İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 84. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Nisan 2020 · 509 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ömer Faruk Gergerlioğlu (Halkların Demokratik Partisi), 13 Nisan 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 509 kelime.

Ömer Faruk Gergerlioğlu (Halkların Demokratik Partisi, Kocaeli). “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-faruk-gergerlioglu-27-2020-04-13-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlar (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=87767

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yasa teklifi gördüğümüz kadarıyla onaylanacak ama cezaevlerindeki sorunlar bitmeyecek. Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu olarak cezaevlerinde ziyaretlere gittik, birçok cezaevinde gözlemler yaptık ve gerçekten çok vahim insan hakları ihlalleri gördük. Biz, bu ihlalleri raporlarımızda ayrıntılı bir şekilde anlattık.

Son zamanlardaki cezaevleri raporları, belki de Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en ağır ihlallerle dolu olan raporlarıdır arkadaşlar ve bu raporların oluşumu, iktidar partisi vekillerinin de engelleyemeyeceği bir şekilde gerçekleştirilmiştir çünkü koğuşlarda, oradaki göz yaşartan ihlalleri, her farklı partiden vekillerle beraber çok net bir şekilde gördük ve raporladık. Neler gördük?

Bakın, size en son gittiğimiz Keskin Cezaevinden bir örnek vereyim ve o cezaevindeki bazı siyasi koğuşların hâlinin hiç değişmeyeceğini de bildiğim için girdiğimiz bir kadın koğuşundan size örnek vereyim. Cezaevinden çıkmasına izin vermediğiniz insanların durumu nasıl, bir de benden dinleyin çünkü biz gözümüzle o koğuşlardaki felaketi, sefaleti ve gerçekten son derece üzücü görüntüleri gördük. Keskin Cezaevinde girdiğimiz kadın koğuşu 8-10 kişilik bir koğuştu. Kadınlar bizi ayakta karşıladılar. Biz vekiller olarak onların hâlini hatırını sorduk ve “Neler yaşıyorsunuz anlatın." dedik. Kadınlar bizi koğuşun üst kattaki yatak odasına çıkardı. 8-10 kişilik koğuşta 21 kadın, 1 çocuk kalıyordu. Üst kata çıktık, üst katın iki duvarında da bir su sızıntısı vardı, rutubet vardı ve akıyordu, hatta yataklarının üstüne su damlıyormuş, yatakları çekmişler. Keskin’de geceleri çok soğuk olmasına rağmen, içerisi çok kalabalık olduğu için camları mutlaka açıyorlarmış. Camın dibindeki hasta oluyormuş, camı kapattığı zaman odadakiler havadan boğuluyormuş; bunu anlattılar.

Yine, cezaevi gözlem kurullarının yetkilerini artırdınız bu yasa teklifindeki maddelerle. Belki siz, o koğuşları görmeyen vekiller olarak bunun ne anlama geldiğini çok bilemediniz ama biz o kadınlardan, erkeklerden dinlediğimizle, cezaevi gözlem kurulunun yetkilerinin artırılmasının ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz.

Bakın, kadınlar şunu söylüyordu bize, ağlayarak anlatıyorlardı: “Jandarmalar baskın yaptıklarında, içeri girdiklerinde, arama yaptıklarında âdeta bir düşman koğuşu ararmış gibi muamele yapıyordu ve biz, koğuşumuza aramadan sonra geri döndüğümüzde yerde iç çamaşırlarımızı buluyorduk, askılıklarımızın kırık olduğunu buluyorduk, kitaplarımızın yerlere atıldığını görüyorduk. Biz ne yaptık ki bunu bize reva gördüler? ” diyorlardı. Bu dediklerime itiraz etmeyin çünkü bunlar raporlarımızda da var. Diyarbakır raporunda, Elâzığ raporunda, Silivri raporunda tüm bu ihlaller var, hiç itiraz etmeyin, hepsi var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANTamamlayın sözlerinizi.

ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Devamla)Değerli arkadaşlar, bu cezaevindeki çocukların durumu daha vahim. 800’den fazla bebek ve çocuk var, 0-1 yaş arası 200 bebek var. Biz, onları, o havalandırmalarda gördük. Annesi diyordu ki: “Çocuğumun hiç oyuncağı yok. 1 tane bisikleti var, başka bir oyuncak yok, içeri alınması çok sorun.”

Yine, Diyarbakır Cezaevine gittiğimizde 4 yaşındaki küçük Dilda’yı görmüştük. İsmini bile unutamıyorum, demek ki bende bir iz bırakmış değil mi? O çocuğun fizyolojik ve psikolojik açıdan neler yaşadığını orada biz hepimiz gördük. Bu çocuklar hem beslenmesi yetersizdi hem de psikolojik açıdan çok önemli sorunlar yaşıyorlardı. Daha önemlisi, bu çocukları da geçin, anne baba mahpus olduğu için binlerce çocuk şu anda dede, nine, teyze, dayı yanında perişan durumda ve bu yasayı en çok da onlar bekliyor arkadaşlar, en çok da onlar bekliyorlar ve şu anda bu yasada ayrımcı bir sonucun çıkması…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

99 konuşma daha · 13 Nisan 2020

99 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook