İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 30. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle

Genel Kurul, 30. Birleşim · 3. yasama yılı · 11 Aralık 2019 · 544 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ömer Faruk Gergerlioğlu (Halkların Demokratik Partisi), 11 Aralık 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 544 kelime.

Ömer Faruk Gergerlioğlu (Halkların Demokratik Partisi, Kocaeli). “2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 11 Aralık 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-faruk-gergerlioglu-27-2019-12-11-2020-yili-merkezi-yonetim-butce-kanun-teklifi-ile-2018-yili-merkezi-yo (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=83299

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlıyorum. “Komisyon yerinde.” demiştiniz ama Sayın Bakanlar yerinde yok çünkü onlara yönelik sözlerim var.

Değerli arkadaşlar, Adalet Bakanlığı üzerinde konuşacağım. Adalet Bakanlığı ihlal rekorları kırıyor, İçişleri Bakanlığı ihlal rekorları kırıyor. Bu 2 Bakanlık ihlalde birincilik konusunda yarışıyorlar. İçişleri Bakanlığı, ifade özgürlüğü, gösteri özgürlüğü konusunda her türlü ihlale imza atıyor, işkence ve benzeri hadiseler konusunda her türlü ihlale imza atıyor. Adalet Bakanlığı, cezaevlerindeki binlerce ihlal konusunda hiçbir şey yapmıyor ve bunları örtbas ediyor değerli arkadaşlar.

Bakın, üçüncü olarak da ihlal konusunda yarışan bir başka Bakanlığı size söyleyeyim: Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. Neden bu Bakanlık? Çünkü bu Bakanlığın yaptığı suçlara maalesef, Mecliste Cumhur İttifakı oylarıyla kabul edilen bir yasada ortaklık etti. Eski adıyla KOMBASSAN, yeni adıyla Bera Holdingin ortakları mağdur edildi, 72 bin kişinin açtığı davalar bir yasayla düşürüldü. Yine, bakın, bu kişiler bir platform kurdular ve bu kabul edilen yasaya yönelik bir büyük mücadele başlattılar çünkü on binlerce kişinin hakkı hukuku çiğnendi.

Yine, OHAL döneminde hakkı hukuku çiğnenen, SGK’den ihlal alan insanların bu konuda yaptıkları başvurular geri çevrilmek üzere, SGK’ye yasal zırh getirildi. Şimdi Adalet Bakanlığını görüşüyoruz ama Adalet Bakanlığının adaletle ilişkisi yok çünkü -bunu açık örneklerle sunuyoruz, her zaman da sunuyoruz- Adalet Bakanlığı, geçen sene de söyledim, hem bağlı bulunduğu parti hem de Bakanlığı açısından adaletle ilişkisi olmayan bir Bakanlık maalesef. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının da yaptığı ihlallere maalesef Cumhur İttifakı ortaklık etti.

Değerli arkadaşlar, cezaevlerinde durum çok kötü, Adalet Bakanlığı bunu biliyor ve hiçbir şey de yapmıyor; doluluk, nakil, iaşe konuları, turnikelerdeki sıkıntılar, mahremiyet konusu, kötü muamele, kitap hakkının engellenmesi, sohbet, görüş süresinin kısıtlılığı gibi konularda çok büyük sıkıntılar var. Sıcak-soğuk su kısıtlılığı var ve bunlar hâlen devam ediyor.

Şimdi, değerli arkadaşlar, TİHEK (Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu), Adalet Bakanlığı gibi, içinde insan hakları ve eşitlik olmayan bir kurum. Neden? İnsan hakları örgütleri, bu Kurum kurulurken, Paris Prensipleri’yle uyumsuzluğu koruyan ve dahası, bütünüyle insan haklarının korunması amacından uzaklaşan bu Kurum hakkında önemli itirazlarda bulunmuştu. Buna rağmen bu Kurum kuruldu. Size bir istatistik vereyim. 2019 yılında binlerce insan hakkı ihlali yapıldı, bu Kurum Türkiye’de kaç tane ihlal bulmuş biliyor musunuz? 4 tane, 4 tane ihlal bulmuş. Bu Kurum, Türkiye’de binlerce kişiye işkence yapılıyor, susuyor; gözaltında kötü muamele yapılıyor, susuyor; cezaevleri konusunda susuyor; anne baba tutuklulukları konusunda susuyor; hamile kadınların tutukluluğu konusunda susuyor.

Bakın, daha geçen günlerde HDP Kocaeli teşkilatımızdan 15 kişi tutuklandı. Bu kişiler öyle abuk subuk gerekçelerle tutuklandı ki kendilerine bir fotoğraf gösterilip, işte “Halay çekmişsin…” Bu, suç olarak gösterildi. Parti yöneticileriyle telefonda görüşmüş, örgüt konuşması gibi gösterilerek anne baba tutuklandılar. Anne baba, Emine ve Mehmet Karaaslan çifti tutuklandığı için 3 çocuğu ortada kaldı. Mekiye Aydın tutuklandı, 4 çocuğu var, bu abuk subuk suçlamalardan dolayı ortada kaldılar.

Değerli arkadaşlar, yine, bakın, hamile tutuklular konusunda TİHEK bir şey diyor mu veyahut da anne baba tutukluluklarında? Daha iki gün önce, İnsan Hakları Günü’nde -dün oldu bu olay- anne babanın tutukluluğu sonucunda bu 3 çocuk kimsesiz kaldı, ortada kaldı. Hamile kadınlar tutuklandı daha iki gün önce. OHAL döneminde yüzlerce hamile kadın tutuklandı. Biz bunları Adalet Bakanlığına sorduğumuz zaman “O, yargının işidir, biz karışamayız.” diyor ama Ahmet Altan kararında, Selahattin Demirtaş kararında, Osman Kavala kararında, Alparslan Kuytul kararında pek rahat bir şekilde müdahale edebiliyordu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

103 konuşma daha · 11 Aralık 2019

103 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook