordu, tehdit ediliyordu, ağır işkenceler olduğu iddiası kayıtlara geçirildi, rapora geçirildi. Bunu söyleyen ben değilim, Ankara Barosu. Çok ciddi bir kurumun raporundan bahsediyorum ve Ankara Barosu, idari, adli soruşturma istedi; olayı örtbas etmek isteyen, İstanbul Protokolü’ne aykırı bir şekilde muayene yapılan yer ve doktor, sulh ceza hâkimliğinde işkence ifadelerini zapta geçirmeyen hâkim ve herkes hakkında idari ve adli soruşturma istedi ve ardından Ankara Emniyeti bir açıklama yaptı “Hiçbir usulsüzlük yok.” dedi. Ancak Emniyette olmasına rağmen insanlar bunları net bir şekilde söylüyordu, orada kalmaya devam etmelerine rağmen bunu söylüyorlardı.

Hâlen İçişleri Bakanlığından bir açıklama yok. Sayın Süleyman Soylu’yu açıklamaya davet ediyorum, bir aydır davet ediyorum. 26 Mayısta oldu, 26 Haziran bugün, İşkenceyi Önleme Günü, herkes beylik laflar ediyor ancak seçim çalışmaları peşinde koşturan İçişleri Bakanı açıklama yapması gereken konuda tek bir açıklama yapmadı.

Bakın, ayrıca Sayın Şentop’u da buradan itham ediyorum çünkü çok yanlış bir iş yapıldı. Zabit Kişi, yüz sekiz gün boyunca kaçırılan bir kişiydi, ağır işkenceler gördü Ayten Öztürk gibi. O yüz elli güne yakın kaçırılmıştı ve biz bunları sorduk. Türkiye’de OHAL döneminde 27 kişi kaçırıldı, 25’i konuşmadı, ağır işkence gördükleri iddiaları vardı, konuşmadılar, 2’si konuştu, 2’sinden birisi bana mektup yazdı. Zabit Kişi, şu anda Kandıra Cezaevinde. Yüz sekiz gün boyunca kaçırıldığını ve bilinmeyen bir yerde işkenceye uğradığını söylüyordu bu kişi. İfadelerinde diyor ki: “3 metrekarelik güneş ışığının girmediği mezar gibi yerde yüz sekiz gün sistematik bir şekilde fiziki ve psikolojik işkence gördüm. İşkence yapmadıkları zamanlarda konteynerin diğer hücrelerinde işkence gören, sakat olan insanların sesini duyuyordum.” Ve devam ediyor, işkence esnasında “Burada hâkim de savcı da biziz, burada avukat, polis yok, buradan çıkışın söylediklerimizi, her şeyi kabul etmekle olur, dediklerimizi yap, ölmediğin sürece işkence yaparız, ölürsen de gömeriz, faili meçhul olursun.” demişler bu insana ve ben tek yorum yapmadan bunu araştırma önergesi olarak Meclis Başkanlığına sordum, bana gelen cevap, çok açık bir Türkiye gerçeğini gösteriyordu ve bunun da peşini bırakmayacağım.

Şu 8 sayfalık mektup işkenceyi anlatıyor. Sayın Şentop’a da buradan tekrar soruyorum. Bakın, bana gelen cevapta diyordu ki…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

106 konuşma daha · 26 Haziran 2019

106 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook