İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 5. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 5. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Ekim 2019 · 562 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ömer Faruk Gergerlioğlu (Halkların Demokratik Partisi), 10 Ekim 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 562 kelime.

Ömer Faruk Gergerlioğlu (Halkların Demokratik Partisi, Kocaeli). “Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim tutanağı, 10 Ekim 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-faruk-gergerlioglu-27-2019-10-10-ceza-muhakemesi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=80653

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, dört yıl önce olan çok acı, çok üzücü bir katliamı yani 10 Ekim IŞİD katliamını kınayarak, lanetleyerek başlıyorum ve bu katliamın kurbanlarını saygıyla, rahmetle anıyorum. Bu katliama baştan beri “kokteyl terör” diyen iktidarı da şiddetle eleştiriyorum, kınıyorum çünkü en baştan beri IŞİD katliamı olduğu besbelliydi ve göz yumulduğu apaçık belli oldu ve “kokteyl terör” sözünde ısrar ettiler.

Ayrıca, Suriye harekâtı, buna mutlaka değinmemiz lazım. Değerli arkadaşlar, bu harekât niye yapılıyor, şöyle sakince düşünmek lazım. Bu harekât inişte olan bir liderin, bitişte olan bir iktidarın, çıkar ittifakı olan bir Cumhur İttifakı’nın son çaresidir. Bunun için bu harekât yapılmaktadır ve sağcılaşma rüzgârları estirilerek her kesim bu sağcılaşma rüzgârlarına kaptırılmakta ve aldatılmaya çalışılmaktadır, Suriye politikalarını eleştirenler de maalesef bu rüzgârlara kapılabilmektedir.

Değerli arkadaşlar, bu konu çok önemlidir. Şu an, şu saniyelerde, şu dakikalarda, bakın, Ceylânpınar’da, Birecik’te, Nusaybin’de, Kamışlı’da insanlar ölüyor, insanlar ölüyor. Nusaybin’de biraz evvel 4 kişi öldü, 4 vatandaşımız vefat etti.

MUSTAFA CANBEY (Balıkesir)Kim yaptı?

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Devamla)Kamışlı’da biraz evvel 2 yaşında bir çocuk öldü. Biz savaşı konuşuyoruz, savaşı konuşmak da son derece doğaldır. Barış esastır, barış. Savaş her zaman eleştirilmeye müstahaktır. İnsanlık savaştan çok çekti; Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı, çok çektik bu savaşlardan ve savaşı eleştirmek en doğal hakkımızdır değerli arkadaşlar, bunu unutmayalım.

Bakın, KHK’lilerin pasaport meselesi konuşuluyor. Yüz binlerce KHK’liye üç yıldır çok büyük haksızlıklar yapılıyor ve bu yargı reformu paketinde aslında beklenen, KHK’lilere adaletti ama öyle bir şey yok, sadece pasaport meselesinde, o da Anayasa’ya aykırı bir düzenleme var ortada.

Değerli arkadaşlar, yüz binlerce KHK’li bir kırıma uğratıldı. Şu anda KHK’li hukukçular avukatlık bürosu bile açamıyor biliyor musunuz? KHK’li 55 bin öğretmen özel bir okulda öğretmenlik bile yapamıyor. Sizin İl Başkanınızdı, AK PARTİ Isparta İl Başkanı Osman Zabun demişti ki: “KHK’liler ağaç kökü yesin.” Evet, hakikaten amacınız buydu ve yüz binlerce insan şu anda son derece zor durumdadır. Aileleriyle 1,5 milyonu bulan bir kesimin neslini kurutmayı hedeflediniz ve âdeta Nazi Almanyasına benzer soykırım uygulamalarına uğrattınız. Bu konuda bir gelişme isteniyordu, üç yıldır bu konuda son derece zalimce, vicdansızca, insafsızca uygulamaları yaptınız, aylardır insanlar bunları bekliyor ama yargı reformu diye, Anayasa’yı çiğneyen bir pasaport meselesi önümüze getirdiniz. Pasaport meselesinde diyor ki madde: “Adil bir şekilde değerlendirmeyi İçişleri Bakanı yaparak pasaport konusunda karar verecek.” Ben sorarım: Şu anda, bakın, OHAL Komisyonu 200 polisi iade etti, İçişleri Bakanlığı başlatmıyor. Yani o kadar keyfî ki o kadar itibar ettiğiniz OHAL Komisyonuna bile itibar etmiyor ve başlatmıyor; bu kadar keyfî bir İçişleri Bakanlığıyla karşı karşıyayız. Seçimde yenemediği bir partiye kayyum atayarak rövanş almaya çalışan bir İçişleri Bakanlığı var, bu mu adil değerlendirme yapacak? Dün başlayan harekât sonrası en ufak bir düşünce ifadesi karşısında gözaltılar yapan bir İçişleri Bakanlığı var, bu mu adil değerlendirme yapacak?

Bakın, son üç yıldır OHAL’de 28 kişi kaçırıldı ve İçişleri Bakanlığı tek bir açıklama yapmıyor. Bakın, dünyanın hiçbir yerinde bu olmaz. 28 kişi kaçırıldı, işkence edildi, hepsini takip ettim ve İçişleri Bakanlığı tek bir açıklama ve araştırma yapmıyor. Tüm dünya bunu takip ediyor, tek bir açıklama yapmıyor.

Yine, bakın, Ankara Emniyetinde işkence yapıldı. İçişleri Bakanlığı dedi ki: “Hayır, yapılmadı.” Daha sonra Ankara Barosu geldi, bir rapor düzenledi ve Emniyette işkence yapıldığını gözaltında olmasına rağmen bunu söyleyen insanların sözleriyle ispatladı. Bakın, buna rağmen İçişleri Bakanlığı yine tek bir açıklama yapmadı ve sessizliğe gömüldü. Bu İçişleri Bakanlığı mı adil bir değerlendirme yapacak?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

108 konuşma daha · 10 Ekim 2019

108 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook